Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '10

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
413
 

Demokrasi mi...Demirgrasi mi...

Demokrasi mi...Demirgrasi mi...
 

Sunucu,eline mikrofonu almış...İstanbulun ,en kalabalık meydanlarının birinde, her türlü vatandaşa soruyor...

- TBMMdeki milletvekili sayımız kaç...

- 30 sanırım...

- Peki kaç senatörümüz var...

- 300 galiba..Öyle değil mi leyn keko...

........

- Meclisteki milletvekili sayımızı söyler misiniz...

-Eeee ...şeeyy...25 olecek galiba...Ne gülüyon gıııız...23 o zaman...

- Peki senatör sayımız kaç...

- 5 falan...

-Mecliste senatör var mı...

- Yok deve...Başkanlık sisteminde olur ,senin dediğin...Bizim tarihimizde,senatör yok ki...

- Yönetim biçimizi tanımlar mısınız...

-O ne demek...

- Yani ülkemiz hangi rejimle idare ediliyor...

-Mebbusluk...Hııı ...ne yani yannış mı süledik...

-Cumhuriyet ne demektir...

- Demirgrasi dimektir...

-Yani demokrasi demek istediniz...

-Yoo...Demir-grasi..

-Anladım...teşekkür ederim...

-İçişleri bakanımızın adını söyler misiniz...

- Gamer Genç...Evet Gamer Genc...

- Milli Eğitim Bakanımızın adını söyleyiniz...

- Reşat Nuri....Evet...Reşat Nuri Gürpınar...

........

- Milletvekili seçimleri kaç yılda bir yapılır...

- On sekiz yılda bir...

- Senatör seçimlerimiz kaç yılda bir yapılır...

- O daaaa...Hımmm...10 yılda bir deeeeel miii..

*** Senatörün ne olduğunu bilmedikleri gibi senatörlük makamının kalktığının farkında olmayanların sürüsüne bereket...***

..........

- Türkiye Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanının adını söyler misiniz...

- Hıııımmm...Keeemmm...küüümmm...Sülüman Demirel...

- Türkiyenin başkenti neresidir...

- Neresi olaak...Aha burası...İstanbul...

........

Bu ve buna benzer sorular sorularak ,yüzlerce denek üzerinde,güncel,kültürel deneyler yapılır...

Elbette tek tük doğru yanıtlar alınır...Fakat,genelde sonuç,tam bir fiyaskodur...

Demokrasinin amacı, yurrtaşa, eşit eğitim koşulları sağlamaktı...

Demokrasiyle yönetilen ülkelerde böyle düşünülüyor ve böyle de uygulanıyor...

Eğitim seviyesi bir ülkenin aynasıdır...

Eğitimdir ki bir ulusun seçim sandıklarının finaldeki ,yansımasıdır.

Mikrofondan bize yansıyanlar gibi...

Aynadan yansıyan da demokrasinin aynısıdır.

Ayna bulanık ve puslu ise,yansıma da siliktir...

Olabilir...

Bilinçli ve kültürlü kalabalıklar,sorunlarını çözmeye çalışırlar...

Demirgrasinin ise ,böyle bir derdi yok...

Demir ve grasi ...

Kronik atalet...

Ne kadar ekmek ;o kadar köfte...

.................http://www.fulfilmizle.net/memlekette-demokrasi-var-full-izle-2010.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biri var, tanıyorsunuz. Çok büyük adam. Ben onun çırağı olamam, çantasını bile taşıyamam. Hilton’da iş toplantısı, sabah kahvaltısı yapardı. Çok bilgili. Gerçekten büyük adam. İstese Türkiye’yi uçurur. Ama bir kötü huyu var. Fırın işçisi Süleyman’ı sevmiyor. Tepeden bakıyor size.”Benim yöneteceğim insanlar siz miydiniz?” der gibi. Sümüklü çocuğunuzu değil sevmek, öpmek köpeğinden bile uzak tutar. Bu nedenle diyorum ki Hilton’da kahvaltı yapanların bu ülkeye vereceği hiçbir şey yoktur. Anlamanız gereken bir şey var. O, çok şey biliyor dediğiniz önemli kişiler sizden hizmetlerinin karşılığında çok şey beklerler.”Ben buraya gelinceye kadar yıllarımı verdim. Hakkım değil mi?” diyerek Hilton’da kahvaltı biryana on bin lira maaş, Misisipi kıyısında villa, Havai’de yazlık isterler.

Kerim Korkut 
 28.12.2010 5:52
Cevap :
Bunlar genellikle ABD de aynı tornadan çıkan çift pasaportlu tiplemelerdir...Bizim mülkiyelilerin :-Önce Mülkiye ;sonra Türkiye -benzetmesi gibi;ABD nin 100 yıllık projelerinin birer parçası olarak hareket edenlerin kimin çıkarı için çalışacakları bellidir...S ivil Toplum Örgütlerinde faaliyet göstermeyenlerin;özgür eğitim projelerini engelleyenlerin ekmeğine yağ süren tepkisiz güruhların, kötü yönetilmekten ,iyi sağlık hizmeti alamamaktan dolayı şikayet hakları yoktur..  28.12.2010 12:44
 

Ona peygamber gibi itaat edip önünde eğilmenizi isterler. Yaptığı hizmetin karşılığında ülkenin en zenginleri arasına girmelidir onca. Yine de memnun olmaz. Ülkeyi ve bizleri beğenmez. Sokakları kirli ve pis, insanları ise cahil ve bilgisizdir ona göre ülkemizin. Bir yamyam kabilesinin şefi olsam daha iyiydi der, köy muhtarı gibi görür kendini. Kasıldıkça kasılır yanınızda. Elini uzatıp, öptürür seksenlik dedenize. Utanması yoktur adamın.”Kargaya şeyin altın” demişler hesabı siz önünde alçaldıkça azıtır, heykelimi dikin der. İşte yetmiş yıldır ülkemizi yönetenlerin profili böyledir.

Kerim Korkut 
 28.12.2010 5:51
Cevap :
Nasıl oluyor da bunları seçip başımıza getirip sonra sızlanıyoruz...Bizim aynamız mıdır bunlar...Yoksa zembille mi indirdiler...Biz de o köşelere otursak bunlardan bir farkımız olacak mıdır...Yoksa ,yoktur birbirimizden farkımız;biz Osmanlı Pangası mıyız...Sanırım,namusluların da en az namussuzlar kadar cesurve gözüpek olmalarının zamanı geldi ve geçti...  29.12.2010 15:51
 

Mutlaka iyi niyetli, dürüst, vatansever vekillerimiz vardır. Ancak bazı vekillerle ilgili kafamda farklı bir imaj oluştu. Kravatlı, gözlüklü, şişman, yüzleri dolgun, göbekli, çenesinin altında bir çene daha olan, sanki yedikleri kuzuların kanı orada kalmış gibi yanakları kırmızı kırmızı. O kadar temiz ve düzenliler ki dokunmaya kıyamazsın. Ben bunlara ”Tosuncuklarım” diyorum. ”Eee… Ee “ diye konuşurlar. Müthiş bilgilidirler. Bunlardan çok iyi kolej öğrencisi olur. Eylem adamı olmadıklarından devlet işlerinde işe yaramazlar. Ancak öğrenci kılıklı insanların hastası milletimiz, bunları çok tutar. Sanki her şeyi bilen insanlar her şeyi yapabilirlermiş gibi onlara müthiş güvenirler. Oysa bilmek başka yapmak başkadır. Bu tür insanların iradesi ve gücü yoktur. Araba nasıl sadece benzinle çalışırsa bunlar da sadece akılla, zekâ ile çalışırlar. İşin acı yanı demokrasi tarihimizde meclis sandalyelerimiz hep bunlar tarafından doldurulmuştur. Bunları kolaylıkla baskı altına alabilir, kullanabilir

Kerim Korkut 
 28.12.2010 5:48
Cevap :
Szizn de bahsettiğiniz gibi bunlar 100 yıldır yazılıyor...İnsanımız okumuyor...O halde birebir eğitimin en etkin yolu, STK ları daha faal ve bilinçli hale getirip halkın uyanmasını sağlamammız gerek...Ayrıca siyasi partilere üye olarak faaliyet göstermek de gerekir ki seçeceğimiz insanların bize benzer olmalarını sağlayalım...Yoksa eski hamam eski tas...devam eder gider...  28.12.2010 12:47
 

O insanlar ilkokulu bitirdiklerinde iyi donatılmışlardı değil mi? Karşıma gelen çiçeklerin o her şeyi bilen ve almaya hazır gözlerine bakarken yanılıyor muydum yoksa? Sanmam!.. İyi yetişiyorlardı. Hayatla yüz yüze gelince belleklerindeki her şey silindi. Bırakın Dünyayı ülke gerçeklerini bile yarım yamalak öğrendiler... TV iyi eğitim aracı, ama maalesef bizde Ceyarı aratmayan diziler sayesinde hayatı ciddiye almamaya başladılar. Demokrasi de demir grasi oldu. Gülümsetirken düşündüren kaleminiz daim olsun.

Ayten Dirier 
 17.12.2010 23:11
Cevap :
Ayten Öğretmenim,filizlenen fidanlar bizlere geldiklerinde, ülkenin geleceğine sahip çıkmaları için yönlendirmiştik...Umutlar aşılamıştık...Biz eğitimcilerin dünyasını iyi algılayamayan ,sınıflarımızın en tembeller,problemli öğrencileri ;okul kaçakları ;tefeci çocuklarını bazıları ,siyasete soyunup ülkenin geleceğine takoz oldular...Bizlerden de böylece intikam aldılar...Sistemin baştan sona yenilenmesi gerekecek...Sosyal Güvenliği beceremeyen devlet,hükümran olamaz...Saygılarımla...  18.12.2010 17:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1593
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster