Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
74640
 

Ekonomide, AKP öncesi ve AKP döneminin karşılaştırması...

Ekonomide, AKP öncesi ve AKP döneminin karşılaştırması...
 

Türkiye’nin ekonomik haritasını çıkartmaya ne dersiniz?

Bazıları ekonomiden anlamadan ahkâm kesip, bizim yazdıklarımızı eleştirse de biz doğru bildiğimizi araştırmalarla destekleyip, mucize(!) yaratılan ekonomide nelerin doğru, nelerin yanlış olduğunu sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

İsterseniz vatandaşın borçlarıyla başlayalım.

2002'de 8 milyon icra dosyası vardı…

2012'de 21 milyon dosyaya ulaştı!

Vatandaşın bankalara 2002'de 6.6 milyar borcu vardı…

2013 Ekim ayında 322 milyara çıktı.

Bu arada iktidarlar ne harcamışlar ve ne kadar büyüme sağlamışlar:

AKP’den önce AKP döneminde Türkiye’de, çok partili yaşamın başından 2002’ye kadar geçen 56 yılda iş başına gelen hükümetler:
95 milyar dolar iç borç,
130 milyar dolar dış borç,
8 milyar dolarlık özelleştirme,
542 milyar dolar vergi geliri olmak üzere, toplam 775 milyar dolar para kullandı.

AKP iktidarı ise son 11 yılda (2003–2013):
134 milyar dolar iç borç,
207 milyar dolar dış borç,
50 milyar dolarlık özelleştirme,
1,2 trilyon dolar vergi geliri olmak üzere, toplam 1.617 trilyon dolar para kullandı.

AKP kullandığı iki kat paraya rağmen, büyümede kendinden önceki iktidarlardan daha başarısız!

AKP’den Önceki dönemde yaşanan savaşlara (Kore Savaşı, Kıbrıs Barış Harekatı), depremlere, ihtilallere, küresel krizlere rağmen, 56 yılda iş başına gelen 42 Hükümet Türkiye’yi her yıl ortalama yüzde 5.1 büyüttü.

Kendinden önceki iktidarların 56 yılda kullandığı kaynağın 2 katını 10 yılda kullanmasına rağmen, AKP iktidarında ortalama yıllık büyüme yüzde 4.8 oldu.

1950’den 2002’ye kadar geçen 52 yılda Türkiye’nin toplam cari açığı 44 milyar dolar olurken, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında, Türkiye, dünyanın en yüksek cari açığına sahip 41. ekonomi idi.

1923’den 2002’ye kadar geçen 79 yılda Türkiye’nin toplam dış ticaret açığı 246,9 milyar dolar oldu. AKP yönetiminde geçen 10 yılda toplam cari açık 7.5 kat artarak 333 milyar dolara ulaştı.

Türkiye 2011’de, ABD’den sonra dünyanın en yüksek cari açığına sahip ikinci ekonomi; 2012’de ise en yüksek cari açığa sahip 8. ekonomisi oldu.

AKP’nin iktidar olduğu son 1 yılda Türkiye’nin toplam dış ticaret açığı 2.5 kat artarak 587 milyar dolara ulaştı.

AKP iktidara geldiğinde imalat sanayinin, milli gelir içindeki payı yüzde 18 idi. Türkiye dünya imalat sanayi üretimi liginde, 1990’da 13.; 2000’de de 15. sıradaydı.

AKP elinde geçen 10 yılın sonunda imalat sanayimizin milli gelir içindeki payı yüzde 15.6’ya indi. AKP iktidarı elinde Türkiye 2010’da dünyanın en büyük ilk 15 imalat sanayi ekonomisi liginden düştü.

AKP iktidara geldiğinde çiftçilerin işlediği tarımsal alan 24 milyon hektardı. 10 yıllık AKP iktidarında işlenen tarım alanı 3.4 milyon hektar azaldı. Çiftçiler 6.5 İstanbul büyüklüğündeki tarım alanını ekemez hale getirildi. Tarımda kendi kendine yeten Türkiye, AKP iktidarında karnını doyurmak için Arjantin’den mısır, Ukrayna’dan buğday, Şili’den Angus ithal ediyor. Tüm Cumhuriyet tarihinde ilk kez “sap ve saman” AKP iktidarında ithal edildi.

AKP iktidarından önceki 22 yılda (1980–2002) Türkiye’de ortalama işsizlik yüzde 8.3 düzeyindeydi.

AKP iktidarı elindeki son 10 yılda ortalama işsizlik yüzde 10.9 oldu. İşsizlik halen iki haneli rakamlarda geziyor. Yine çalışmak isteyen gençlerin beşte biri iş bulamıyor.

AKP İktidara geldiğinde tüketicilerin bankalara borcu 2.2 milyar TL, vatandaşların bankalara kredi kartı borcu 4.3 milyar TL idi. Ailelerin her 100 TL’lik gelirine karşı 4.7 TL borcu vardı. Kişi başına dış borç 1.963 dolar idi.

2013’ün Şubat ayında tüketicilerin bankalara borcu 100 kat artarak 201 milyar TL’ye ulaştı. Aynı ay itibariyle vatandaşların bankalara kredi kartı borcu 17 kat artarak 72.2 milyar TL oldu.

2012’nin Eylül ayı itibariyle ailelerin her 100 TL’lik gelirine karşı 48 TL borcu var. 2012 itibariyle kişi başına dış borç 4.500 dolara çıktı.

Bugün doğan her çocuk; kaşını, gözünü, burnunu anne veya babasından, 2.537 dolar fazladan dış borcu da AKP iktidarından alıyor(!)

AKP’nin iktidara geldiği yıl Türkiye’nin yurt dışına olan borçları ile alacakları arasındaki fark, yani açık pozisyonu 85 milyar dolardı. 2003’de reel sektörün döviz açık pozisyonu 18.5 milyar dolardı.

16.4 milyar dolar kısa vadeli dış borç, 626 milyon dolar da cari açığa karşılık, Merkez Bankası kasası 28.3 milyar dolar rezervle, AKP iktidarına emanet edildi. Yani her 100 dolarlık kısa vadeli dış borç ve cari açık için, Merkez Bankası kasası 166 dolar rezervle AKP’ye verildi.

AKP elinde açık pozisyon 5 kat artarak 426 milyar dolara ulaştı. AKP iktidarında reel sektörün döviz açık pozisyonu 7.7 kat artarak 142.4 milyar dolara ulaştı.

2013 Ocak ayında Merkez Bankası’nın kasasında 125 milyar dolar rezerv, buna karşılık 107,5 milyar dolarlık kısa vadeli dış borç ve 46,8 milyar dolarlık cari açık var. AKP iktidarında, her 100 dolarlık dış borç ve cari açık karşılığında devletin
 kasasındaki rezerv 81 dolara düştü.

Günde 2 dolardan az kazanan nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2002’de:
Türkiye’nin de içinde yer aldığı Gelişen Avrupa ve Orta Asya Ekonomilerinde yüzde 7.9
Arjantin’de yüzde 23.1;
Meksika’da yüzde 13.5;
Tayland’da yüzde 13.4;
Brezilya’da yüzde 20.2;
Türkiye’de ise yüzde 9.6 idi.

Geldiğimiz noktada günde 2 dolardan az kazanan nüfusun toplam nüfus içindeki payı:
Gelişen Avrupa ve Orta Asya ekonomilerinde 5.7 puan düşerek yüzde 2.2’ye
Arjantin’de 21.2 puan düşerek yüzde 1.9’a;
Meksika’da 9 puan düşerek yüzde 4.5’a;
Tayland’da 8.4 puan düşerek yüzde 5’e;
Brezilya’da 8.9 puan düşerek yüzde 11.3’e indi.
Türkiye’de ise sadece 4.9 puan düşerek yüzde 4.7’ye geriledi.

 AKP kendinden önceki iktidarların 56 yılda kullandığı paranın 2 katını 10 yılda kullandı.

Buna rağmen bugün Türkiye’de:

44 milyon kişi iki günde bir, bir kap et yemeği yiyemiyor,
26 milyon kişi kendine yeni bir elbise alamıyor, eskilerle idare ediyor,
58 milyon kişi evinde eskiyen masa, sandalyesini değiştiremiyor,
61 milyon kişi konut masrafları altında eziliyor,
42 milyon kişi borçlarını ödemekte zorlanıyor,
63 milyon kişi evinden uzakta bir hafta tatil yapamıyor,
49 milyon kişi ucu ucuna geçiniyor ve beklenmedik bir harcama çıkarsa karşılayamıyor.

İşte mucize bu rakamlarla yaratıldı!
  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

2002'deki icra sayısı 8 milyon iken şimdi 21 milyona çıktığını ve bunun ekonomik bir başarısızlık olduğunu iddia ediyorsunuz. ABD'de kaç icra var acaba? Daha yüksek ise ekonomide bizden kötüler midir? Bu kıyaslamaları yaparken toplam kredi kullanan sayısı ve kredi kullanım miktarları ile oranlayarak analiz etmek gerekir. İşsizlik oranı hariç tüm veriler sıkıntılı gözüküyor. AKP iktidarı ilk 10 yılında dünya tarihinde az rastlanan hatırı sayılır bir ekonomik kalkınma hikayesi yazmıştır. 2012 sonrası da dünyadaki resesyona paralel şekilde patinaja düşmeye başlamıştır. Ayrıca batı ve bazı ortadoğu ülkeleri stratejik çıkarlar gereği terör, siyasi-ekonomik baskılar ile diz çöktürmeye çalışmaktadır. Anayasa fırlatılması ile kriz çıkan ülkeden bunca olaya(darbe girişimi vs) rağmen hala çökmemiş bir ekonomiden bahsediyoruz. Analizler alamayan beyinleri yıkaması için yapılmıştır. Yapanın bilmediğini düşünmüyorum

bekir ırmak 
 17.11.2016 19:30
Cevap :
ABD'nin milli gelirinden haberiniz var mı? Arapların kaç trilyon dolarını çaldılar biliyor musunuz? AKP'nin ekonomik politikalarını bu kadar beğeniyorsanız, son bir ayda yaşanan devalüasyonu bir açıklar mısınız?Herkesin beyni almıyor, bir sizin beyin mi alıyor?  21.11.2016 11:05
 

Kişi Başı Milli Gelir? Yazsam sayfalarca sürer. Siz milletin yediği yemeği milletten iyimi biliyorsunuz? Millet ne yediğini ve kime oy vereceğini çok iyi bilir. İdeolojik saplantılardan kafasını kaldıramamış azınlıklar boşuna küçültmeye çalışmasın. 1 Türkiye'nin 3 Türkiye olduğunu dünya biliyor. Sayısal rakamlar ile de ortadadır. Büyüme oranlarından da kısaca bahsedeyim. Neden AB ülkeleri, G20 ülkeleri bazında bakmıyorsunuz? Çin ve Hindistan işin içine girince rakamları yukarı çekiyor. Büyüme oranlarına istediğiniz sonuçları gösterecek orantılar ile bakmışsınız. İhracatımızın % 60-70'i Avrupaya yapılır. AB ülkeleri bazında ve gelişmekte olan ülkeler bazı ile G20 ülkeleri bazında bakmanız, Çin-Hindistan hariç değerlendirmeniz gerekir. Analizlerin hiçbir bilimsel anlamı yoktur...

bekir ırmak 
 17.11.2016 19:24
 

Neden işsizlik 1980-2002 ortalaması baz alındı? İşsizlik 2002 öncesi'de 10 idi bugün de 10. Ancak köyden kente geçiş oranları vs sebepleride olmakla birlikte insanlarla ilgilide sıkıntı var bunlar ayrı konular. Neden bütçe dengesinden, bankacılık sektöründeki inanılmaz gelişmelerden de bahsetmediniz? Neden GSMH'dan ve bunun kamu borcuna oranından bahsetmediniz? Devletin dünyadaki alt yapı çalışmalarının toplamının % 44'ü nü tek başına yaptığını, borçlanmada bunun payını ve 2002 öncesi borçların maaşları vermek için yapıldığından neden bahsetmediniz? ABD'nin 19 trilyon dolar, İngiltere'nin 9 trilyon dolar borcu olduğunu neden yazmadınız? Askeri üretimdeki millilik oranının %20'den %80'e çıktığını neden yazmadınız? Birkaç tane hariç makroekonomik verilerin tamamının AB standartlarına gelmesini neden yazmadınız? 2002 öncesi % 80 enflasyonlardan % 7,5 -8 lere geldiğimiz? Merkez bankası faizlerinin tarihi düşük seviyelere gelmesi? BİST-100'ün 16 binlerden 93.000 ile tarihi rekor kırması?

bekir ırmak 
 17.11.2016 19:23
 

Günde 2 dolar ve altı kazananların oranı Türkiye'de 0,26'ya düşmüştür :D Bilgiler hatalıdır. Özel sektör borcunun artması başka borçları veya ödemeleri için yapılmamaktadır. Yatırım yapmak için şirketler borçlanmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler böyle büyür. Önemli olan özel sektörün taksitlerini vadesinde ödeyip ödeyemediğidir ki böyle bir sıkıntımız bulunmamaktadır. 1300 lira ile milli gelire oran ile en yüksek askeri ücret veren ülke olduğumuzu bakan açıkladı geçen günlerde. Tarımsal ürün ihracatı 8 kat artmıştır. İthalat da buna yakın oranda artmıştır. Küçüldü ise ihrcat nasıl artıyor? Elbetteki potansiyelini kullanamamaktadır. Bunun için birçok teşvik yapılsada köylü becerememiştir. Bundan sonra Milli Tarım projesi ile işi profosyonel şekilde yapacağız. Planımız projemiz vardır. Cari açık ekonominin büyümesi sonucu oluşmaktadır. 2002 öncesi petrol ihracatı ile şimdikini neden kıyaslamıyorsunuz?

bekir ırmak 
 17.11.2016 19:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2659
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster