Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '20

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
76
 

Çare Christoph Daum

Fenerbahçe’de Ersun Yanal döneminin son bulmasıyla birlikte teknik direktör arayışları başladı. Basında birçok isim zikredilse de çare başlıkta da dediğim gibi Almanya’da sarı lacivertlileri bekliyor. Peki niye Christoph Daum ?  Yönetimin öncelikli tercihlerinden biri kariyerli, taraftar tarafından tartışılmayacak, bir yabancı hoca olabilir ama bu hatalı bir yaklaşım olacaktır, çünkü basına ismi yansıyan yabancı teknik adamların neredeyse hepsi dolgun bir maaş, uzun süreli kontrat, ağır tazminat maddeleri ve yüksek bir transfer bütçesi isteyeceklerdir. Fenerbahçe’nin en önemli sorunu ise Ersun Yanal’ın giderken dediği gibi, sarı lacivertliler transfer yapamıyor ve önümüzdeki senede futbolcu satmadan, yeni futbolcu alınamayacak, o zaman bu hocaları ikna etmek zaten mümkün olmayacak. Diyelim ki ikna edildiler, bu seferde karşımıza başka bir sorun çıkıyor, bu teknik adamlar Türkiye’yi ve Türk futbolunu bilmiyorlar. Böyle bir tercih yapmak ikinci Cocu faciasına yol açmak olur. Şunu da hatırlatmakta fayda görüyorum Türkiye’de en son 2006/2007 sezonunda yabancı bir hoca olan Zico şampiyonluk sevinci yaşadı, aradan geçen 13 yılda şampiyon olan takımlara baktığımızda hep kaptan köşkünde yerli isimler bulunuyordu. Gelelim alternatif yerli hocalara, burada da karşımıza iki isim çıkıyor; bunlar Erol Bulut ve Aykut Kocaman. Erol Bulut üç sezondur, önce Yeni Malatyaspor, şimdi de Alanyaspor’la iyi işlere imza atıyor, başarılı bir teknik direktör, aynı zamanda da Fenerbahçe’de futbolcu geçmişi olduğu için camianın evladı algısına da sahip. Fakat teknik adamlık kariyeri çok kısa, sarı lacivertlilerin başına geçtiği zaman tecrübe eksikliği yaşayabilir ki şampiyonluk hasreti 6 yıla çıktı, yönetim ve taraftar takımdan şampiyonluk bekliyor olacak, bu baskının altında ezilme ihtimali mevcut. Şuan taraftarın büyük çoğunluğu kendisini istiyor olsa da, başarısızlık durumunda arkasında durmayacaklardır çünkü Fenerbahçe’ye son şampiyonluğunu yaşatmış olan Ersun Yanal bile bir yılın sonunda şampiyonluk yarışından uzaklaşınca taraftar tarafından istenmeyen hoca haline geldi. Erol Bulut’un, Ersun Yanal gibi bir şampiyonluk apoleti de bulunmamakta. Aykut Kocaman’ı ise, taraftarın yarısı çok istese de, bir diğer yarısı da asla dönmesini istemiyor. Yönetimin başarısız geçirdiği iki yıldan sonra, tüm taraftar nezdinde destek bulamayacak bir ismi tercih etmesi çok da mantıklı gözükmüyor. ‘ Aykut Kocaman’la çalışmayı istiyorsanız niye iki sene önce kendisiyle devam etmediniz ?’ sorularıyla da yönetim boğuşmak zorunda kalacaktır.

Peki, bu durum da tek bir kurtuluş reçetesi kalıyor o da Türk futbolunu bilen, Fenerbahçe’yi yakinen tanıyan Christoph Daum. Öncelikle Alman hocanın yaşıyla alakalı spekülasyonlar döndürülüyor, çok yaşlı olduğu söyleniyor, bu da bilgisizlikten kaynaklanan yorumlardan. Daum 1953 doğumlu yani 67 yaşında, Fatih Terim’le yaşıt, Şenol Güneş’ten ise bir yaş küçük.  Uzun süredir takım çalıştırmamasıyla alakalı eleştirilere de şöyle yanıt vereceğim, en son 2017 yılında Romanya milli takımını çalıştırdı, sadece 3 yıllık bir arası var ve unutmamak gerekir ki pırlanta eskise de pırlantadır.  

Christoph Daum’un en büyük özelliklerinden bir tanesi de takıma göre uygun futbolu oynatmasıdır. Fenerbahçe’deki ilk döneminde ( 2003 -2006 ) elinde yetenekli, ofansif futbola uygun isimler vardı ve göze hoş gelen hücum futbolunu izletti. O yılların takımını da kendisi yaratmıştı. Fakat şuan Fenerbahçe’de bu futbolu oynamaya uygun kadro yok. O zaman referansımız ikinci Christoph Daum dönemi olacak ( 2009-2010). Bu dönemde, özellikle ligin ikinci yarısında Fenerbahçe, topu rakibe vererek, defansif bir futbol oynuyordu, neredeyse her maç kale önüne otobüs çekerek rakipleriyle mücadele ediyordu. Bu futbol anlayışı taraftara zevk vermese de istediği sonuçları elde ediyordu. Ligde ki son on bir maçın, onun da kalesini gole kapatmıştı. O kadroyu da o sezon şampiyon yapıyordu, eğer Trabzonspor maçında gol yemiş olmasalardı. Şimdi Fenerbahçe’nin elindeki bu kadroyu da birkaç takviyeyle o sezon ki oyunla şampiyonluğa oynatabilecek tek hoca kendisidir.

Türkiye Süper ligi 34 değil de, 33 haftadan oluşsaydı Daum’un şuan dört şampiyonluğu bulunuyor olacaktı, belki de Alex’ten önce onun heykeli dikilecekti.  Son hafta da kaçan şampiyonluklardan sonra kendisiyle yollar ayrılmasaydı, çok farklı bir Fenerbahçe seyrediyor olabilirdik. Ayrıca Daum, çok koşan, mücadele eden, kondisyon gücü yüksek takımlar yaratıyor, onun zamanında uygulattığı duran top organizasyonlarını yapabilen takım yok, genç futbolcuya da sonuna kadar şans veren bir isim, Tuncay Şanlı, Selçuk Şahin, Kemal Arslan gibi… Çok genişte bir scout ağına sahip, sarı lacivertlilere genç, yetenekli Brezilyalılar kazandırabilir.  Sonuç olarak yönetim hiç vakit kaybetmeden, kalan sekiz haftalık periyotta göreve Christoph Daum’u getirmeli, böylece Türkiye Kupasının da kazanılma ihtimali artmış olur, hem hoca şimdiden gelecek sezonun planlamasına başlar. Fenerbahçe taraftarları da seneye olanaksızlıklar içerisinde, sıkıcı, keyif vermeyen bir oyunla da olsa şampiyonluk serüvenini seyreder.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 42
Kayıt tarihi
: 22.08.19
 
 

1987 yılında, İstanbul Kadıköy'de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini Tekirdağ Çorlu'da ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster