Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
166
 

Çekim Yasası

Çekim Yasası
 

Hepimizin az çok bir şeyler bildiği, Secret kitabı ve videosuyla  birden yükselişe geçmiş, birçok insanın dikkatini çekebilmiş bir konu çekim yasası. Düşün, iste ve işte oturduğun yerden elinde isteğin… Alaaddin’in Sihirli Lambası gibi, aslında o bile cini çıkartmak için lambayı elleriyle ovuyordu :)

Söylemek istediğim yaşadığımız bu evren bazı yasalara göre işler. Hani hep verilen örneği ben de vermek istiyorum. Bu bir yerçekimi kanunu gibi, bir suyun kaldırma kanunu gibi, evren de bir çok kanunla çalışır.

Çekim yasası evrensel yasalardan sadece bir tanesidir. Evrendenki her şey ama herşey  enerjiden ibarettir. Açıkçası bana göre bizler de birer yayın alıcısı ve yayın sağlayan birer verici gibiyiz. Bizim yaydığımız enerji frekansındaki hayatı yaşarız. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi ağzımız değil yüreğimizden geçeni  yaşamaktayız. Birini sevmeden seviyor gibi yapmak, istemediğin işi sırf para kazanmak için yapmak, şükretmemek frekansımızı aşağı çeker. Bu da günümüzü daha da enerji bakımından aşağıda geçirmemize sebep olur. Evren sadece enerjiyi tanır. Sizin kim olduğunuzla, cinsiyetinizle, ırkınızla ilgilenmez. Bizler sadece kendi çekim frekansımıza uygun olan şeyleri hayatımıza çekebiliriz, diğerlerini çekemeyiz. Bu da şu demek; bir şeyi istiyorum demekle o şeyi elde edemezsiniz, frekansınızın isteğinizin titreşimiyle aynı olması lazım.

Bunun işleyebilmesi için de bazı gözden kaçan noktaları sıralayalım;

-          Şu anda yaşadığınız duruma şükretmelisiniz. Yani istemiyorum, yine mi işe gidiyorum, bu paraya bu işi yapmalı mıyım vs. diye söylenmek yerine şükürler olsun gidecek bir işim var, şükürler olsun sağlıklıyım gibi kısacası hayatınızdaki güzelliklere odaklanıp, onları çok ama çok beğenin.

-          İsteklerimizle ihtiyaçlarımız arasındaki farka dikkat etmeliyiz. Bu konuyu olumlamalar hakkında yazı dizisinde değinmiştim.

-          Beklentiler büyüterek akışa engel koyabiliyoruz. Bir şeyi istiyorsanız ama sadece kendiniz için değil, bütünün en yüksek hayrına olacak şekilde istemelisiniz ve önünden çekilin, olmadı off yine olmadı diyerek isteğinize şartlar, şekiller koymayın.

-          Sonuca odaklanıyoruz bu da önümüze çıkan fırsatları görmemize engel oluyor açıkçası. Sonuca odaklanmak yerine her zaman anı yaşayıp, gülümseyip, keyif almaya odaklanırsak, sonuç kendiliğinden gelecektir. Örneğin çok paranız olsun istiyorsunuz, her şeye dikkat ediyorsunuz  ve yeni iş teklifleri almaya başladınız, ama siz ne istemiştiniz çok para J yeni bir iş değil; bu sefer nerde hata yaptığınıza dönüyorsunuz halbuki belki sizin çok para isteğinize gidecek merdivenin bir basamağı bu iş; hem dikkatli hem de iyi düşünmek lazım.

-          En önemlisi de bedeniniz-ruhunuz ve bilincinizin uyum içinde olmasını sağlayın.    

 Korku ve endişe gibi duygular düşük frekanslı duygulardır, neşe ve mutluluk ise yüksek frekanslı ve bence en yüksek titreşim de sevgi enerjisinde yer almaktadır. O zaman enerjimizi çoğunlulukla yüksek frekansta tutalım ki etrafımızda da hep sevgi dolaşsın.  

 

FIRAT KILIÇ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önemli olan istemek değil istediğinizde olayin neresine odaklandiğinizdir. Lynn Graphorn'un Çekim yasası kitabını okuyarak nasıl doğru odaklanilacağini keşfedebilirsinz.

FIRAT KILIÇ 
 12.06.2018 3:09
Cevap :
Merhaba Fırat Bey; paylaşımınız için teşekkür ederim, ben de en kısa zamanda önerdiğiniz kitabı okuyacağım; mutlu kalın  13.06.2018 18:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 112
Kayıt tarihi
: 27.07.15
 
 

Kişisel gelişime ilgi duyan, bu konuda sadece kendi kazanımlarını paylaşan biridir :)  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster