Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
537
 

Eğitimde kırılma noktaları

Eğitimde kırılma noktaları
 

Bir bilimsel toplantıda kürsüde konuşan akademisyenin söyledikleri geleceğimiz için dehşet verici. Ne diyor adının önünde profesör unvanı bulunan bu bilim adamı? “Beş yılda bir tek öğretmenin aynı öğrencilerle birlikte olması, olumlu değil.” Sonra “bir de” diyerek devam ediyor.

- Cinsiyet sorunu var.

Toplantıya katılan herkes cümlenin sonunun nasıl geleceğini merak ediyor.

“Biliyorsunuz ülkemizde karma eğitim modeli uygulanıyor.” Vurgusunu yaptıktan sonra, salonu dolduran yüzlerce kadın öğretmenin gözünün içine bakarak aynen şu cümleyi söylüyor;

- Hanım öğretmenler erkeklere iyi örnek olamazlar!

35 yıl öğretmenlik yapmış olan çok değerli bir kadın öğretmenimiz “Artık bu kadarına da dayanamam” diyerek yerinden kalkıyor ve salonu terk ediyor. Salonda bulunan diğer kadın öğretmenler de salondan çıkıyorlar.

Bu toplantı nerede yapıldı diye mutlaka merak etmişsinizdir. Bu toplantı Gazi Üniversitesinde yapılmış. Atamızın ismini taşıyan bir üniversitede, düşünebiliyor musunuz? Toplantının ismi de “1. Ulusal Sınıf Öğretmenleri Kongresi”. Akademisyen de Buca Eğitim Fakültesi Dekanı.

İnsan 21. yüzyılda tanık olduğu bu olaylara baktıkça kendine soruyor; “Nereye geldik? Ne durumlara düşürüldük?”

Ben kadın öğretmenlerin neden kötü model olduğunu kesinlikle anlayabilmiş değilim.

“Peki, erkek öğretmenler kız öğrenciler için nasıl bir örnek olur?” diye saçma bir soruyu kendime bile kesinlikle soramıyorum.

Benim ilkokul öğretmenim erkek öğretmendi ben onu asla unutamam. Benim tüm eğitim yaşamıma bir model olmuştur. Ortaokulda matematik öğretmenim bir kadın öğretmendi ve adı Adalet Tovay’dı. Onu unutamadığım gibi ondan da esinlenerek matematik öğretmeni oldum. Eğitim yaşamım boyunca ne erkek ne de kadın öğretmenlerim bana hiçbir şekilde kötü bir model olmadılar. Aksine öğretmenlik yaptığım yıllar boyunca hepsinden kendime bir örnek aldım. Beni yetiştiren tüm öğretmenlerimle gurur duydum. Beni ne denli sağlam bilimsel düşüncelerle donatırken Atatürk sevgisini büyük önderimizin bize bıraktığı mirasları, onun yolunu daha ileriye götürme azmini de ben öğretmenlerimden öğrendim. İyi ki varlarmış, iyi ki benim öğretmenim olmuşlar.

Bir bilimsel toplantıda hem de kendisi bir eğitim fakültesi dekanı olan bir eğitimcinin sözleri gerçekten düşündürücü. Şimdi bu fakültede eğitim gören kız öğrencilerimiz ne düşünür?

“Kız öğrenciler erkek öğretmenden eğitim almalı mı, almamalı mı?” Sorusu sürekli beynimin içinde dolaşıyor ve ben bu kötü soruyu beynimden kovmaya çalışıyorum.

Böyle bir konuşma neden yapılır?

Bu bana 1980 sonrası İstanbul’da sadece kız ve erkek öğrenciler için açılan özel okulları ve özel dershaneleri anımsattı. Sonra bu okullar karma eğitime döndürüldü. Hatta o zamanlar bu okullara kız öğrenciler için kadın öğretmenler, erkek öğrenciler için de erkek öğretmenler alıyorlardı.

Ben 35 yıl öğretmenlik yapan biri olarak, hatta bir kadın öğretmen olarak geleceğimizin büyük bir tehlike altında görmekten ıstırap içindeyim. Kendime çok kızıyorum “Ben öğretmenlerimin bana öğrettiklerini bile öğretememişim ki benim yetiştirdiğim insanların birçoğu benden çok farklı olduğu gibi benim düşünemeyeceğim şeyleri düşünmekteler. Hatta bu düşündüklerini uygulatmaya çalışmaktalar. Ne demek; “Hanım öğretmenler erkeklere iyi örnek olamazlar!” Bu cümle ne anlama geliyor. Neyin mirasını korumaya çalışıyorlar. Bu insanlar. Unutmasınlar ki biz ölümün bile öldüremediği o büyük insanın mirasını devraldık. Onu ileriye götüreceğiz.”

Bu düşünceler ve kadın davetli olmadan yapılacak olan Cumhuriyet Bayramı kabul törenleri bile bizi Atatürk yolundan döndüremez. Bizler her birimiz onun ölümsüz fikirleri ile doğduk, ölümsüz fikirlerini bizden sonra gelecek olan kuşaklara daha ileriye götürmeleri için devrettik.

Resim: http://www.memocal.com/AtaturkResim.asp

Aydın Tiryaki bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle eğitim fakültesi dekanları, akademisyenler olduğu müddetçe ben hiç bir şeye şaşırmıyorum. Geldiğimiz noktanın sorumlusu elbette ki sadece öğretmenler değillerdir ama şu da bir gerçek ki günümüz öğretmenleri ile 50 li, 60 lı yılların öğretmenleri arasında dağlar kadar fark var. Ne yazık ki eğitim sistemimiz (bana göre) çökmüş durumdadır, eğitilen öğrencilerin durumu içler acısı. Uygar dünya ile aramızdaki eğitim seviye farkı azalacağına giderek artıyor. İşin kötüsü hala da hamaset edebiyatı yapıyoruz. Eğitim sistemimizde acilen köklü reformlar yapmazsak, ülkemizin geleceğinin hiç de parlak olmadığına inanıyorum. Saygılar ve sevgiler

Matilla 
 27.10.2007 8:56
Cevap :
Çok haklısınız yanıt belli ama çözüme nereden başlayacağımızı kestiremiyoruz sanırım.  27.10.2007 9:32
 

Beş yada Yedi yıl önceydi sanırım, Bir Erkek çocuk yatılı okulundaki ERKEK MÜDÜRÜN "etek tıraşı" kontrol ediyorum diye, erkek öğrencileri taciz etmesini nasıl açıklardı sayın dekan? O salonda bu haberi anımsamadı kimse heralde. Keşke birileri sorsaydı. Yayınlandığı dönemde tepkiler aldı sonra da unutuldu sanılmasın. Arada benim gibi anımsayarak yanıt isteyenler olabilir. O müdürün, şimdi nerede hangi okulda sapkınlıklarına devam ettiği sorulabilir. Haberi tüm ayrıntılarıyla anımsayamadım. Televizyondaki görüntüleri gözümün önünde. Yerini ve zamanını anımsayıp yazan olursa sevinirim. iyi öğretmen ve kötü öğretmen vardır. Öğretmenin kadın veya erkek olması hiç ama hiç önemli değildir. Sevgili Müyesser Öğretmenim, ellerinize ve yüreğinize sağlık, yine önemli bir noktaya dokundunuz sevgilerimle.

Gürsel Yüce Tercan 
 22.10.2007 22:13
Cevap :
Gerçekten zor günler yaşıyor eğitimimiz. Küçücük yavrularımızı etisenin kemiğibenim hesabı teslim ettiğimiz bazı öğretmenler nasıl da canavar bilmemiz olanaksız. Aslında sorun cinsiyet sorunu değil, sorun eğitim sorunu. sorun eğitimin dinselleştirilmek istenmesi sorunu. Zor günler geçiriyoruz. Dilerim bu günleri de Atamızdan aldığımız güçle aşarız. Sevgilerimle...  23.10.2007 17:50
 

Müyesser Hanım çok önemli bir konuyu yazmışsınız. İlkokulda iki öğretmenin oldu. 1. Sınıfta (Yeşilöz Köyü İlkokulunda 5 sınıf aynı derslikte okuyorduk) öğretmenin Hüseyin Bilal'di ve çok iyi öğretmendi. İkinci sınıfa başladıktan 1 ay sonra İnebolu Yeniyol İlkokula geldim. Orada Öğretmenin Dürdane Örüklü idi. 4 yıl öğretmenim oldu. Dürdane öğretmen çok iyi bir öğretmendi ve hem bir insan olarqak hem de bir öğretmen olarak çok iyi bir modeldi. İyi öğretmen vardır, onun kadın veya erkek olması farketmez. Saygılarımla.

Aydın Tiryaki 
 19.10.2007 11:22
Cevap :
Dürdane Örüklü ve Kemal Örüklü'yü ben de tanıyorum. Öğretmenim olmadılar ama ikisini de asla unutmam. Hele bahçesinde kameriye olan o ahşap evi ve güllerini hiç unutamıyorum. Eniştem ve ablamla evlerine çok giderdik. teşekkür ederim yorumunuza, sevgiler, selamlar...  19.10.2007 11:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 222
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1351
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Matematik öğretmeniyim. Liselerde okutulan MEB Talim Terbiye Kurulundan onaylı matematik ders kit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster