Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '13

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
830
 

Cumhuriyet

Cumhuriyet
 

Türk Dil Kurumu Türkçe sözlükte “Cumhuriyet” kelimesinin anlamı: Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi olarak tarif edilir.

Cumhuriyet halka dayanan gücünü halktan alan bir yönetim şeklidir.Bu nedenle cumhuriyette egemenlik bir kişi veya zümreye değil, toplumun bütün kesimlerine aittir. Burada halk kendini yönetecek kişileri kendisi seçer, kendi denetler. Her türlü yetkinin ve işlemin kaynağı halktır. Dolayısıyla, halkın seçtiği yöneticiler ancak halkın temsilcileri olarak iş yapabilirler, eğer halkın seçtiği yöneticiler kendi isteklerini zorla kabul ettirmeğe kalkışırlarsa o zaman cumhuriyet yönetiminden söz etmek mümkün olmaz.

Kısaca cumhuriyete nasıl kavuştuğumuza değinerek bu güzel rejimin önemini bir kere daha vurgulayalım.

Cumhuriyetten önce ülkemiz padişahlıkla yönetiliyordu. Ülke yönetiminde tek söz sahibi olan kişi padişahtı. O ölünce yerine oğlu geçiyordu. Padişahlar ülkeyi istediği gibi yönetir, emirlerine herkes itaat etmek zorunda kalırdı. Aksi takdirde padişah, ölüm dâhil her türlü cezayı verme yetkisine sahipti.

1914 yılında Birinci Dünya savaşı başlayınca birçok ülke gibi Osmanlı Devleti de Savaşa katılmak zorunda kaldı. İtilaf Devletlerine karşı (İngiltere, Fransa, Rusya), itifak kurmuş olduğu devletler (Almanya, Avusturya- Macaristan, Bulgaristan) yenilince Osmanlı Devleti de yenilmiş sayıldı. Böylece İtilaf devletleri tarafından topraklarımız paylaşıldı. Padişah Vahdettin, toprak bütünlüğümüzü korumak yerine, İtilaf Devletleriyle anlaşma yoluna giderek, resmen ülkemizi sömürge durumuna getirmeye çalıştı. Anlı şanlı bir geçmişe sahip olan Osmanlı devleti, basiretsiz bir padişahın neredeyse oyuncağı durumuna gelmişti.

O zamanlar asker olan Mustafa Kemal, bir vatansever olarak ülkesinin içinde olduğu durumdan çok rahatsız oluyor, vatan topraklarını düşman işgalinden kurtarmak için çareler düşünüyordu. Kendisi gibi düşünen yakın arkadaşlarını da yanına alarak 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıktı. Atatürk’ün Samsun’a çıkışı Kurtuluş Savaşı’nda başlangıç tarihi olmuştur. Sonra sırayla Amasya, Erzurum ve Sivas’da kongreler düzenleyerek, halkın birlik ve beraberlik ruhunu ateşlemiş, Vatan bir bütündür parçalanamaz ilkesiyle, yurdumuzu düşmanlardan kurtarma kararı almışlardır. Aldıkları kararlardan biri de, Ankara da yurdun her yerinden gelen insanlarla birlikte toplanıp, bir millet meclisi açmaktı.

Yurdun her yerinden yola çıkan millet temsilcileri Ankara’da bir araya gelerek, 23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük millet Meclisi’ni açtılar. Vatan sevgisi ve aşkıyla mücadele edilince Kurtuluş Savaşı da kazanıldı. Güzel vatanımız düşman ordusunun istilasından kurtarıldı.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra en önemli konu, ülkenin nasıl yönetileceği olmuştu. Atatürk, bu ülke için en doğru yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu düşünerek 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyeti ilan etti.

Cumhuriyet rejimi, bütün vatandaşları kanun önünde eşit sayar. Vatandaşlar arasında hiçbir ayrıcalık tanımaz. Devlet yönetimine herkes eşit olarak katılır. Temel hak ve hürriyetler devlet teminatı altına alınır.

Bütün bunlar, millî birlik ve beraberliğimiz açısından birleştirici, pekiştirici özellikler olduğundan, Cumhuriyet; millî sınırlarımız içinde hiçbir ayrıcalık yapmaksızın bütün vatandaşlarımızın paylaştığı, yararlandığı, bu nedenle korumaya ve yaşatmaya kararlı olduğu bir idare haline gelmiştir.

Cumhuriyet rejimi aynı zamanda, insana verdiği değer ve hak ve hürriyetlerine gösterdiği saygı nedeniyle, çağdaşlaşmayı, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı en iyi şekilde gerçekleştiren bir ortam oluşturur.

İşte bize kazandırdığı bu değerler nedeniyle, lâik ve demokratik cumhuriyet rejimi, memleketimizin geleceği bakımından son derece önemlidir. Bu yüzden Anayasamızda “Türkiye Cumhuriyeti’nin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu” ve bu hükmün değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği ayrı bir anayasa maddesiyle teminat altına alınmıştır.

Bu nedenledir ki, en güzel yönetim şekli olan ve atamızın bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizi korumak hepimizin görevi olmalıdır.

 

 

  

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2350
Kayıt tarihi
: 21.03.13
 
 

1968 Kayseri doğumluyum. İlk öğretimimi Kayseri de, ortaokul ve lise öğrenimimi Ankara'da tamamla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster