Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '06

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
2375
 

Dostluk

Dostluk
 

Bir dost bulamadım gün akşam oldu diye başlar güzelim deyiş. İnsanoğlu bin yıllardır hep kendi cinsine güvenle sarılmak istemiştir, tüm diğer canlılar gibi. Dostluk üzerine nice yazılar şiirler yazılmıştır, ama hayalkırıklıkları hiç eksik olmamıştır yaşamımızda. Hep dostun kazığı gelip bulmuştur bizi. bizi en çok yaralayan onlardır kimi zaman. Neden böyle?

İnsanlar diğer canlılar kadar kendi cinslerine neden güvenmez, hata bizdemi, dost diye bildiğimizde mi? Yoksa dünyanın en güzel duygusudur dostluk, insana insandan daha fazla mutluluk veren bir şey yoktur. Para pul, mal mülk, makamlar mevkiler hiçbir şey sıcacık bir sarılamanın tadını veremez oysa.

Bu durumda aslında hiç bir hayalkırıklığı yaşatan/yaşatılanda mutlu değildir. çünkü kendi yalanımız kendi içimiz kemirir. Yada kazıkladığımız dostun kaybı hayatımızın belkide en büyük kaybıdır yerine göre. Sürekli huzursuz eder bizi.

Biz insanlar diğer canlılardan farklı olarak çıkar kavramını yarattık. Çıkarlarımız bittiği yerde dostlarımıza bile sırtımızı döndük, o an bizler lanetlendik. Başımızın ağrısını aspirin alabilir ama bir dostun şefkatli dokunuşunun yerini tutamaz. En zor günümüzde dostun bir gülümseyişi hayatımıza güzellikler katmaya yeter. Sevdiğimizden gelen bir mail tüm bir günü mutlu geçirmemize yetebilir.

Düşünün en uzun süre görüştüğünüz dostunuz olmazsa hayatınız bu kadar mutlu olabilirmiydi. Anılarınız kimlerledir, yada hangi canlılarladır. Elbette insanlarladır anılarımız. başarımızı dostlarla kutlarız, acılarımız dostlarla paylaşır hafifletiriz. Sırlarımızı taşırlar bir ömür boyu. Aşklarımızın hüzün ve mutluluğnun ortağıdırlar.

Dünyayı bir çocuk saflığı ile baktıkça haytımızda hayalkırıklıklarına yer yoktur oysa. "Biz büyüdük kirlendi dünya" der şair. Saflığımız azaldıkça sahtekarlık ruhumuza dolar bu ise kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülük olsa gerek.

Özgürlüğümüzü elden bırakmadan ve kardeşçe yaşamlı hayatı. "nazım'ın dediği gibi "bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine". Kendi sınırlarımızı dostlar alehine genişletmeden ve saygıyla yaşarsak ilşkilerlimizi asla kaybetmeyiz, dostluklarıda. hayata çocuklar gibi temiz bir yürekle bakanlar, hayatı mutlu yaşayan ve sonsuz dostlukları yakalayabilenlerdir. hayatı kişisel çıkarlardan ve hırslarından öte göremeyenler belki yırtarlar hepimizden daha iyi ama dostsuzluk ve mutsuzlukla bedelini ödeyerek. Bu bedeli ödemeye değermi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Acemiliğimin heyecanı ile yazmayı unutmuşum ama bunu belirtmeden geçemeyeceğim..Benim en çok sevdiğim satırları yazmışsınız yazınızda.."BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE" Herkes bu mısranın özünü anlayabilse yaşam çok daha güzel olurdu..Sevgilerle...(bu hasret bizim....)

Doğa 
 24.11.2006 15:47
Cevap :
nazımı ne çok severim. bana yaşattığın güzellikler için sonsuz teşekkürler. bu satırları sayfamda görmek harika.  24.11.2006 16:35
 

Merhaba; Bir dost selamıyla selamlamak istedim sizi,samimi,içten,beklentisiz....Bugun kayıt yaptığım bu toplulukta ilk satırlarımı , böylesine güzel anlatılmış bir konu için yazmaktan mutlu olduğumu ifade etmeliyim:)Sizi tebrik ediyorum gönlünüze ve elinize sağlık..Her konuda olduğu gibi "dostluk" konusunda da bence aslolan kişinin yürekten içten paylaşımıdır..Ard niyetsiz beklentisiz...Yani kendini kandırmadan..Bizim kültürümüzde genelde zor günleri paylaşacak dostlar bulunur da ,bir de iyi günlerimizi yürekten paylaşacak gerçekten sevinç ve coşkuyla bizi kucaklayacak dostların varlığı da önemlidir...Tüm dostluklarla kucaklaşsın o güzel yüreğiniz..Hoşçakalın dostçakalın:)

Doğa 
 24.11.2006 15:41
Cevap :
bana sunulan dostluğun için sonsuz teşekkürlerimi sunarım. bir ömür dostça bir paylaşım için yüreğindeki sevgi yeter. çok çoook teşekkürler.  24.11.2006 16:37
 

Sevgili Ali. Oğlunuza sağlıklı uzun ömürler... "Mevlana ve bir öğrencisi, dostluğun ve arkadaşlığın konu edildiği bir söyleşiden çıkmışlar, yolda birlikte yürüyorlardı. Biraz ileride yolun kenarında, iki köpeğin koyun koyuna sokulmuşlar, birlikte uyumakta olduklarını gördüler. Öğrencisi, biraz önceki söyleşinin de etkisi altında kalarak, bu görüntü karşısında çok duygulandı ve bu duygusunu Mevlana ile paylaşmak istedi: "Efendim şu manzaraya bakın" dedi. "Ne denli yüce bir ders alınacak dostluk örneği, değil mi?" Mevlana, öğrencisinin bu heyecanı karşısında hafifçe gülümsedi ve kişisel çıkarların nice dostlukları yakıp kül ettiğini anımsattıktan sonra ona, unutamayacağı bir ders verdi: "Evlat, sen onların arasına bir kemik atıver de, bak o zaman gör dostluklarını" dedi. "Bir dostluk, kişisel çıkar karşısında unutulmayacak denli sağlamsa, ancak o durumda bir değer ifade eder ve ancak o zaman onun adına 'gerçek dostluk' denilir. saygılar

Latif 
 07.10.2006 22:17
Cevap :
yorum ve dileklerinize içten teşekkürler.  09.10.2006 8:35
 

Bu arada, fotoğraftaki yakışıklı ve gülüşü çok güzel maşallah.

Tuğba 
 06.10.2006 23:12
Cevap :
oğlum için söyldiklerine teşekkürler.  07.10.2006 9:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 383
Toplam mesaj
: 116
Ort. okunma sayısı
: 2666
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Ziraat mühendisi ve iktisatçıyım. yatırım danışmanlığı ve kişisel gelişim konularında  Simurg Con..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster