Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kağan Bahadır Küçükalcan

http://blog.milliyet.com.tr/kaganbahadir

04 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
289
 

Diyanet

Diyanet
 

Türkiye’de, Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurum var.

Bu kurum, Mustafa Kemal Atatürk döneminde kurulmuş olan ve din işleri konusunda fetva vermek, din konusundaki yanlışları düzeltmek ve dini tarikatlara bırakmamak ereği ile kurulmuştu.

Türkçe ezan, Türkçe Kuran tartışmaları, yani tapınma kültüründeki değişimler nedeniyle kişilerin kafasında oluşan soruları yanıtlıyordu.

O yıllarda, Diyanet İşleri Başkanı şapka giyerek, şapka devriminin ilerlemesinde etki sahibi olmuştu.

Sonuç olarak, tek tümce ile özetlemek gerekirse: “O yıllarda gerekliydi”.

Gelelim günümüze…

Türkiye’de, yine Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurum var.

Şu anda bu kurum, “Tayyibi Üzmek Allah’ı Üzmekmiş” türü ilginç betiklerin altına imza koyan, camilere büyük meblağlarla yatırım yapan bir kurumdur.

Günümüzde ezan Arapça, Kuran’ı büyük bir kesim, anlamadan Arapça olarak okuyor.

Kuran kursları Arapça aşılıyor.

Ve… O yıllarda şapka ile gezen Diyanet İşleri Başkanı’nın halefi, şimdi bembeyaz bir kaftan ve kafasına taktığı o ortaçağ eseri sarığı ile boy gösteriyor.

“Sünni İslam Daire Başkanı” gibi…

Şimdi, tek tümce ile özetlemek gerekirse “Artık gereksizdir.”

“Neden gereksizdir?” diye sorabilirsiniz.

Bugün, kimse Diyanet İşleri Başkanı’nın dedikleriyle, fetvalarıya ilgilenmiyor.

Gündüz-Gece, Nihat Hatipoğlu var nasılsa, “Alo Fetva Hattı” artık rağbet
görmüyor.

Kimsenin, dini işlerini düzenlemesi için başka birine gereği yok. Herkesin elinde Kuran’ı, İncil’i bulunmakta…

Ayrıca, en can alıcı soruyu sona sakladım.

Hani, bu ülkede “Yüzde Doksandokuzu Müslüman” yalanı var ya…

Haydi, biz bu yalanı doğru sayalım.

Peki, geriye kalan bu “yüzde bir”, sünni islam geleneklerine göre giyinip, yalnızca Kuran ve İslam töresiyle ilgilenen bu başkanlığa vergi ödemiyor mu?

O halde, biraz da İncil hakkında konuşsun.

Biraz da papaz giyimi ile gezsin…

Biraz, Tevrat incelesin.

Haham giyimi ile gezsin…

En azından, yüz günde bir adaleti sağlamış oluruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2414
Kayıt tarihi
: 13.03.07
 
 

Kağan Bahadır Küçükalcan   Siyasi Tarih yazarı ve Türkçü düşünce adamı. 28 Aralık 1988'de Antalya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster