Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '09

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
1249
 

Dikkat dağınıklığının sanatla tedavi yöntemleri

Dikkat dağınıklığının sanatla tedavi yöntemleri
 

Torunlarımın dikkati masadaki pastada :))


Çocuklarda, dikkat eksikliği sendromunun zekâyla ilgisinin olmadığı bilinir.

Tüm sorun, beyinde ' dikkatin bir noktaya sürekli odaklanamamasıdır.'

Medeniyet canavarlaştıkça,insanoğlunun nazik bedeni , çevre faktörlerinin olumsuz etkileri karşısında zayıf kalmakta ve kişinin sağlığıyla yaşam kalitesi sürekli bozulma eğilimindedir.

Son yıllarda gelişen olumsuz siyasi ve sosyal atmosfer ,insanımızın ruh sağlığını yeterince bozmuştur.

Tıbbi tedavilerle yaşam kaliteleri yükseltilen DEHB'li çocukların, fazla enerjilerinin harcanabilmesi için bilinçli ve proğramlı bir biçimde sanatsal etkinliklere yöneltilmesi gerekmektedir.

* * * * * * * * * * * * * * * *

İzmir-Aliağa'daki ,Ebru Sanat Evi'miz faaliyete geçeli ,yaklaşık bir ay oldu. Kitresi ve suyu beş kez yenilenen teknemizden, dört haftalık süreçte, elliden fazla resim çıkarmışız. Şimdi boş duvarlarımızı rengârenk ebru'lar süslüyor.

Sanat Evi'mizin ikinci etkinliği olarak, Tiyatro -Drama çalışmalarımız da başladı.

Tüpraş -Aliağa Halk Eğitim Merkeziyle ortaklaşa yürütmeye başladığımız yeni oyun döneminde, yetişkinlerin katılımıyla iki dram ;çocuklar için de iki müzikli komedi oyunu planladık. 26 Ekim tarihi itibariyle de provalara başladık.

Mart Ayı içerisinde, Çanakkale Şehitlerini Anma günlerinde, Milli Mücadele yıllarımızı anlatan ve bugün tekrar hatırlanmasında yarar olduğuna inandığım, Milli Direniş isimli oyunumu, güncel tesbitlerle de renklendirerek sahneye koyacağız.

TRT'nin de çekimlerde destekleyeceği ,bu yılki tiyatro çalşmamı, bilişim teknolojisinden de yararlanarak farklı bir biçimde sunacağız.

Tiyatro günlerimizi ,aynı dönemde açacağımız EBRU sergileriyle de renklendireceğiz.

Sanat Evi'mizin özgür ortamından yararlanmak isteyen ve sanata susamış olan genç-yaşlı sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşmak bizleri oldukça memnun etti.

Gençler ve veliler okul duvarlarının dışında, daha renkli ve serbest ortamın oluştuğu atölyemizdeki olumlu atmosferden çok memnunlar.

Bu tip Sanat Evlerinin tüm kentlerimizde yaygınlaştırılması için gerek yerel yöneticilerin ve gerekse devletin sorumlu organlarının derhal harekete geçmeleri gerekmektedir.

Kendini aydın ve sanatçı olarak nitelendiren kişilerin de ' ellerini taşın altına koymaları ' ;herşeyi devletten bekleyen pozda durmamaları gerekmez mi ?..

Sanat seferberliği için kolları sıvamak, insanımızın bunalımlı günlerinden kurtulabilmesi ve eğitimin kalitesinin yükselmesi için elzemdir.

Bu konuda çaba sarfeden İzmir Kültür Çalıştayı Yöneticilerine şükranlarımı sunarım. TRT emekçilerinden, MB Yazarı ,Sayın ,Oğuz Tümbaş'ın sayfasında ,bu konuda güzel haberler mevcuttur. Kendilerine de teşekkür ederim.

( http://blog.milliyet.com.tr/Izmir_Kultur_Calistayi_ve_sonuc_bildirgesi/Blog/?BlogNo=210712 )

* * * * * * * * * * * * * * *

Özellikle,dikkat eksikliği sorunu olan çocukların,buradaki sanatsal çalışmalara kendilerini verdiklerinde, hızla iyileşme göstermeleri ,bizlerin çalışma şevkini daha da arttırmaktadır.

Sanatsal çalışmalarımızın yanısıra, Ebru Sanat Evimizde tanık olduğumuz bu tür psiko-terapik gelişmelerin tıp otoritelerince de takdirle karşlanması bizleri fazlasıyla mutlu etmektedir.

Aslında bir hobi merkezi olarak faaliyete başlayan atölyemizin ,hiperaktivite tedavisinde etken alan misyonunu da üstlenmiş olması ,bu konuda bir şeyler yazma isteğimize de neden oldu.

* * * * * * * * * * * * * * *

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan (DEHB) çocuklar dışsal olayları kendi başlarına yapılandıramadıkları için yönlendirilmeye ve planlamaya ihtiyaç duyarlar.

Planlamayı kolaylaştırmak için etkinlik listelerinin yapılması, yaptıkları işin neresinde kaldıklarını unuttuklarında hatırlamalarını kolaylaştırır.

'Hatırlama' ,bu çocuklar için problem olduğundan dolayı, doğal olarak var olmayan çağrışımlar oluşturarak kodlamaya yardımcı olan hatırlama stratejileri ve beceriler öğretilebilir.

Dikkat Eksikliği Sendromu, bazılarımızın hayatı yeterince net göremediği için gözlük takmaya gereksinim duyması gibidir.

Dikkat Eksikliği Sendromu, olan bir çocuk dikkatini tek bir konuya toplamakta zorlanır .

Sürekli hareket etmek istediği için anlatılanı dinlemekte zorlanır. Gözlük takanların gözlüğe kimi zaman sinir olmaları gibi Dikkat Eksikliği Senromu olmak da çocuğu sinir edebilir.

Oysa bu sendromun hiçbir korkunç yanı yoktur; yani Dikkat Eksikliği Sendromun olması çocuğun aptal olduğunu vs. göstermez.

Nasıl bir sürü akıllı çocuk gözlük takıyorsa, bir sürü akıllı çocuğun da Dikkat Eksikliği Sendromu vardır.


Dikkat Eksikliği Sendromu olan pek çok akıllı insan vardır. Elektrik ampulünün mucidi: Thomas Edison bunlardan yalnızca birisidir.


Dikkat Eksikliği Sendromunun akıllı ya da geri zekalı olmakla hiçbir alâkası yoktur.

Anne- Babalarımızın da Dikkat Eksikliği Sendromu olabilir. Öğretmenimizin de; okul müdürümüzün de; doktorumuzun da.

Bir itfaiyecinin, polisin, postacının, pilotun ya da astronotun da Dikkat Eksikliği Sendromu olması mümkündür. Herkesin Dikkat Eksikliği Sendromu olabilir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklarda karşı gelme bozukluğu ve davranım bozukluğu ile birlikte görülebilir. Ayrıca, özel öğrenme güçlüğü sıklığı bu çocuklarda daha fazladır.

Özel öğrenme güçlüğü ile birlikte görüldüğünde ders başarısızlığı çok daha belirgin hale gelir.


Bununla birlikte dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna;

* Dağınıklık, düzensizlik
* Dalgınlık, hayal kurma
* Tutarsızlık
* Bellek sorunları
* Sakarlık, koordinasyon güçlükleri
* Sosyal ilişkilerde sorunlar
* Düşük benlik saygısı

eşlik eder

Dikkat eksikliği; Dikkatini ayrıntılara verememe, okul ödevlerinde, derslerde ve diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapma, dikkatin dağılması verilen işin ve görevin tamamlanmaması, dış uyaranlara dikkatin hemen dağılması, kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi hissedilmesi belirtilerini içerir.

Bu çocuklarda - takıntılar- da çok olur. Belli eşyalara bağımlı olurlar.

Tüm bunlara rağmen bu çocukların zekâları, NORMAL dir. Dikkat eksikliği olan bu çocukların sezgileri genellikle çok gelişmiştir.

Sıra dışı olaylardan hoşlanırlar. Düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Dikkat eksikliği olan çocuklardaki en büyük sorunlardan bir tanesi de ERTELEME dir. İstemedikleri olayları özellikle ders çalışmayı devamlı ertelerler.

Dikkat eksikliği tedavisinde en etkili yöntemlerden biri de etkinliklerde görev almaktır. Resim yapmak, plastik hamur şekil çalışmaları, küçük drama aktiviteleri, ritmik müzikli danslar vb.

Ebru resmi yapmak, spor yapmak, enerjinin fazlasını kullanmayı ve dikkati toplamayı arttırır.

Çocuklarda dikkat eksikliği olan anne- babalar durumu kabullenmeli, doğru tanı koydurup, üstlerine düşen görevleri yerine getirmelidir.

.............

Çocuğun okul-dershane arasında sıkışmışlığı da bu tip hastalıkları körüklemekte olduğundan sanata,spora yöneltilen çocukların iyileşmelerinde olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Sanatın hayat damarı olduğu unutulmamalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aliğada'ki Sanat Evi belki birgün görme şansını yakalarım, ziyaret ederim sizi. Milli Direniş adlı Çanakkale Savaşlarını konu alan oyununuzu, şimdiden kutlarım. Her kentte Sanataevi olmalı. Muğla Sanatta çok şanslı kent, şirin bir kent Muğla. Sanatı, şiiri bol ressamıyla, yazarıyla, çizeriyle, araştırmacısıyla, mimarisiyle ünlü kent Muğla. Şairi yanık kent Muğla. Şairleri Muğla sokaklarında şiirlerini dökerler, dillendirirler, ezgilerde dolaşılır Saburhane'de. Saburhane şu mübadeleden önce Rumların Türklerle birlikte yaşadığı yerin adı. Şaraphanesi şimdi Sanatevi oldu. Muğla Sanatseverler Derneği sanat dolu programlarını buradan çıkarıyor. Saburhane meydanında bir de mimar Sinan'ın heykeli vardır. Trabzonlu bir ressam yapmış, göndermişti. Sizi, Aralık 15 veya 20 si gibi yapacağımız Ozan Hasan Hüseyin'in şiirleriyle söyleşilecek ve eşi Azime Korkmazgil'in katılacağı toplantıya çağırıyoruz. Lütfen gelin, programa alın. Sevgi ve Saygılar. Yerkesik. Nabide Kılınç.

Nabide Kılınç 
 04.11.2009 14:22
Cevap :
Nabide Hanım,Her şeyden önce nazik davetiniz için çok teşekkürler.Gönül dostlarının harmanlandığı Muğla cennetinde aranızda bulunmak benim için çok onur ve kıvanç vesilesi olur.keşke zaman bulsak da gelebilsek ...Sanat evlerinin klasik binaların restorasyonuyla oluşması ayrı bir değer tabi ki...Ben burada ''Atıl olan '' bir modern konağı değerlendirdim.İzmir ve yöresinde bu tür yapılaşmaya ihtiyaç var.Geçen hafta İzmir'de yüzlerce düşün adamının birlikte düzenledikleri İzmir Sanat Çalıştayı'nın yöremize katkıda bulunacağına inanıyorum.Ülkemiz düşünen ve üreten insan kıtlığı çekmekte...Bu yüzden de sırtımız yerden kalkmıyor.Herkesin elini taşın altına sokacağı;kısır çatışmalar yerine üretken düşüncelerin gelişeceği günlere özlem duyuyoruz. Tüm kadınlarımıza da örnek olmanız çok onur verici:)Gönlünüzdeki insani erdemlerin ve sanat aşkının hep canlı ve yanık kalması dileklerimle selamlarımı ,saygılarımı sunarım.  04.11.2009 20:08
 

aslinda cok onemli bir konu.Ulkede bir universitede ilk kursunun kurulmasi 12 sene once yapildi.Bati bu ise 50 li senelerde baslamis. us de ozel sinif ve ogretim gorevlileri esliginde egitim veriliyor. Basari cok yuksek sinif azami bes alti kisilik bir ogretmen(master seviyesi egitimli) bir yardimci ogretmen.Psikolojik destek ve sosyal calisanlarin seanslari esliginde. Odul cok islevsel.Bir arastirmaya gore ulke cocuk nufusunun %15 sine yakininda goruluyor. Bizde boyle bir arastirma varmi bilmiyorum. Tabiki buradaki olanaklari ulkede beklemek zor ama oneminin anlasilmasi gelecek saglikli nesiller icin sart. Boylesi onemli konuyu dile getirdiginiz icin sizi kutluyorum. Saglik ve saygiyla

Newyorker sade vatandas 
 01.11.2009 1:24
Cevap :
Türkiye her alanda olduğu gibi eğitim alanına da Doğu'nun Batı'sında;Batının da Doğusu'nda kalmanın(nimetlerini değil ) sıkıntılarını yaşamaktadır.Elini taşın altına koymaktan ziyade, bol çene çalan;ahkam kesen basın;geveze ve tembel bir eğitim kitlesi;televole ve kumar proğramlarıyla magazin şaşkını yapılmış geniş halk kitleleri,kısır-döngüde yaşayan siyasi kadrolar ve onların asalak kırıntıları ;''Tüketici Kıt'alar '' arasına sıkışmış çocuklarımızın ''Saldım çayıra ;dersane kayıra '' anlayışıyla dengelerinin bozulduğu bir gerçek...Ülkemizde ,'Özel eğitime muhtaç çocuklar' denildiğinde, sadece beyinsel özürlü çocuklar akla gelmekte;bu arada kalan yüksek zekaya sahip çocuklarımızın da özel eğitime muhtaç oldukları göz ardı edilmektedir.Dehaların eğitildiği yerlerde,geri kalmışlık elbette mümkün olamaz.Teşekkürler...Saygılarımla...  01.11.2009 13:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1641
Toplam yorum
: 8753
Toplam mesaj
: 550
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster