Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '12

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
6142
 

Fenerbahçe: 29 yıl sonra gelen Ziraat Türkiye Kupası...

Fenerbahçe:  29 yıl sonra gelen Ziraat Türkiye Kupası...
 

Fenerbahçe sonunda muradına erdi; Ziraat Türkiye Kupası’na kavuştu.

Fenerbahçe’nin en son kazandığı Türkiye Kupası 1983’te...

Tam 29 yıl geçmiş aradan; dile kolay!

Fenerbahçe’nin üç kupası (1968, 1974,1979) daha var.  

Fenerbahçe’nin “son maç kâbusu”, kupada da peşini bırakmamış; 9 kez kez de finalde (1962-1963 , 1964-1965, 1988-1989, 1995-1996, 2000-2001, 2004-2005, 2005-2006, 2008-2009 ve 2009-2010) yitirmiş.

*****

Fenerbahçe, Ankara’ya Ziraat Türkiye Kupası’na yaralı geldi.

Neydi o yaralı olma?

12 Mayıs’ta Fenerbahçe, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Galatasaray’la berabere kalarak (0-0) Spor Toto Süper Lig Şampiyonluğu’nu 1 puan farkla rakibine kaptırdı.

Final sonrası, Teknik Direktör Aykut Kocaman, “yara sarma”dan söz etti:

"Bu sene yaralarımızı sara sara geldik bugüne kadar. Bu seferki yara, biraz daha ağır bir yara. Tek tek bütün isimleri saymaya gerek yok. Eksik olduğumuz anlarda dahi maçı ne kadar istediğimizi gösterdiler. Çok da kolay olmayacak. Diğer taraftan yaralarımızı sarmayı öğrendik. Çarşamba gününe kadar, Bursaspor maçına kadar yaralarımızı sararak çıkacağız."

“Yaralı” futbolcular, Aykut Kocaman’ı mahcup etmediler; “yara sardılar”...

İstanbul’a Ziraat Türkiye Kupası’yla dönüyorlar.

Ama biraz buruk!

Fakat, her zaman olduğu gibi “dik duruşlu”, “onurlu mücadele”... Çünkü her zaman yineliyoruz; Fenerbahçe’nin başına gelen “pişmiş tavuğunun başına” gelmez. Adı “Büyük”e çıkmış takımlarda birinin başına gelseydi bu işler, ortada başkan maşkan da kalmazdı.

Kimse de sahip çıkmazdı;  gemiyi terk eden edene olurdu.

Bakmayın, böyle/ öyle atıp tutmalarına, “yüksek perden konuşma”lara.

Neyse konumuz onlar değil; biz gelelim “dik duruş”a, “onurlu mücadele”ye...

*****

Fenerbahçe, Ankara’ya “yara sarma”ya gelmişti.

Bir maçta “iyi”, bir maçta “kötü” oynama alışkanlığı vardı Fenerbahçe’nin.

Bu maç, “iyi” oynama maçıydı.

“Dakka bir, gol bir” hesabı, ilk gol Caner’den geldi. Alex’in devreye gireceği belli olmuştu. Fenerbahçe, özellikle Alex’in dağıttı paslarla, Bursaspor kalesinde tehlike üstüne tehlike yarattı.

Hani, “çaylar şirketten” denir ya, onun gibi olsun diyelim, gol pasları Alex’tendi.

Fenerbahçe, orta alanı ele geçirmişti. Golden sonra, o bildiğimiz top gezdirme yoluna başvurdu. Bir yandan top gezidirirken öte yandan da Bursaspor’un ilerideki futbolcularını koşturuyordu.

Maça yön veren, zaman zaman sağdan soldan, ortadan geliştirdiği akınlarla gol pozisyonları yakalayan Fenerbahçe’ydi. Bursaspor ise, ilk yarıda kaleyi bulan şutu olmamasına karşın, Volkan Demirel’i bir kez zor durumda bıraktı; o anda imdada Emre yetişti.

Fenerbahçe rahattı.

Orta alan, hem ileriye destek verdiler, hem geriye... Kendi bölgelerinde görevlerini tam yaptılar. Yobo’nun sakatlanması, erken bir değişiklik görünse de, Bursaspor’un Fenerbahçe’ye ayak uyduramaması, Fenerbahçe’nin işini kolaylaştırıyordu.

*****
Fenerbahçe, ikinci yarıya da rahat başladı. Bunda önde olmanın etkisi de vardı. Bursaspor, ilk yarının başlarında, Fenerbahçe’nin oyunu geride kabullenmesiyle, bir ara  baskılı  gözüktü. Fenerbahçe de, 2-0 yetmez gibi, işi daha da sağlama almak için gol peşinde koştu.

Yine gol pası Alex’ten; golü atan Semih Şentürk...

Bu kadar gol pası veren Alex’e, gol pası vermemek olur muydu?

O pası da Semih Şentürk verdi.

Fenerbahçe, artık “şen”di...

Tribünler de öyle...

Artık maç kopmuştu...

29 yıllık özlemin sona eriyordu.

Erdi de...

*****

Fenerbahçe, Ankara’ya “yara sarma”ya gelmişti.

Sardı da...

Kaçan Spor Toto Süper Lig Şampiyonluğu’ndan sonra gelen Ziraat Türkiye Kupası, bir bakıma “teselli kupası” oldu.

29 yıllık özlem bitti.

*****

Fenerbahçe-Bursaspor: 4-0

Stat: Ankara 19 Mayıs
 
Hakemler:  Bülent Yıldırım, Cem Satman, Ekrem Kan

Fenerbahçe: Volkan  - Gökhan Gönül (Dk. 59 Orhan Şam), Bekir, Yobo (Dk. 31 Serdar Kesimal), Reto Ziegler - Caner, Cristian, Emre, Mehmet Topuz - Alex (Dk. 82 Sow), Semih

Bursaspor: Carson - İbrahim, Serdar Aziz, Vederson, Basser - N'Diaye (Dk. 64 Turgay Bahadır), Sestak (Dk. 71 Okan Deniz), Batalla, Adem (Dk. 56 Musa Çağıran) - Ozan İpek, Pinto
 
Goller: Dk. 2 Caner Erkin, Dk. 45 Cristian Baroni, Dk. 58 Semih, Dk. 77 Alex
 
Sarı Kartlar: Cristian, Emre; Basser, Vederson, Pinto, Musa
 

TURGUT ÇELİK/ Mersin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fenerbahçe'nin Galatasaray karşısındaki kötü futbolunu gördüğümde kupaların paylaşıldığı Yıldırım Demirören-Adnan Polat görüşmesi geldi. Fenerbahçe'nin kupayı alacağı kaybedilen şampiyonluktan sonra kesindi. Fenerbahçe'nin kupayı alamaması ile ilgili espriler de sona ermiş oldu.

Tevfik Soylu 
 17.05.2012 0:26
Cevap :
Tevfik Bey...Fenerbahçe, Galatasaray karşısında sadece gol atamadı. Fenerbahçe, oynayan takımlara karşı oynuyor; beraberliğe yatanlara değil. Kupa yoktan iyi. Söylenlenler laftan öteye geçzmaz. Saygılar, selamlar.  17.05.2012 19:23
 

Evet Turgut Bey bugüne kadar seyrettiğim en rahat ve en güzel futbol maçıydı. Bursa sporlu taraftarların tribün desteği Fenerbahçe'yi coşturdu :) Her iki takımın taraftarlarını özellikle tebrik ediyorum. 29 yıl sonra gelen mutlu son. Hak eden kazandı. Saygılar...

M.Talip Girgin 
 17.05.2012 0:07
Cevap :
Talip Bey... Fenerbahçe bu, yenenin kazanacağı maçlarda daha iyi oyunuyor. Güzel bir oyun vardı. Maç öncesi teknik adamların sözleri, maç sonrası açıklamalar, güzel görüntüler, özlediklerimizdi. Demek ki, istenince oluyor. yarım puanlara kaçan şampiyonluktan sonra, 29 yıllık özlemin bitmesiyle gelen bu kupa da iyi oldu. Saldırıların, her türlü olumsuzluğun olduğu bir sezonda bundan iyisi can sağlığı. Saygılar, selamlar.  17.05.2012 19:45
 

Turgut Bey; son golümüzü saymadınız mı? Bu kupa eziyetini de sona erdirmiş olduk. 29 yıllık eza olmasa çok da üzerinde durmazdık. hayırlısı olsun. Şu belirsiz dönemi atlatalım daha büyük sevinçlerimiz olacak inşallah. Bugün milat olsun. Saygılar.

Engin ALTUNISIK 
 16.05.2012 23:43
Cevap :
Engin Bey... Goller çok olunca, üçüncü golden sonra her bitince...Sonradan saydım. Teşkkür ederim. Bir teselli oldu bu kupa diyorum, ama... 29 yıl sonra gelmesi, teselliden öte bir anlam taşıyor. Bir iyi, bir kötü oyun, ne yazık ki, Süper Final'in son maçına geldi. "Acıyı bal eyleyenler"e...Saygılar, selamlar.  16.05.2012 23:53
 

Sayın Turgut Çelik : Kıymetli Hocam bir kaç gün önce sizinde sevineceğiniz zamanlar olacak demiştiniz öyle oldu sevindim,zaten ben içimden diyorum Futbolu Kıymetli Turgut Çelik Hocamıza teslim etseler mevcutlardan daha iyi yönetir, Hocam dediğiniz gibi iyi oynadılar,yani Bursa spora sahayı dar ettiler ani iki zorunlu değişiklik buna rağmen 50. Kupayı çok geç olsa da aldılar Futbol güzeldi,Seyirci güzeldi,Çirkinlikler olmadı bunlarda güzelin ayrı yönleri.Elinize,dilinize sağlık,Selam ve Saygılar..!

Mehmet Burakgazi 
 16.05.2012 22:57
Cevap :
Mehmet Bey... Teşekkür ederim. Üzntü sürekli değildir, sevinme de... Cumartesi üzülenler, dün sevindi. Futbol seyeredelim yeter... Maç sonrası, abartıya kaçmayan sevinmeler, centilmenlik diyeceğiz görüntüler güzeldi. Bursaspor da iyi takımdı, ama Fenerbahçe baskın çıktı. Saygılar, selamlar.  17.05.2012 19:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2460
Toplam yorum
: 2826
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1713
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster