Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '12

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
2230
 

Dershaneler kapatılamaz

Dershaneler kapatılamaz
 

Yanlış yapandan değil, yaptığı yanlışı doğru sanandan çekinirim.


Son günlerde gündemi işgâl eden konu, dershanelerin kapatılması oldu. Konuya ilişkin dershanecilerden bir-iki cılız sesin dışında bir itiraz duyamadık. Gazete köşe yazarlarından da az sayıda kişi meseleyi ele alıp inceledi. Gazete yazarlarından dershanelerin kapatılmasını alkışlayanlar olduğu gibi, karşı çıkanlar da vardı.

Bu konuda 18 yıl dershanelerde öğretmen, bölüm başkanı ve müdürlük görevlerinde bulunmuş biri olarak ben de izninizle görüşlerimi açıklamak istiyorum. (Şimdi emekliyim ve hiçbir dershane ile ilişkim yoktur.)

**

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Dershanecilik olayını kaldıracağız. Bundan kim gücenirse gücensin. Kusura bakmasınlar. Bu benim halkımın, vatandaşımın ortak talebidir'' dedi.

Ve Erdoğan devam etti:

''(Dershaneler) Eğitim öğretime hizmet verecekseniz, okullaşın, okullar kurun. Biz de sizden hizmet alımı yapalım ve sizin sınıflarınızı öğrencilerimizle biz dolduralım. Bedeli neyse biz verelim. Sizi açıkta bırakacak değiliz. Biz yatırımdan kurtulmuş oluruz, siz de hizmetinize aynen devam edersiniz. Bakıyorsunuz bu güzel bir teklif demiyorlar. Niye. Öbür taraf çok daha tatlı da onun için. Orada adeta merdiven altı hizmet var, diğerinde ciddi bir kurumsallaşma olacak da onun için. Bunun adımını atacağız ve en geç 2013-2014'e de biz o sistemle birlikte girmiş olacağız.''

Konunun özeti bu, ama bu açıklamaya verilecek cevap aslında oldukça uzun. Buna rağmen kısa tutmaya çalışacağım.

1-Başbakan diyor ki “Dershanecilik olayını kaldıracağız.” Yani dershaneleri kapatacaklarmış. Bu yeni bir şey değil. 1980 yılından beri hatta ondan da önce hemen hemen her iktidarda olan hükümetten duyduğumuz bir açıklama. Bu gerçekleşti mi? Hayır. (12 Eylül yönetimi bile bunu başaramadı.) Her açıklamadan sonra bırakın dershanelerin kapanmasını, aksine sayıları beklenenden de fazla arttı. Çünkü açıklamaları duyan bazı yatırımcılar dershane işinde çok para olduğu düşüncesiyle bu işe balıklama atladılar.

2-“Kim gücenirse gücensin. Kusura bakmasınlar.” Diyen Başbakanın burada güceneceğini düşündüğü dershaneciler acaba kim ya da kimler?

Sanırım cemaat dershaneleri. Cemaat dershaneleri 1990’lı yıllarda önce büyük şehirlerde başlattıkları çalışmalarını ileriki yıllarda kasabalara kadar yaymaya muvaffak oldular. Gelmiş geçmiş sağcı/solcu her hükümet bunların dershaneciliğe el atmalarını görmemezlikten geldi; hatta destek oldu.

Cemaatçiler, ticareti iyi biliyorlardı, ancak devlet yönetiminde rol almak için yetişmiş kadroları yoktu. Bunun yolu da üniversite sınavlarından geçiyordu. O nedenle son 20-25 yıldır bunu başarmak için olağanüstü bir çaba harcadılar ve başardılar da…

Cemaatçiler, dershane açtıkları yerlerin çoğunda öğrenci yurtları kuruyorlardı. Yurtlara başarılı ama yoksul öğrenciler ücretsiz olarak alınıyordu. Böylece eğiticilere gece-gündüz bu öğrencileri eğitme imkanı veriliyordu. Bulundukları yerlerde ilk yıl dershanelerine öğrencileri genelde ücretsiz alıyorlar, diğer dershanelerin kaynaklarını da böylece kesmiş oluyorlardı. Haksız rekabet karşısında diğer dershaneler birer birer kapanırken cemaatçiler hızla büyüyorlardı.

Cemaatçilerin hakkını da teslim etmek boynumuzun borcudur: Adamlar çok çalışıyorlardı, öğreticilerini iyi yetiştirmişlerdi. Bu öğreticilerin eğittikleri öğrenciler de üniversitelerin en seçkin bölümlerini kazanıyorlardı. Dershanede, yurtta öğrenci hazırlamalarının yanı sıra yurtlarında kalmayan öğrencilerin velileriyle de çok iyi diyalog kurmuşlardı. Hatta derece yapmaya aday olan çocukların evlerine ders vermek için öğretmen gönderiyorlardı.

Çalışmalarının meyvelerini toplamaya başlamaları fazla sürmedi. Sınavlarda, öğrencileri dereceye girince yurt çapında reklamları da yapılmış oldu. Birçok veli onlara karşı olmalarına rağmen çocuklarını sınavları kazansın düşüncesiyle buralara kaydettirmeye başladı. (Bir ilimizde ADD başkanı olan bir zat bile oğlunu gizlice cemaatçi bir dershaneye yazdırmıştı.)

3-Sayın başbakan dershanelere okullaşmayı tavsiye ediyor ve okullaşmada onlara yardımcı olacaklarını söylüyor. Ancak dershanelerin bırakın tamamını, yarısının bile okula dönüşebilecek bir alt yapıya sahip olmadıklarını görüyoruz. Belki yüzde 2 ilâ 5 arasında bu mümkün olabilir. Çünkü dershanelerin çoğu bir iş hanının birkaç odasında hizmet veriyor ve bahçesi filan da yok.

4- Ve yine başbakan diyor ki:” Bakıyorsunuz bu güzel bir teklif demiyorlar. Niye. Öbür taraf çok daha tatlı da onun için.” Yani dershanecilikten çok para kazanıyorlar demeye getiriyor lafın sonunu. Bu doğru değildir. Çok para kazanan dershane varsa bile bunların sayısı oldukça azdır. Dershanelerin çoğu maddi sıkıntı içindedir. Maddi sıkıntı içinde iseler neden batmıyorlar sorusu aklınıza gelebilir. Çünkü bir dershanenin batışı en az 3-4 sene sürer. Kurs ücretlerinin 1-1.5 yıl önceden tahsil edilmeye başlanmış olması ve gelecekte öğrenci bulma umudu bu batışı erteletir.

Dershanelerin yönetmeliklerle belirlenmiş belli sayıda yoksul öğrenciyi ücretsiz okutma mecburiyetleri vardır. Bu iş bununla da kalmaz, eş-dost, tanıdık çocukları ve derece yapabilecek öğrenciler de ücretsiz okutulur. Tahsil edilemeyen ücretleri, kira giderlerini, görevli personel ücretlerini, kırtasiye giderlerini ve devlete ödenen vergileri de buna eklerseniz dershanelerin öyle zannedildiği gibi büyük paralar kazanamadığını da görürsünüz.

Bu konu ile ilgili bir anım:

Bir dershanede müdürdüm. Kurumun bütün maddi girdi-çıktıları benim elimden geçiyordu. O sene kurumun toplam kayıtlı öğrencisi 650 idi. Şimdinin parasıyla bu rakamı duyanlar hemen 3-5 bin ile bunu çarpıp dershanenin çok büyük kârlar elde ettiğini düşünebilir. Ama o seneki gelir, ancak gideri karşılayabilmişti. Nedenini yukarıdaki açıklamalarımın içinde bulabilirsiniz…

Dershaneler gerekli mi?

Evet, bu sınav sistemi var olduğu sürece gerekli. Sınavı kaldırın, dershaneler kendiliğinden kapılarına kilit vuracaklardır.

Ayrıca dershaneler yüzbinlerce çocuğu sokaktan, kahvehanelerden de alıkoymuştur. O nedenle bazı veliler çocuklarının sınavı kazanamayacağını bildikleri halde “Yeter ki yeri belli olsun.” Düşüncesiyle dershaneye yollamışlardır.

İstihdam ettiği yüzbinlerce kişinin ekmek kapısı olduklarını da buna eklememiz gerekir.

Dershaneler kapatılırsa ne olur?

Kapanan dershaneler özel okula mı dönüşür? Dönüşmez de, bir an öyle olduğunu varsayalım: Bu kadar özel okula öğrenci nereden bulacaksınız? Üstelik şu anda mevcut olan özel okullar bile kontenjanlarının çok altında çalışırken…

Dershaneler kapatılırsa işte asıl o zaman başbakanın söylediği merdiven altı hizmet başlayacaktır. Gizliden gizliye evlerde, özel bürolarda, etüd merkezlerinde devletin denetiminden uzak kurslar verilecektir. (Mesela devlette çalışan öğretmenlerin özel ders vermeleri de yıllardır yasak, ama amiyane tabirle şakır şakır özel ders veriliyor!)

Dershanelerin kapatılması ayrıca:

-Öğretmen, idareci, memur ve hizmetli olarak bu kurumlarda çalışan yüzbinlerce insanın işsiz kalmasına,

-Devletin önemli ölçüde vergi gelir kaybına,

-Kurs almak-vermek isteyen veli ve öğretmenlerin yasa dışı yollara başvurmalarına,

-Çocukların sokak ve kahvehanelere yönelmelerine, yol açacaktır.

Vatandaş ne diyor?

Dershane ücretini ödeyen, yani cebinden para çıkan ya da çıkacak olan vatandaş, çeşitli site ve gazetelerin yaptığı anketlerde dershanelerin kapatılmasına karşı çıkıyor. Yani, alan razı veren razı! Size n’oluyor kardeşim?

Ve sayın başbakana da sormak gerekiyor: Hani bu sizin halkınızın ortak talebi idi?

Son söz

Oruç Baba der ki: “Yanlış yapandan değil, yaptığı yanlışı doğru sanandan çekinirim.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

devam.. "Salak" sanıyor sanırım patronlar bizi... Ben de dedim ki patronlara : "10 Ağustos'ta tanıtım derlerine başlar, 15 günlük maaşımı o gün alırım. 10 Eylül'de eylül maaşımı, 10 ekimde ekim maaşımı, varsanız buyrun." Hocam, dediler 'eski köye yeni adet getirme'... Güldüm; ne eski köyü, biz eskiden maaşları peşin, bayramlarda ve yılbaşında bir de ikramiye alır, 14 aylık maaşa imza atardık. Başka dershaneye geçerken de üç maaş transfer ücreti."... Güldüler... Kendileri kazanamıyormuş o kadar para... Eeee; o zaman yapmayacaksın bu işi... Çok uzun yazdım özür öğretmenim de, dershanelerin bugünkü işleyişine birileri "dur" demeli; yoksa kapatmaya kalmayacak kendileri batacak... Çocuklara yazık

UFUK KESİCİ 
 25.10.2012 8:46
 

Öğretmenim, ben de sizin gibi 28 yıl dershanelerde çalıştım, dershane kurdum, ayrıldım... Bildiğiniz gibi dershaneler bir ara, (1983-1995 arası) gerçekten sağlıklı öğretim veren kurumlardı. Çok iyi öğretmenler çalışırdı. Ama sonraları (dershaneler de çoğalınca) iyi öğretmen ücretlerini karşıyamaz oldular. Onların yerine stajer öğretmenle işi götürmeye az ücret ödemeye başladılar.Sonraları çalışanlarına hepten para ödemez oldular. İş çığrından çıktı. Bugün Antalya'da 150'yi aşkın dershane var. Birkaçı dışında hiçbiri çalışanlarına ücretlerini ödeyemiyor. Genç öğretmenler korkunç bir sömürü içinde. Biliyorsunuz bunları... Buna rağmen, sınavlar varken dershanelerin resmen kapatılacağına ben de inanmıyorum. Ama şu anki konumlarını da desteklemiyorum. Bu sene bana bir dershaneden teklif geldi.(emekliyim, çalışıyorum ben de) Ne diyorlar, bakın :"Ağustos 15'te tanıtım dersleri olacak. 10 Eylül'de asıl dersler başlayacak. Maaşınızı da 20 Ekim'de alacaksınız." 2,5 ay çalış bir aylık maaş al.

UFUK KESİCİ 
 25.10.2012 8:36
Cevap :
Sayın U.Kesici değerli öğretmenim: Dershaneler konusundaki fikirlerinize aynen katılıyorum. Bizim dershanecilik yaptığımız zamanda gerçekten çok kaliteli öğretmenler vardı. Dershaneler iyi öğretmenleri okullardan transfer edebilmek için yüksek paralar öderlerdi. Son 5-6 sene ise dershane öğretmeni devlette çalışandan da az kazanmaya başladı. Bana da iki sene önce gel çalış diye teklif ettiler. Verecekleri ücret 1000 liraymış. Yol parası, yemek derken zaten bu para yetmez. Az deyince de "valla 500'e bile çalışacak var" dediler. Dediğiniz gibi yeni mezun öğretmenler iş bulamadıkları için maalesef çok düşük ücreti bile kabul ediyorlar. Dershaneleri kapatmanın çözüm olacağına inanmıyorum. Ben de sizin gibi dershanelerin aksayan yönlerinin çok olduğunu kabul ediyorum. Ama bu kapatma gerekçesi olamaz. Islah edilip eğitim hizmeti vermeleri sağlanabilir. Selam ve saygılarımla.  25.10.2012 15:59
 

İyi günler...Siz onca yıllık tecrübenizi ve bilginizi çöpe atın çünkü Recep T.E hepimizden daha iyi biliyor! Bu konu da tuhaf olan nokta şu : Dershaneler özel teşebbüs, isteyen gider isteyen gitmez...Yani vatandaş mecbur değil çocuğunu dershaneye göndermeye; O zaman Başbakan'ın "Vatandaş böyle istiyor" açıklaması alakasız. Vatandaşı dinliyorsa Başbakan neden inatla yeni eğitim yasasını çıkarıyor?! Saygılarla

Süleyman Akyürek 
 19.09.2012 11:36
Cevap :
Süleyman bey, değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Vatandaşın yerine vatandaşın görüşünü almadan karar verme son zamanlarda sıradanlaştı. Bazı devlet büyüklerimiz(!) her şeyi o kadar iyi biliyorlar ki... Sanırım bizlere de "Fazla düşünme kafana kötü fikirler üşüşür, büyüklerimiz her şeyi bizden iyi düşünür." demek istiyorlar. Selam, sevgi ve saygılarımla....  19.09.2012 23:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1047
Toplam yorum
: 214
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 686
Kayıt tarihi
: 30.07.10
 
 

Uzun yıllar çeşitli sitelerde Oruç Yıldırım adı ile yazı yazdım. Dört tane romanım ve çokca da de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster