Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
332
 

Dilimizi eşek arısı sokmuş da…

Dilimizi eşek arısı sokmuş da…
 

Bu sabah garip bir okul taşıtına rastladım.

Bir süre peşinden gittim. Biraz sonra sağ yanına geçip inceledim.

Sonra tekrar arkasına, oradan da sol yanına geçtim, yine inceledim.

Gaz pedalına biraz daha basıp solladım ve önüne geçip aynadan inceledim.

Evet, aracın her yanı garipti.

Ben garip aracı aynadan incelerken, sol dikiz aynamda aynı araçtan bir tane daha gördüm.

Az sonra beni sollayıp önüme geçti. Artık önümde ve arkamda iki garip araç vardı.

 

Fikir yürüttüm. Bu araçlarda “okul taşıtı” uyarısı neden İngilizce yazılmış olabilirdi?

Üstelik de aynı Amerikan filmlerinde gördüğümüz renkler ve yazı karakterleri kullanılmıştı.

 

Servislerin üzerinde “okul taşıtı” yazılmasının nedeni nedir?

Bu sorunun yanıtını yönetmeliklerle ve yasalarla süsleyebiliriz, ama ben o noktada değilim.

Yanıt bana göre şöyledir: Bu aracın okul taşıtı olduğunun bilinmesi gerekiyor…

İşte bu kadar basit:

Gördüğüm araç okul taşıtıdır ve içinde çocuklar vardır. Öyleyse daha güvenli bir mesafeyle takip etmeliyim…Araç duruyorsa yanından geçerken dikkat etmeliyim! Çünkü her an bir çocuk yola fırlayabilir…

Kısaca anlatalım; “okul taşıtı” yazısı çocuklarımızın güvenliği için gereklidir.

 

Pekâlâ, İngilizce yazılmış bir uyarı yazısını tüm sürücüler okuyup anlayabiliyor mu?

Yoksa memlekette tek cahil ben mi kaldım?

Evet, fikir yürüttüm. Bu soruyu servisçilere sorsam ne derler.

-          Valla ben bilmem abi, bunu yazdırdılar…

-          Biz kolejlere servis yapıyoruz da abi… Hani, çocuklar İngilizce öğreniyorlar ya…

Fikir yürütmekle de kalmayacağım. 

Bu gün şaşkınlıktan telefon numarası ya da servis firmasının ismini alamadım. Yine rastlarsam, telefon numarasını alacağım ve firmayı arayıp yetkilisine soracağım.

Bakalım ne diyecek!

Şu cahillik çok zor şey… Öğrenecek ne çok şey var!

Bir sürü mağaza ismi İngilizce… Telaffuz bile edemiyorum.

Nasıl okumam gerekiyor?

Örneğin LC ile başlayan mağaza ismini elsi diye okumam gerekiyor. Ya da bankanın adını eycesbisi bank diye okumazsan insanlar cehalete gülüyorlar.

Çok şirin bir kız çocuğuna adını sormuştum. Yaşı 13-14 arasında.

-          Adın nedir kızım?

-          Ayshe

-          Efendim?

-          Ayshe,  Ayshe…

Annesi söz karıştı.

-          Adı Ayşe

-          Çocuğun dilinde bir sorun mu var?

-          Yoo…

-          Ş harfini telaffuz edemiyor da…

Anne müstehzi gülümsemeyle cevap verdi:

-          Yok, şimdiki çocuklar böyle konuşuyorlar…

 

Siz de farkındasınızdır...

Çocukların bazılarında, hatta anlı-şanlı dizi oyuncularında bile, Ş ve Ç harflerini telaffuz edememek gibi bir sorun var.

Aslında sorun morun yok… Çocuklar İngilizce bildiklerini bu şekilde ifade ediyorlar. Ş ve Ç harfleri yok.

Aynı bu şekilde konuşan bir liseli kızı telefonda bir kişiyle kavga ederken duydum.

Karşısındakine “kişinin ağzına büyük abdestini yapacağını” söylüyordu.

O öfkeyle Ç harfini öyle güzel kullandı ki…

Konuşması bitti, yanındakine döndü “ay bu garı iyce manyağa bağladı gı” dedi.

Biraz sakinleşti, yarı değerli taş satan satıcıya döndü, az önceki ses tonundan çok daha farklı bir ses tonuyla:

-          Bu tas ne kadar?

Satıcı arkadaşımdır. Başka müşteri ile ilgileniyordu, lafa ben girdim.

-          Ne tası?

-          Ay iste bu tas, ametis ne kadar?

-          Ha, taşı sordunuz… Ben de tas deyince şaşırdım. İşte o kadar, yaklaşık 2 cm.

-          Ay yok yok… Parası ne kadar diye sordum…

Aralarında, cahil esnafa bakarak, fıkırdaştılar. Parasını verip giderken hâlâ gülüşüyorlardı.

 

Burada kabahatli olan çocuklar değil…

O çocukların öğretmenleri, ailesi ve yakın çevresi neden uyarmıyor?

Çocuk uyarılmazsa böyle konuşmaya devam edecek. Sadece kavgalarda Türkiye’de yaşadığını hatırlayacak. Hani, onun bunun ağzına dışkılarken…

Çocuk haklı; tabelada Ayshe kuaförü görünce adının Ayshe olduğunu düşünüyor!

Nereye bakarsa yazılışı ile okunuşunun farklı olduğu tabelalar, yazılar görüyor…

Bunu hepimiz biliyoruz, ama ne kadar kötü, hiç bir şey yap(a)mıyoruz…

Artık yazılışı ile okunuşu farklı, üstelik de uyduruk, bir dile doğru gidiyoruz.

 

Herkes İngilizce, hatta yanında başka bir dili daha, öğrensin. Bunu çok isterim.

Ama binlerce yıllık kendi dilimizi unutmamak kaydıyla!

Çocuğa dilimizi unutsun diye yabancı dil öğretmiyoruz herhalde!

 

Cahillik çok zor… Öğrenecek o kadar çok şey var ki…

İşte sabah sabah “school bus”  uyarisini ögrenmek zorunda kaldik!

Eşek arısı dilimizi sokmuş ama haberimiz yok!

 

Hoppala Mahmut bey’ in dediği gibi:

 Türk kaşığıyla İngiliz gaytası yemeye bayılıyoruz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, gerçekten güzel bir soru. Aslında bir yerlerde Arapça'da olsa daha iyi olurdu(!)Selamlar...

Mesut KARİP 
 09.02.2013 13:23
Cevap :
Yorumunuzu yeni fark ettim Mesut bey, sizden çok özür diliyorum. yakında Arapça uyarıları da göreceğiz herhalde. Dilinden bu kadar uzaklaşan bir toplum her türlü zırvalığa açıktır. Hoş, Arapçaya benzetilerek yazılmış Türkçe tabelalar da görüyoruz zaman zaman. Bu da Arapça tabelaların ayak sesi olmalı. :-) Tekrar özür diliyor sevgi ve saygılar sunuyorum...  22.02.2013 8:57
 

Az bile yazmışsınız! Bu konu beni de çıldırtıyor. Benim güzel Türkçemi yok saymanın alemi nedir? Ve bu manzara sadece bizim gibi oriental ülkelerde var! 3 sene önce ben de benzer bir blog yazmıştım, size link'ini göndereyim. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 17.10.2012 8:33
Cevap :
Dilimizi yok saymak artık bir "marifet" oldu sevgili Şahin... Konuşulan dili anlayamaz hale geldik. Daha da beteri olacaktır! Sekiz sene önce bir işadamı ile tanışmıştım, mobilyacıydı. Tabelasını değiştirip İtalyancaya benzer bir isim koyduktan sonra satışlarının iki misli arttığından söz etmişti. Zamanla bu isim marka oldu ve fiyatları 3-4 kat arttı. Tabi ki satışları da… Kendi diline, kendi malına sahip çıkmayan toplumlar başka hiçbir şeye sahip çıkmazlar. Bağımsızlıklarına bile… Güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. Linki de lütfen yorum olarak buraya koyunuz ki, ilgi duyanlar yazınıza kolay ulaşsın. Sevgi ve saygılarımla…  18.10.2012 16:00
 

Hahhhaaa İngiliz gaytası ha!!! What is this? Do you know? Selam ve sevgiler ayyyy pardon!!! Byyyyyyy

Ay Şen 
 29.09.2012 3:03
Cevap :
Hoppala Mahmut'un böyle güzel saptamaları vardır işte. Cuk oturtur. :-)) Bu kez Ege' den selamlar, sevgiler...  29.09.2012 20:54
 

Katılıyorum..

fugen 
 18.09.2012 20:19
Cevap :
Teşekkür ediyorum. :-) Sevgi ve saygılarımla...  19.09.2012 16:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 1679
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2000
Kayıt tarihi
: 27.05.07
 
 

Yaşayacağım yıllar yaşadıklarımdan daha az... Öyleyse "adam gibi yaşamalı" diye düşünüyorum. Kola..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster