Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
659
 

Çizgi

Çizgi
 

Kalp............


Düz bir çizgi hayatımızı nasıl ve ne kadar değiştirebilir? Sanırım bu biraz da o düz çizginin neyi simgelediğine bağlı! Afrika ülkeleri gibi düz çizgilerden oluşan ülke sınırlarınız varsa eğer, bu “paylaşılmışlığın”, “sömürülmüşlüğün” ya da “parçalanmışlığın” simgesi olabilir ancak! Ya da bu düz çizgi geçmemeniz gereken bir engel olarak size sunulmuştur ve çizginin gerisinde “Beyaz çizgiyi geçmek tehlikeli ve yasaktır.” levhası yükselmektedir. Oysa o sadece yere çizilmiş bir çizgidir, ama yasak olanı simgeler. Ya da bu çizgiler, dünyada bulunduğumuz noktayı anlatan coğrafi değerler oluverirler; bilmem kaçıncı doğu boylamı, bilmem kaçıncı kuzey enlemi vb. Oysa ne gören vardır ne de duyan bu çizgileri. Onlar da bu dünyadaki “yerimizi” simgeler. Bir de herkesin gördüğü, ama hiç kimsenin ona ulaşamadığı ufuktaki şu çizgi var. Eskiden nice insanın ona ulaşıp geçmek için denizlere açıldığı ve uğruna helak olduğu çizgi. Bir bakışta dünyanın yuvarlaklığını anladığımız çizgi! Biz gittikçe giden, baktıkça uzayan bir çizgi. Asla ulaşamadığımız ve bu yüzden de “ulaşılamayanı” simgeleyen çizgidir o da. Ayrıca herkesin hayatına bir dönem giren, başına bela olan X ve Y çizgilerini de unutmamak gerekir! Bir noktanın koordinatlarını belirten, ama hiçbirimizi koordine edemeyen çizgiler. Buradan bakınca sadece “koordinasyonsuzluğu” simgeliyorlar artık.

Düz bir çizgi hayatımızı tamamen değiştirip, yönlendirebilir. Belki de hayatımızın sonunda bunu daha iyi anlarız. Çünkü geriye dönüp baktığımızda, hayatımızı düz bir çizgi olarak görürüz; monoton, tek düze, dalgalanması olmayan, 9’dan 5’e ilerleyen bir çizgi. Belki de bizim için en büyük heyecan aslında bu çizginin sonundadır: Çizginin bittiği noktada başlar heyecan; o, ufuk çizgisine ulaşılmasıdır, ya da hayatımızın aslında artık koordine edilemeyecek ve bulunduğumuz noktanın tanımlanamayacak olmasıdır veya sınırların kırılması, yasakların aşılmasıdır. Çizginin sonu özgürlüktür, eşitliktir!

Ama en önemlisi de şu siyah ekrandaki kırmızı düz çizgidir. Özgürlük asıl bu çizgiden sonra başlar işte. Eskiden her atışta dup-dup sesinin eşlik ettiği, şimdi ise sadece uzun bir diiiiiiiiiiit sesinin yükseldiği ve peşi sıra sonsuzluğu getiren o düz çizgi: Benim çoktan öldüğümü simgeliyor ve duyuruyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sarhoşlar için düz bir çizgide yürüyemez derler bu yazıyı okuyunca sarhoş olmak geldi içimden...hiçbir düz çizgide yürüyememek istedim;hoş sorarsanız hangi düz çizgiyi uzun süre takip edebildim ki meridyenler,enlem boylamlar, hepsi varsayılmış yoksunluklar bence.İnsanları ayıran ayrımcalık ideolojisinin başlangıç noktası değil mi bu çizgiler?Ve ülke sınırları bir toprak parçasını ayıran çizgler ben istemiyorum etrafımda kablo gibi karışan larıştıran zorlayan yoran çizgileri....Sarhoş olup bahane bulmak sarhoşum be kardeşim nasıl yürüyeyim çizgilerinizde demek istiyorum varsın ayyaş desinler:) Ve son bir çizgi diiiiiiiit sesini duyduktan sonra kim çizgilerde gezinirki..Özgürlük nedir ki ne anlam yükledik özgürlüğü de böyle imkansız hale getirdik yazık bize.........

ekhidna isis 
 04.04.2010 11:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 407
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü mezunuyum. Yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster