Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
944
 

Düşler sokağında bir başkan

Düşler sokağında bir başkan
 

Kılıçla yaşayan kılıçla ölür..


Kiev maçı sonrasında yaşanan tükeniş , futbolu bildiğini düşünenler ile futbolu bilenler arasındaki farkın resmini yansıtıyordu.


Daum zamanında Fenerbahçe yönetimi ilk defa futbolun kaptan köşkünde doğru işler yapmaya başladı. O günü kurtarmak için değil geleceği yaratmak için kararlar aldılar. Takımın başına Daum’u getirerek ona sonsuz bir kredi sağladılar . Bu güven ve kredi ortamının süremesi için ciddi bir direnç gösterdiler . Daum gibi bir büyük bir egoya 3 sezon katlandılar. Fenerbahçe futbol takımının iskeletini dönemin ümit milli takım oyuncularını kadorya katarak geleceğin Fenerbahçe’sinin adımlarını attılar. Futbol takımının genç oyunculara rehber olacak kalbur üstü Brezilyalı oyuncularla destekleyip takımın saha içindeki direksiyonunu Aziz Pierre gibi bir lidere emanet ettiler..


Bu kurgu kurumsallaşma , markalaşma , tesisleşme adına attığı büyük adımları sportif başarılarla buluşturmayan bir yönetim için en radikal ama en doğru karardı.. Bu iskeletin üzerine ertesi sene az ama öz Appiah ve Alex transferleri eklenince Fenerbahçe modern sportif yönetime kavuştu rahatlığı vermeye başladı. Kararlar belli bir plan ve prensip doğrultusunda alınmaya başlanınca ardından gelen başarı da hiç kimse için süpriz olmadı.


Fenerbahçe son 5 yılda 3 şampiyonluk ve Şampiyonlar Liginde bir çeyrek final çıkarttı. Ancak başarılar geldikçe paylaşım kavgalarının şiddetlenmesi , şidetlendikçe de bu başarıların nasıl elde edildiğinin unutulması da sonun başlangıcını yaratmaya başladı. Önce Daum ile ego savaşı nedeniyle Pierre gönderildi ardından Denizli travmasından sonra Daum ...


Çorap sökülmeye başlanınca takımın başarı iskeletini oluşturan oyuncular istedikleri ucuk rakamlar yada ilk onbir garantisi istediği örnek gösterilerek gönderilmeye başlandı. Serkan Balcı , Nobre , Rüştü , Luciano , Servet , Mehmet Yozgatlı , Kemal , Appiah , Aurelio , Tuncay gibi oyuncular Fenerbahçe’den ayrıldıkça yerlerine onları Fenerbahçe’ye getiren kültüre inat o günü kurtarmak yada taraftarın gözünü boymak için janjanlı oyuncular alındı..


Milyonlarca euro verilerek alınan Kezman’ı göndermek için çekilen karın ağrılarınin bir benzerini Fenerbahçe bu sezon Maldonado , Guiza , Josico içinde çekecek gibi gözüküyor..


Artık deniz bitti, Fenerbahçe son dönem futbolu yöneten yönetim felsefesi karaya oturdu.


Fenerbahçe sorunun oyuncuların isminde yada teknik adamın oyun felsefesinde olmadığını anlamalı ve günün moda tabiri ile öz eleştirisini yapmalı . Fenerbahçe bu krizden gerekli dersleri çıkarmalı ...


Sorun Aragones’de yada bireysel olarak oyuncu tercihlerinde değil sorun yönetimin futbola bakış açılarının değişmiş olmasında. Başarı , "hemen şimdi"gelsin bunun içinde büyük oyuncular büyük rakamlara alınsın demekle olmuyor. Bunun için geleceği planlamak ve bu planlara uygun oyuncu ve teknik adam tercihi ile uzun süreleli hareket etmek gerekiyor.


Fenerbahçe’de şimdi ne plan var nede gerçekçi bir çözüm...


Başarısızlık endişesi ile devre arasında yapılacak büyük transferler Fenerbahçe için bir kumar olacak . Şunu açık yüreklik ile sormak gerekir ki bu kumara girmeye gerek var mı ?


Fenerbahçe 2003’e geri dönmeli ve bu dönüş için belki de bu seneyi feda edebilmeyi göze almalı ... Yarınları planlamadan bu günün başarısızlık baskısı ile hareket ederse bu günleri bile mumla arayabiliriz..


Beşiktaş bu düşünce yüzünden yerlerde sürünüyor..


Fenerbahçe bu işin böyle olmaması gerektiğini öğrendi ama öğrendiğini uygulama konusunda hala sorunları var. Yaşanan sorunların son noktası da Kiev hüznü oldu..

Çözüm için Fenerbahçe'de gerekli her şey var. Büyük bir ekonomi , markalaşama ve kurumsallaşma adına atılmış somut adımlar , Türkiye'nin tek gerçek futbol mabedi , futbolun alt yapısını okşayan büyük tesisler ve takımının her zaman maddi manevi arkasında olan fenerbahçe aşıkları bütün bu potansiyelleri harekete geçirip Fenerbahçe kamuoyunun 2-3 sene beklemesi konusunda ikna edip gerçekçi hedefler koymak da artık yönetimin işi ...

Çünkü bu günün modern futbol arenasında iş sadece para kazanıp bu paralarla şık futbolcular almak değil geçeceği ve başarıyı inşa etmektir.


Sevgiler..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet bu yazıy haırlayana,teşekkürler,yalnız ne hikmetse hep aynı terane efendim gerekirse bu sene feda edilmeli,peki niye, neden.Bu kadro yeterli değil yeniler alınsın senede feda edilmesin gideceğimiz yere gidelim.Sorunu çok güzel özetlemiş gidenler bir bakalım.tabii buna anelkayıda katalım.gelenler bakalım.maldanodo,josiko,alibilgin, ilhan,yaşin,gürhan.birde sakatmatikler var emre tümer,deniz,eee bukadar adamı niy besliıoruz.emrenin son maçı hariç hangisi fenere puan kazandırdı.bence bunlara fenerbahce forması verenlere yazık olsun.Fenerbahce yönetimi transferde sınıfta kalmıştır.saygılarımla esenkalın

necmettin tekcan 
 14.12.2008 10:49
 

Devre arasında eksik yerlere akılcı ve makul transferler ile şampiyonluğun en güçlü adayı gene F.BAHÇE takımıdır.Hele Trabzonu yendiği takdirde puan durumundaki iddalı durum daha da kuvvetli olacaktır.Selamlar

İlhan Ayta 
 13.12.2008 19:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 889
Kayıt tarihi
: 12.12.08
 
 

Kasım 76 İstanbul doğumluyum. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunuyum. 2000 yılından ber..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster