Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '10

 
Kategori
Spor
 

Futbolumuzda sona eren paradigma; Erman Toroğlu

Futbolumuzda sona eren paradigma; Erman Toroğlu
 

Türkiye’de Erman Toroğlu bir markadır, fenomendir. Ne dediği ve karar verdiği önemlidir. Yaklaşık 25 yıldır futbol dünyamızın içinde çok merkezi bir yer işgal etmektedir ve yayın ihalesinin hemen birkaç gün sonrasında adı bu sefer gitsin mi kalsın mı tartışmalarının içinde gündemimize oturmuştur.

Yayıncı kuruluş artık nereden geldiği az çok tahmin edilebilen bir gerekçe ile Erman Toroğlu’nun görevine son vermiştir.

Futbol kamuoyu şimdi Erman Toroğlu’na yapılan şeyi tartışıyor.

"Bu bir linç midir? Yoksa belli bir birikimin yarattığı sonuç mudur?"

Erman Toroğlu mağdur pozisyonundadır. Hakları gasp edilmiştir. O futbol dünyamızın en renkli kişisidir. Böyle bir muameleyi de hak etmemektedir.

Ya da… İyi olmuştur. Layığını bulmuştur.

"Futbolcuların maç içinde yaşadıkları bütün tartışmalı pozisyonların nihai kararını vermesini bekledikleri bir hâkim değil midir?"

İşin tuhafı her taşın altından çıkan, bütün bunların hepsidir belki de… Bu nedenle onu eleştirenler de savunanlar da haklıdır. Erman Toroğlu gibi bir adamı hayatımızdan çıkarmak kolay değildir. Sorun yaratır şu an olduğu gibi.

"Peki neden böyle insanların peşine takılıp gittiğimizi kendimize soruyor muyuz?"

Ne yapar Erman Toroğlu dediğimiz kişi?

Elinde bir düdük sürekli karar verir. On kusurlu hareketin gerçekleşip gerçekleşmediğine kanaat getirir. Topun bir karış içeri girip girmediğini, girdiyse nasıl, girmediyse neden girmediğini gözümüze soka soka, “geri al… geri al… Oynatalım… Şimdi yavaş yavaş ilerlet bakalım…” diye diye belletir, zorla kabullendirir.

Hükmü zaman içinde öylesine güçlenmiştir ki verdiği kararlar sadece o anın ya da pozisyonun içinde kalmaz çoğu zaman kişilerin özlük haklarına kadar ilerler.

"Hayatın merkezine neyi koyarsanız o şekilde düşünmeye başlarsınız."

İşte sporumuzun, futbolumuzun yıllar içinde ilerleyemiyor oluşunun temelinde de hep pozisyonlarla, hükümlerle, verilen ya da verilmeyen kararlarla, çalınan veya çalınmayan düdüklerle yaşıyor oluşumuzun çok büyük etkisi vardır.

Sorun Erman Toroğlu değil, onun temsil ettiği, taşıdığı anlam ya da düşünceler paradigmasıdır.

Yıllar önce bir maç sonrasında çok ünlü teknik direktörlerimizden biri televizyonlara çıkıp, çok kötü oynadığı ve kazanmayı da hak etmediği bir maç sonrasında verilmeyen penaltısının hesabını soruyordu. Çok kısa süre önce de yine ünlü bir başkanımız aynı kameraların önünde aynı cümleleri sarf ederek hakemlerden dert yanıyordu.

Bu kadar basit miydi?

Kuşkusuz böyle olmamalıydı.

Düşünün ki oyunun içindeki futbolcu kardeşimiz, arkadaşımız şahsen içinde bulunduğu bir pozisyon için kendisi karar veremiyor ve “akşam Erman hocanın bu pozisyonu yorumlamasını” bekliyor.

Yarım milyar Türk Lirasına dayanmış bir yayın ihalesiyle artık endüstri haline gelmiş bir ürünün "üstyapı kurumları" güçlü olmalıdır.

Futbolun basit bir oyun olduğunu ve fazlasıyla ciddiye aldığımızı ifade eden yorumlar okuyoruz.

Bütün oyunlar basit bazı kurallar üzerine oturur. Satranç da yedi taşın yedi ayrı hareketi üzerine kuruludur ancak milyonlarca kombinezon içerir ki bütün işlevi bu milyonlarca hamleyi düşünen özel bilgisayarlar bile geliştirilmiştir.

Futbolun basit kurallara oturduğu doğrudur ancak basit bir ürün olduğunu artık söyleyemeyiz.

Futbolun daha izlenir ve takip edilir olmasını sağlamak için bir takım yeni değerler dizilerinin varlığına ihtiyacımız var. Bunun için de yeni bakış açıları, bunu taşıyan yepyeni düşüncelerimiz olmalı.

Bu anlamda Erman Toroğlu bir kurbanmış gibi görülebilir ancak sürecin doğal sonucudur.

Onun gidişini Aziz Yıldırım’ın istediğini iddia edenler var. Dolaylı olarak bunun doğru olduğunu bile söyleyebiliriz. Aziz Yıldırım Türkiye’nin dörtte üçüne antipatik geliyor olabilir. Bunun sebebi de kuşkusuz kendisidir. Ancak ister kabul edilsin, edilmesin, önce Fenerbahçe’ye sonra da Türkiye’ye farklı bir bakış açısı, yaklaşım, düşünme sistematiği kazandırmıştır.

Aziz Yıldırım’ın Kulüpler Birliği Başkanlığı’nı sürdürmesini ezeli rakipleri dahil herkes neden istiyor?

Efendim, istifa edip karar değiştiriyormuş. Bu bir güç tartısıdır. Taktikseldir.

Demokrasimizden tutun da hemen bütün değer yargılarımız değişiyorken artık futbolumuzun bugünü ya da geleceği bir iki hakemin vereceği karara bağlı kalabilir mi?

Bunu görebildiğimiz, fark edebildiğimiz için artık daha az hakem konuşuyoruz zaten. Futbolda hakemden başka şeyler de olduğunu sporcularımız da ayırt etmeye başladı. Bu bir süre sonra ister istemez tribünlere de yansıyacaktır. Ancak zaman istiyor.

Süreç Erman Toroğlu’nu da değiştirecektir. Bu bir kişinin linç edilmesi olarak algılanmamalı zaten.

Temelde bu algıyı yok ettiğimiz zaman daha fazla keyif aldığımızı göreceğiz.

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hemen tüm eleştirilerimi üşenmemiş cevaplamışsınız.. Haklısınız, anlaşamadığımız ve anlaşamayacağımız konu çok. Sadece üç konuyu yazacağım: 1-Fenerbahçe taraftarı son beş yıldır hakem konusunu en az konuşan grup değil. Kusura bakmayın ama bu tartışma konusu bile olamaz. İnternette tüm yorum yapılan yerlerde, hatta GS maç yazılarının altında bile, yakın çevremde tüm fenerbahçeliler sürekli hakemi konuşur. Eğer başka konu kunuşmuyorlarsa, konuşanlar FB'li değil.. 2-Antu.com bir FB taraftar sitesi, Zonguldakspor'un değil. Dolayısıyla FB'lilerin genel görüşü hakkında fikir verir. Amma yaptınız. 3-"Anti.com" yazımı "(anti değil)" diyerek düzeltmenizi şık bulmadım.. Sadece "antu.com" demeniz yeterdi. Saygılarımla..

Bekir Gümüş 
 25.01.2010 23:01
 

16-Erman Toroğlu’dan daha tarafsız bir yorumcu biliyor musunuz? 17-“Erman Toroğlu’nun burnunu kopardılar” başlıklı yazımı okudunuz mu? Lütfen okuyunuz.. Orada neden burnunu kopardılar dediğimi daha iyi anlayacaksınız. Eğer değişmesi gereken bir şey vardıysa bu onun tarzı olabilirdi, kendisi değil. Şimdi onun yerine önerebileceğiniz daha tarafsız birisi var mı? 18-“Fenerbahçe’nin Erman Hoca’ya en sempati ile bakan taraftar grubu” olması pek inandırıcı değildir. Siz inanıyorsunuz anlıyorum ama.. en basit bir örnek, Anti.com açıklaması: “Teşekkürler Digiturk!” Saygılarımla..

Bekir Gümüş 
 22.01.2010 23:01
Cevap :
Yazınızı ilk gün okumuştum. Buradaki bir çok spor yazısını okuyorum. Dediklerinizi anlıyorum ama tekrar ediyorum kabul etmiyorum. Erman Toroğlu yüzünden kaç hakem hakemlik yapamaz hale geldi siz hiç bunların analizini yaptınız mı? On sene önce hepimiz aynı şeyi yapıyorduk. Artık başka şekilde düşünmeye, yazmaya çalışıyoruz. Çünkü eski olanın doğru olmadığını gördük. En azından ben böyle düşünüyorum. Karşılığı da yazılarım. Ne hissediyorsam onu yazıyorum; başka türlü yazmam. Antu.com (anti değil) bir taraftar sitesidir. Yarın taraftara "decoderleri geri verin" diye başlık atar. Bunları çok yaşadık. Fenerbahçe taraftarı son beş yıldır hakem konusunu en az konuşan grup. Ancak bunun dozunu kaçırdığı hakemler de oluyor. Yok demiyorum. Yorumlarınız için teşekkür ederim. Kuşkusuz her eleştiri bizleri biraz daha geliştiriyor. Ben bu düzeyde konuşmaya her zaman varım. Kişiselleşmediği sürece. Saygılar...  25.01.2010 18:59
 

10-“Gerekçenin nereden geldiği bellidir” diyorsunuz, herkes biliyor: Kulüpler birliği ve dolayısıyla Aziz Yıldırım. Bunu pek reddeden yok. 11-Sizin hemen bilinçli veya bilinçsiz ilan ettiğiniz gibi Erman Toroğlu hayatımızdan çıkmayacaktır, yanıldığınızı önümüzdeki süreçte göreceksiniz. 12-Sorunun Erman Toroğlu olmadığını söylüyorsunuz ancak yazınızın bütünü bunu doğrulamıyor. 13-Bana verdiğiniz cevaplar benim kadar agresif olmasa da, kalın bir savunma duvarının ardından yazılıyor. 14-Yanılıyorsunuz, Aziz Yıldırım Fenerbahçeliler hariç herkese antipatik gelmektedir. 15-Onun kazandırdığı “düşünce sistematiğini” ben bilmiyorum, bunu açmanız gerekir. Onun tek düşünce sistematiği şu olabilir; “hep biz yenelim, hep biz yenelim, hep biz hep biz hep biz!!”

Bekir Gümüş 
 22.01.2010 22:56
Cevap :
Düşüncelerimizi açıklıyoruz. Elbette savunacağız. Bunun için kalın savunma duvarlarına ihtiyaç duymuyorum. Yazıyorum zaten. Sizinle aynı platformdayım. Siz de yazıyorsunuz. Aziz Yıldırım hep yenelim diyor da başka kulüplerin başkanları arası sıra yenilsek de olur mu diyor? Aziz Yıldırm bunu doğrudan yapıyorsa bir önceki yorumda sizin yaptığınız şeyi, savunduğu değerleri direkt olarak yaptığı içindir. Bu kimilerine antipatik geliyor olabilir. Ancak Kulüpler Birliği neden Aziz Yıldırım'ından vazgeçmiyor? Aziz Yıldırım neden TV gelir paylaşımının eşit yapılmasını savunuyor? Bugün Anadolu'dan bir kulüp başkanının çıkıp Aziz Yıldırım'ı eleştirdiğini görüyor musunuz? Çünkü onların da bu pastadan faydalanmasını ve gelişmesini istiyor. Ancak sahada onlarla karşılaştıklarında kendi takımı kazansın istiyor. Aziz Yıldırım, savunduğunuz Erman Toroğlu kadar dürüst bir duruş sergiliyor bence. Biri sizin ifadenizle tarafsızca, biri de benim ifademle taraflı yapıyor. Ama açık açık ne net cümlelerle.  25.01.2010 18:52
 

6-Sizi tarafsız olmanız gerektiği konusunda eleştirmediğim hususuna açıklık getirdiğime göre benim taraflılığımın sorgulanmasına gerek kalmamıştır. 7-Aziz Yıldırım konusunda kesinlikle ve sonuna kadar "spor"dan yana tarafım. 8-Ben sizin “daha açık bir şekilde” taraflı yazı yazmanız gerektiğini düşünüyor ve sizi bu yönde eleştiriyorum. Erman Hoca “bir hakem taraf tutmak isterse bunu penaltı vererek yapmaz, inceden inceden oya gibi işleyerek yapar” diyordu. İşte siz de bu yazınızda aynı şeyi Erman Hoca’ya yaparak, ona yapılanları inceden inceden aklamaya (haksızlığa yumuşak geçiş) çalışmışsınız. 9-Agresif olduğumu belirtiyorsunuz, haklısınız. Söylemek istediğini dimdik söyleyen yapımızdan dolayıdır. Ancak saygısızlık yapmamaya özen gösteriyorum.

Bekir Gümüş 
 22.01.2010 22:43
Cevap :
Çok ciddi bir Aziz Yıldırım karşıtlığınız var. Bunu anlayabiliyorum; ancak onaylamıyorum. 8. maddede yazdığınız şeyin iki karşılığı vardır. Birincisi takiyye yapmaktır. Diğeri de içten pazarlıktır. Ben yazılarımda ikisini de yaptığımı düşünmüyorum. Bu anlamda haksızlık yapıyorsunuz. Ancak düşüncelerinizi ve hislerinizi engelleyemem. Bu nedenle yıllardır bütün duyguları, içi dışı ortada olmuş biri olarak söylediğiniz şeyi asla hak etmiyorum. Bugün benimle ilgili bir araştırma yapmaya çalışsanız üç aşağı beş yukarı neye inandığımı, düşündüğümü beni yakından tanımayan biri olarak bulabilirsiniz. İnternette çok açık olarak varım. Bu nedenle herhangi bir şeyi inceden inceye farklı göstermeye çalışmam direkt olarak söylerim. Yazım da Erman Toroğlu'nun kişiliğine değil, temsil ettiği şeye yönelikti. Bence çok abarttınız. Erman Hoca işsiz değil ki. Gazetede köşesi var; başka bir spor kanalında çalışıyor. Lig TV sözleşmesini bitirdi o kadar. Asla saygısızlık yaptığınızı söylemedim.  25.01.2010 18:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2022
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1273
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster