Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '09

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
635
 

Çayla yeniden aydınlığa

Çayla yeniden aydınlığa
 

Binlerce karadenizli gelecek endişesi yaşarken, geldi bir mayıs ayı daha… Endişelerimizi gidermek için neler yapabiliriz?

Tarıma dayalı ekonomisi olan bölgemizin özellikle Rize kesiminde en önemli gelir kaynağı çay tarımı. Gelişiyle Rizeli’nin yüzünü güldüren çay, şimdilerde toplanması, satılması sıkıntı olan, nerdeyse ilk fırsatta sökülüp atılmaya sırası gelmiş, o eski günleri anılarda kalmış. Çay parasıyla ev, araba, arsa alındığı, düğünlerin yapıldığı o eski günleri dinlemek nerdeyse masal gibi. Çayla yüzü gülenler bugün pek çok Rizeliye göre iyi durumda olanlar. Çaydan zamanında kazananlar şimdilerde başka denemeler de yapıyorlar ama o günlere bir türlü dönemedik.

Aslında çay bizler için yine ümit kapısı, yine ekmek parası olabilir. Yeni politikalar geliştirir, üreticiye anlatır, desteklersek çayımızı geliştirir, dünya piyasalarında bir numara olabiliriz. Bunu yapabilecek her türlü güç elimizde mevut, yeter ki; kullanabilelim.

Çay tarımının önem kazanmasıyla Rizenin bütün nerdeyse bütün toprakları çay bahçesi haline dönüştü. Çay satışının istenen derecede olmaması nedeniyle oluşan ürün fazlası her zaman sorun olmuştur. Üreticinin çay tarımından vazgeçmesi için pek çok çalışma da yapılmıştır. En son uygulamalardan biri çayların belli bir yüzdesinin budanması ve budamaya karşılık ta üreticiye destekleme primi verilmesi. Çay tarımında verimin artması için uzun yıllar Avrupa gübresi diye halk arasında bilinen azotlu bir gübre olan amonyum sülfat kullanıldı. Toprakta asidikleşmenin baş göstermesiyle, üre kullanımına geçildi. Artık kara gübre kullanıyor, çay tarımıyla uğraşanlar.

Elimizde çay fazlamız var ve çay veriminin artması için gübre kullanıyoruz. Burada bir çelişki yok mu size göre? Üstelik senelerdir bilinçsizce uygulanan gübre yüzünden, kirlenen su, kirlenen toprak… Gıda zinciriyle de bizler… Üstelik tarım ilacı kullanımının yasak olduğu çayımız dünya piyasasına göre çok iyi durumda. Dünya tarım ilacı kullanımından vazgeçerken biz yasaklamışız, kullanımına engel olmuşuz. Ta ki; son birkaç yıla dek. Köyden kente göç ile azalan hayvancılık, tarımla ilgilenen kadınların azalması nedeniyle çay bahçelerinde artan ota karşı bir mucize olarak satılan yabancı ot ilaçları. Sonunda tarım ilacını da keşfettik. Kullanımının önüne geçmek için çeşitli çalışmalar yapıyoruz, fakat ulaşamadığımız kişiler veya konunun önemini anlatamadığımız kişiler hala kullanımı sürdürmekte. Öncelikle bu konuda duyarlı olup, kullanımı engellemeliyiz. Tarım ilacı kullanımını engelledikten sonra geriye sadece gübre kalmakta organik çaya geçiş için. Gübre kullanmadığımızda üreticinin toplayacağı çay miktarı azalacak. Bu nedenle bir tepkisi olacak bu yönde başlattığımız kampanyaya karşı. Bir süre kullanılmayan gübreden sonra organik çaya geçtiğinde çay fiyatı birkaç kat artacaktır ve çay yeniden ümit ışığı olarak doğacaktır bizler için… Bu geçiş sürecinde budama ücreti yerine, gübre kullanımının önüne geçmek için gübre kullanmaya destek primi verilebilir. Budamaya ödenen para bu şekilde daha faydalı bir amaç için kullanılmış olur.

Bu konuda Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Tarım İl Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşlarıyla çalışarak bir an evvel kampanyayı başlatmalıdır. Bugün bir şeyler yapmazsak yarın endişe edeceğimiz üreticimiz bile kalmayacak, herkes büyük şehirlere göç için fırsat kollama yoluna düşecektir.

Yarınımızı, çevremizi, insan sağlığını düşünen bizler bugünden başlayarak çay tarımında gübre kullanmamaya ne dersiniz? Kaybedeceğimiz çok fazla şey olacağını düşünmüyorum. Bizler kullanmayıp, örnek olursak çay tarımında organik tarıma geçmek için pek çok aşamayı aşmış oluruz. Zamanla organik tarıma geçilecek araziler tespit edilerek organik çayımızı dünya piyasasına sunabiliriz.

Çocuklarının geleceğini düşünen Rizelililer sizi kampanyamıza destek olmaya davet ediyoruz. Hep birlikte aydınlık, gelecek endişesi olmayan yarınlara doğru adım atalım. Sizin attığınız adımı takip edecek çok kişi olacaktır. Önemli olan ilk adımı atıp, çevremize anlatabilmek. Bunu da da hep birlikte başaracağız…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 29.01.09
 
 

Kelimeleri ardı sıra ekleyerek ve içine yüreğimden gelen sesi katarak yazdıklarım anlatır beni size..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster