Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
853
 

Çam ağacı süslemek eski bir Türk geleneğidir..

Çam ağacı süslemek eski bir Türk geleneğidir..
 

Noel Baba'yı da Çam ağaçlarını da, yılbaşı kutlayanları da rahat bırakın !


Yine bir yıl sonu geldi ya, günler hatta haftalar öncesinden bir kısım medya, bir kısım insan muhalif ve radikal söylemlere yoğunlaştılar. Yine, belli tarikatlardan olan beyinleri yıkanmış hatta formatlanmış bazı sarıklı, cübbeli kişiler, özellikle İstanbul’da (İzmir’de de görülmeye başlanmış) sokaklarda dolaşıp, insanlara “ noel’i kutlamamalarını yılbaşı kutlamanın dinen yasak olduğunu, çam ağacı süslemenin şirk olduğunu ve günaha girileceğini “ tebliğ (!) ediyorlar. Diyeceksiniz ki bu yeni bir şey değil. Evet yeni bir olay değil de, son yıllarda bu tip olaylar çok arttı. Nedenlerini, niçinlerini tartışmaya açarsak, sonuçları bellidir. Ama kısa yoldan sonuca ulaşalım, bu insanlar içine girdikleri tarikatlar vasıtasıyla, siyasal ve sosyolojik, hatta sosyo-politik olarak meydan buldular, rahatlar, karışan, engelleyen yok. Daha ne olsun !..

Neyse konumuz bu değil aslında.. Ben bu yılın son gününde, günler öncesinden kaleme aldığım bir yazıyı güncelleyerek, sizlere sunuyorum. O da şu :

Noel yada Yılbaşı kutlamak ve çam ağacı süslemek günah mı, bizim kültürümüzde yeri var mı  ?

Şimdi bu olayı bir kaç boyutlu değerlendirmek lazım kanımca. Zira tek boyuttan baktığımızda, sığ yanılgılara düşeriz.. Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor. Bizim kutlamaya çalıştığımız şey Noel değil, Yılbaşıdır, yeni yıldır. Noel Hristiyanlarca 24-26 aralıkta kutlanmaya başlar. Şükran günü de derler. Bu Hristiyan dini gereği kutsal bir kutlamadır. Çünkü bu gün Hz. İsa’nın doğduğu kabul edilmektedir. Bu aralık ayı sonuna kadar devam eder. Bizler ise yalnızca 31 aralık akşamı bir kutlama yaparız ve bu bir geceliktir. Gelenekselleşmiştir. Yalnızca, yeni gelen yıl kutlanır. Bu gecede neler yapılır, herkesçe malum.. Yılbaşı haftasında çam ağacı süslemesi olayı da (bu muhtemelen aralık başında başlar) sanki, batı’dan kendimize monte ettiğimiz bir gelenek gibi gözükmekte. Amacını, niye yapıldığını bilmeden, sırf gelenek diye bilen de bilmeyen de çam ağacı süslüyor. Hatta bir ara, ormanlara çam ağacı kesmek için dadananlar da olmuştu, hatırlarım.. Yılbaşında çam ağacı süslemenin dinen hiçbir sakıncası yoktur. İslam dininde bir eylemin yasaklanması için Kuran’daki genel bir hüküm veya özel bir hükme aykırı olması gerekir. Dinen haram olan eylemlere girişilmediği sürece yılbaşı kutlamaları dinen haram değildir. Örneğin yılbaşında kumar oynanması Kuran’ın kumarla ilgili hükmüne aykırı olduğu için caiz değildir. Öte yandan Kuran’a baktığımızda çam ağacı süslemenin bir haram olduğuna dair bir ifade olmadığını görürüz. O halde çam ağacı almak veya süslemek dinen caizdir.

Çam ağacı süsleme işine dinciler bir kılıf bulurlar ancak bence bunda hiç de kötü bir taraf yoktur. Ağaçlar olmasa bile her yerin süslenip, ışıklandırılmasının neresi kötü olabilir ki ? Dinciler ve bazı aklı evveller kendilerince “çam ağacı süslemek günahtır, Batı adetidir” deseler de, bu kültürün bize hiç de yabancı olmadığını biliyor muydunuz ? Bunu, Prof. Muazzez İlmiye Çığ, Noel adeti kabul edilen çam süslemeyle ilgili olarak yaptığı çarpıcı açıklamalardan öğreniyoruz. Günümüzde kabul edilenin aksine çam ağacı süslemenin eski bir Türk adeti olduğunu söyleyen dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, bu adeti Avrupa'ya Türklerin aktardığını söylüyor, hatta iddia ediyor.

Muazzez İlmiye Çığ, tarihi değiştirecek keşfi şöyle anlatıyor:

"Çam ağacı süslemek tamamıyla Türk adetidir. Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor. Bu hayat ağacı. Sümerlerde de var. Bir ucunda göktanrısı duruyor. Türklerde güneş kutsal ama tanrı olarak kabul edilmiyor. 22 Aralık'ta güneş yeniden fazla olarak dünyayı aydınlatmaya başlayacak. Günler uzamaya başlayacak. Türklerin göktanrısı gün ile geceyi tanzim ediyor gökte. Sözde gün ile gece sürekli münakaşa halinde. 22 Aralık'ta gün geceyi yeniyor. Bunu "Yeniden doğuş bayramı"  Türkler kutluyorlarmış. Türkistan'da akçam adında bir ağaç varmış ve bu akçam başka yerde yetişmiyormuş. İnsanlar akçamı getirip eve koyuyorlar, altına o sene 'Tanrı onlara güzel şeyler verdi, güzel bir yaşam verdi' diye Tanrı'ya hediyeler koyuyorlar. Dallarına da ertesi sene için Tanrı'dan diledikleri şeyler için, adak olarak istedikleri şeyler için paçavra veya kurdela koyuyorlar. O günlerde büyük bayram, şenlik yapıyorlarmış. Aileler toplanıyor, büyükler varsa ziyaret ediliyor, özel yemekler yeniliyor, güzel elbiseler giyiliyor. Bu adet Türkler yoluyla Avrupa'ya geçti. Konunun Noel'le alakası yok. İznik Konsili'nde pagan adeti görülen bu adeti İsa'nın doğuşu olarak kabul edelim diyorlar ve bu adet Hristiyanlara geçiyor. Ama ağaç süsleme pek yok, 16. yy'da Almanya'da başlıyor, daha sonra Fransa'ya geçiyor ve dünyaya yayılıyor."

O malum kişiler bu açıklamalara ilgi gösterirler mi bilinmez. Kanımca, onlar yine kendi bildiklerini okuyacaklardır. Siz de gönlünüzce neyi nasıl istiyorsanız öyle yapın. Ancak, Muazzez hoca’nın açıklamalarını da yabana atmayın. Bundan böyle Noel’i değil belki ama yeni yıl kutlamalarını daha farklı yapacağınıza eminim.

Mutlu, sağduyulu, pozitif ve akıllı insanlarla geçirebileceğiniz bir yeni yıl olmasını dilerim...

İyi yıllar !...

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...ama kesmek değil!

Erdal Ceyhan 
 31.12.2015 12:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster