Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
577
 

Din kisvesi altında sapıklık..

Din kisvesi altında sapıklık..
 

Aktif siyasete adım attığımız günlerden itibaren daha önce çeşitli duyumlarla bildiğimiz, aşina olduğumuz ''İslami'' kesimi daha da iyi tanımış bu gruptaki bazı gizli kapaklı işleri daha yakından görmüştük.

Bir yandan ağzından ''Din, Allah, Kuran'' laflarını düşürmeyenler, her 2 cümlesinden birisinde Allah diyenlerin diğer yandan sürekli bel altı konuşmaları, konu kadın olduğunda tüm o dindar görüntünün kaybolduğunu yerine tam bir küfürbazın yerleştiğini git gide kanıksamaya başlamıştık.

Lisede zorunlu stajımı muhafazakar olarak niteleyeceğimiz bir televizyon kanalında yaptığımda o zamana kadar ki duyduklarımın aslında o kadar boş ya da yalan olmadığını açık ve net olarak görmüştüm.

Yine de mantıklı düşünmeye çalışıyor, genellemeyelim, hep kötü örnekleri görmeyelim diyorduk ancak nedense karşımıza pek de iyi örnek çıkmıyordu.

Psikolojide ters tepki olarak isimlendirdiğim önemli bir olgu vardır. Bu olguya göre kişi hayatı öncelikle kendisine göre anlamlandırıyor.

Kendisi iyi birisiyle başkalarını da iyi biliyor. Hani arkadaş sohbetlerinde sıkça söylenen bir şey vardır. ''Herkesi kendim gibi bildim, kaybettim'' denir.

Aynı şekilde kendisi kötüyse herkesi de kötü bilir, hayattan kopar adeta.

Bu yüzden ben aşırı kıskanç, baskıcı adamlara ya da kadınlara güvenmem, hep şüpheyle yaklaşırım.

İslami cephede sürekli bu baskı ve yasaklama zihniyeti alıp başını gittiğinden sonucunda ortaya çıkanlar da şaşırtmıyor.

5 yaşındaki bale yapan bir kızın bacak altını ''Aman bundan etkilenirler'' diye mozaikleyen bir zihniyete sahip olan Vakit gazetesinin bir mensubunun ''Çocuk tacizi'' gibi iğrenç bir suçtan yargılanması tuhaf mı?

Onun yaptığı bir terbiyesizlik ama gazetenin ''Adı çıkmış bir kadınla dolaştığı için sözleri şaibeli olabilir'' demeye getirerek, küçük kızı suçlaması daha büyük terbiyesizliktir

O kız bir hayat kadınıyla yaşıyor olabilir ama bu onu yalancı yapmaz kaldı ki tutuklanan gazete mensubunun telefon kayıtlarında bazı hayat kadınlarını da aradığı belirlendi.

Hadi bunu geçtim, gazetenin savunmasına göre bende derim ki: Kendisinden 50 yaş küçük kızla evlenen adamdan da ben her türlü sapıklığı beklerim.

Olur mu?

***

İslami kesimde patlayan bu cinselliğin nedenleri aslında çok eskiye dayanıyor.

Yaşam tarzlarında sürekli baskılar, yasaklamalar, tabularla yetişenler daha sonra cinselliği keşfettiklerinde ellerindekiyle yetinmiyor hatta daha fazlasına ulaşmaya çalışıyorlar.

Uzun süre bu kesimin tedavisiyle ilgilenen Doç. Dr. Sefa Saygılı'yla yapılan bir röportajda söylenenler de ilginç.

''Dindar olmayan insanlar, pek çok kitap alıp bu bilgilerini genişletebiliyor. Dindarlar böyle bir kitap aldıklarında maalesef hoş karşılanmıyor. Bu yüzden de 300-500 sene önce yazılmış birtakım kitapları halen okuyanlar var. 500 yıl önceki insanlar için hakikaten gerekli olabilir. Ama alıp bugüne uyarlamaya kalkarsan, sapkın olursun. Şartlar değişmiş durumda. Üstelik İslami camiaya yönelik olarak cinsellik eğitimi veren kitap sayısı da çok az. Olanların büyük bölümü de bu işten anlamayanlarca yazılmış kitaplar ve yazarlarının aldıkları referanslar da o 300 senelik kaynaklar.'' diyor Saygılı bir soruya verdiği cevapta.

Bu bir sorundur ve kısa sürede çözümü de vardır ancak bunu hala sorun kapsamında tutan şeyse olanların dindar kesim tarafından inkar edilmesi. Yani gerçeğin sürekli saklanması, örtbas edilmeye çalışılması.

İnkar edildikçe sorun büyüyor farklı alanlara gidiyor ve sonuçta Türkiye'de ardı ardına iğrenç gerçeklerle karşılaşıyor.

Kim bilir bilmediğimiz, ortaya çıkmamış ne pislikler var.

Bu sorunda elbette dindar diyebileceğimiz kişilerin sanki iyi olacağı, dürüst olacağı beklentisi büyük rol oynuyor.

Toplumda yerleşmiş ''Dindar adam = iyi adam'' algısının defalarca kez vurgun yemesine rağmen hala bu inanış devam ediyor.

Geçenlerde bir kadının serzenişini okumuştum. ''Eşimi dinine bağlı birisi olduğu için seçtim, zina yapmaz yani beni aldatmaz, yalan söylemez sanıyordum ama evliliğimizden 2 ay sonra telefonda tanıştığı bir kadınla bir otele gittiklerini öğrendim.'' diyordu.

***

Sonuçta muhafazar kesimin baskıcı, içine kapanık yaşam şekli insanların içinde biriktirdikleri hislerin patlamasına yol açıyor.

Hala olanlara bakıp da ders almayanlar, tacize uğrayan kızları suçlayanlar olduğu sürece bu tip olaylar bitmeyecektir.

Bu iğrençlikleri yapanlar daha da cesaret bulacaktır hatta 4 kadın saçmalıkları gibi bir de işin içine inanç perdesini kattınız mı daha da azıtacaklardır.

Eğer islami kesim daha fazla utanmak istemiyorsa kısa zamanda kendine çeki düzen vermelidir.

Yazıyı daha da uzatabiliriz ama Atatürk'ün şu sözü sanırım son noktayı koyacaktır.

''Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten gelmiştir.''

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu güzel yazınızdan dolayı sizi kutluyorum.Siz, çok güzel ifade etmişsiniz olaylar karşısında duygularınızı ve Büyük Atatürk'ün sözleri ile tamamlamışsınız. Söyleyecek bir söz bulamadım. Saygılar,mutlu ve hoşça kalın.

serpilfan 
 04.05.2008 16:10
Cevap :
Teşekkür ederim.  04.05.2008 18:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1340
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster