Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '09

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
904
 

Çevre katili belediyeler

Çevre katili belediyeler
 

TBMM’den yıllar önce geçen çevre yasası ile belediyelere geri dönüştürülebilir ambalaj atıklarını ayrı ayrı toplayarak ekonomiye kazandırma işini yapmaları zorunlu hale getirildi.

Yine aynı yasa ile atık suların doğrudan denize ya da arıtılmadan herhangi bir biçimde boşaltılmasını engellemek üzere atık su arıtma tesisi kurulması da 2010 yılına kadar zorunlu hale getirildi.

Türkiye’de kapatılan belediyelerin ardında kalan 2000’i aşkın belediyeden henüz 200’ü bile atık su arıtma tesisi kurmadı. Büyükşehirler arasında ise tüm şehri kapsayacak detaylı bir çalışma yapılamazken; ancak bölgesel ya da birkaç ilçeyi kapsayan tesisler oluşturulabildi.

Belediyelerimizin çevre karnesi görüldüğü gibi oldukça kötü.

***

Yaşadığım şehir olan İzmir’de büyükşehir belediyesi desteği ile başlatılan “geri dönüştürülebilir atıkların ekonomiye kazandırılması projesi” yaratıldığında en çok heyecanlananlardan biri ben olmuştum.

Sokakta birinin küçücük bir nesneyi bile yere atmasıyla kendimi kötü hisseden ve çöpü yere atan kişiyi uyaran ben; yurtdışında birçok örneğini gördüğüm ve çöplerin değerlendirilememesi durumuna üzülürdüm.

Üzülmemin tek sebebi bu değildi. Uyardığım kişilerin pişkince verdiği yanıtlar ve “dünyayı sen mi kurtaracaksın” tarzındaki söylemleri beni iyice gererdi.

***

Belçika’da gördüğüm; toplanılabilir atıkların -süt kutusundan, şişeye, kartondan, naylon poşete kadar her şey- ayrı bir kutuda biriktirilerek belli günler gelen toplama aracına verilmesi uygulaması oldukça hoşuma gitmişti. Bunun neden ülkemizde yapılamadığını sorduğumda henüz yıl 2007 idi.

Ayrıca Belçika’da bizlerdeki süpermarketlere benzeyen bir alışveriş yerine gittiğinizde aldığınız ürünlerin toplam ağırlığına oranlı naylon poşet alabiliyorsunuz.

Kazayla bir adet fazla naylon poşet alırsanız ya parasını ödemek zorunda kalıyorsunuz ya da iade ediyorsunuz poşeti.

Bizler annelerimizden evde çöp poşeti yapmak üzere süpermarketlerden onlarca gereksiz poşetin alınması durumunu olağan bir şey zannederdik.

***

Giderek artan çöp dağlarının bir nebze azaltılması ve aslında çöp olarak nitelendirdiğimiz birçok nesnenin çöp olmadığını görmemiz biraz geç oldu.

İzmir’de başlatılan uygulamanın örnekleri Türkiye’nin birçok belediyesinde de aynı zamanlarda başlatılıyordu. Ancak projenin yaşatılmasında halkın desteği çok önemliydi.

Hemen birkaç hafta evimizde biriktirdiğimiz atıkları belediyenin taşeron firmaya emanet ettiği toplama işini yerine getirememesi ile çöpe atmak zorunda kaldık.

Gönlümüz atıkları çöpe atmaktan geçmeyince kendi aracımızla bir başka ilçeye haftalarca atık taşıdık. Sonunda pes ettik.

Halkın desteğini koca bir ilçede kaybeden büyükşehir belediyesi bu atıkların, bu milli servetin çöpe gitmesinde birinci derece suçludur.

Bu gibi işler daha ucuza yerine getirilsin diye taşeronlara emanet edilecek kadar değersiz değildir.

Ciddiye alacak ve hakkıyla yerine getirecek bir firma varsa buyursun ama her geçen gün ekonomik kaybımız sürüyor, sürmeye de devam edecek.

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2054
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster