Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3757
 

Genç adam, küçük kız ve yaşlı kadın

Genç adam, küçük kız ve yaşlı kadın
 

Genç adam baş ucunda kitap okurken uyuya kalan kızının üzerini örttü.

Yanındaki lambayı söndürüp, gece lambasını yaktı.

Kızının yanağına sevgi dolu bir öpücük kondurup, kulağına “Seni seviyorum kızım” diye fısıldadı.

Küçük kız çoktan uykuya dalmıştı.

Evlerinin salonuna geçti, televizyon izleyen eşi “ Uyudu mu sonunda?” diye sordu.

“ Evet” diye yanıtladı adam eşini.

“ Aynı masalı 4 kez okuduktan sonra uyudu kızım” dedi.

“ Yaa, bıkmıyorlar defalarca aynı masalı dinlemekten değil mi?” diye soran eşine, genç adam “O da bir şey mi ben anneme 7- 8 kez falan okuturdum aynı masalı, O da sabırla okurdu “ dedi, yüzüne yayılan huzurlu bir tebessümle.

Birer kahve yaptılar kendilerine ve eskilerden konuşmaya başladılar.

“ Benim annem tuhaf bir kadındı” dedi genç adam.

“ Nasıl tuhaftı” diye sordu karısı.

“ Tuhaftı işte. Mesela bana hamileyken 3. aydan itibaren klasik müzik dinlemeye başlamış.

6. ayın sonunda, dinlediğim müziğe tepki verip hareket ettiğimi söylerdi. Doğum yapıp eve taburcu olduğumuzda da, herkes hayırlı olsun ziyaretleri yaparken o kaşla göz arasında 3 günlük bebeğe yine klasik müzik dinletmiş ve ben ellerimi hareket ettirmişim müziğin sesini duyunca. Bunu gören annem durur mu? Ben her uykuya yatışımda bana klasik müzik dinletmiş taaa ki ben 2 yaşıma basana kadar.”

“ Ne güzel işte diye yanıtladı” genç kadın eşini. Hassas bir kulağın, güzel bir sesin olmasını annene borçlusun o zaman. Üstelik bırakmasaydın piyano çalmayı belki de şimdi iyi bir piyanist olmuştun”.

“ Hayvan sevgimi de O’na borçluyum. Balıktan tut da kedi, köpek, ne varsa besledik biz annemle. Üstelik yıllar sonra bana ne itiraf etti biliyor musun?

Meğer annemde tüylü hayvanlara karşı bir korku varmış. Bunu bana hiç belli etmedi. “Sana hayvan sevgisi aşılarken bu korkumu yendim” demişti.

“ Bizim annemle sinema ve tiyatro günlerimiz olurdu. İlk tiyatroma 2, 5 yaşımda götürmüş beni. Bir çocuk oyunuymuş. Büyük insan gibi izlediğimi söylerdi. Sinemaya biraz geç başlattığından yakınırdı. 3, 5 yaşımda gitmişim ilk kez sinemaya. Hayal meyal hatırlıyorum, şarkı söylemenin geçerli olduğu buzlar diyarında, sesi çirkin ama dans edebilen bir penguenin hikayesiydi O günden sonra penguen ve penguenli oyuncaklar uzun bir süre elimden düşmemişti.

Anneannem, babaannem, hatta babam bile benim sinema ve tiyatro için küçük yaşta olduğumu, hiçbir şey anlamayacağımı söylerlermiş. Eve geldiğimizde ben filmi ya da oyunu başından sonuna kadar anlatınca annem doğru bir şeyler yaptığını anlamış ve hiç vazgeçmemiş beni tiyatro ve sinemaya götürmekten.

“ Senin sinema, tiyatro ve müzik tutkunu şimdi daha iyi anlıyorum” diye yanıtladı kadın eşini.

“ Ya yemek fasılları?”diye devam etti adam.

“Çok yemek seçerdim çok”.
Zavallı kadın çareyi yemeklerin sunumunu ve adını değiştirmekte bulmuştu.
” Makarna saçlı kız”, “ Köfte Suratlı Çocuk”, “ Kurabiye adam” gibi yemeklerimiz vardı.
Değişik gelirdi, hem gözüme hem kulağıma ve o zaman yerdim sesimi çıkartmadan.”

“ Bir de hep neşeliydi benim annem. Üzülse de belli etmek istemezdi. Günlük hayatı oyuna dönüştürmekte O’nun üzerine insan tanımam.”

Her gece mutlaka iyi geceler öpücüğümüz olurdu ve bana uykuya daldığımda “ Seni seviyorum” oğlum derdi. Hiç bıkmadan.

Özledim O’nu dedi genç adam. Hem O’nu, hem çocukluğumu.

Bir telefon açsam da sesini duysam diyerek saatine baktı Saat :00.00’dı.

Çoktan uyumuştur şimdi.

Türkiye bizden 2 saat ileri, sabah ararım diye düşündü.

. . .

O sırada, kilometrelerce ötede, gözleri uyku tutmayan yaşlı bir kadının burnuna, nereden geldiyse yeni doğmuş bebek kokusu geldi.

Yatağından yavaşça doğruldu, salona geçti.

Işığı yaktı .

Albümlerin olduğu çekmeceyi açtı.

Hem oğlunun, hem de bebekken gördüğü ama yıllardır görmediği torununun resimlerine, gözlerinde yağmaya hazır bir bulut ve özlemle bakmaya başladı.

YIL : 2035

GENÇ ADAM:. O yıllarda 30’lu yaşlarını sürmekte olan oğlum

GENÇ KADIN: Şu anda tanımamız imkansız, şimdi belki aynı yaştalar, belki doğmadı , belki bebek bilemeyiz.

KÜÇÜK KIZ : Gelecekte olmasını arzu ettiğim kız torunum

YAŞLI KADIN: Oğlunun doğumundan itibaren O’na mutlu bir çocukluk yaşatma gayreti içinde olan, ne kadar başarabildiğini henüz bilmeyen ancak çabalarından asla vaz geçmeyecek olan ben.

Blog Önerilerim:

Sevgili Aygoz/Asya; Pencerenin kenarındaki saksı : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=31097

Sevgili Hoşsada; Arkadaşım Badem Ağacı : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=7283

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de ayni seyleri Kaana yaptigim icin hic de tuhaf bulmadim annecigi. Kaan simdi 7 yasinda hala bayilir klasik muzige. Neredeyse hic aglamadan buyudu, Ne zaman huzursuz olsa hemen karnimda dinledigi muzigi acardik, ellerini saclarima atmasiyla sakinlasmesi bir olurdu. Sac huyumuz hala devam ediyor :)
Ah ne zor sey anne olmak, anne olupta yavrusundan ayri olmak..

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 13.09.2007 16:39
Cevap :
Beyhan'cığım, Müzik gerçekten önemli bebek için. Benim oğlum da çok sakin büyüdü ve şimdi çok güzel bir kulağı var. Şimdi sırada O'ndaki müzik sevgisini daha ileriye götürmek var. Anne olmak çok güzel bir duygu. Aşkın başka bir hali. Katkın için çok teşekkür ederim canım. Sevgilerimle...  14.09.2007 10:26
 

Yazını çok beğendim Özlem,hayallerin gerçek olur inşallah...sevgiler..

YolunDİĞERyarısı 
 04.09.2007 18:32
Cevap :
Beğendiğinize çok sevindim. Keşke gerçek olsa değil mi? Sevgilerimle. Not: Gerçekten ne okuyacağımı şaşırmış durumdayım.O kadar çok kitap sırada ki:) Kitaplar hiç eksilmesin hayatlarımızdan. Tekrar sevgiler.  04.09.2007 21:14
 

inanın çok sevdim yazınızı. Ve anneliğinizi...Yüreğinize sağlık sevgiyle kalın...

september1(özlem ) 
 31.08.2007 0:10
Cevap :
Paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Sevgiler benden, dostluk dileklerimle  31.08.2007 10:19
 

İlk okuduğumda işde olduğum için fırsatım olmamıştı yorum yapmaya..Ama bana yaptığınız yorumla tekrar bu şansı yakaladım.İkisinde de aynı zevki aldım.Yüreğinize sağlık.Ne şanslı oğlunuza ki böyle bir anneye sahip.Onlar bizimiçin hiç büyümeyecek.Hem bizim minik bebeğimiz kalacaklar değil mi?Sevgilerimle..

 
 30.08.2007 22:35
Cevap :
Benim annelik konusunda çok inandığım bir şey var; eminim ki her anne çocuğu için iyi ve değerli katkılar yapıyordur. O kadar güzel bir ifade kullanmışsınız ki, evet onlar bizim için çok özeller ve aslında hep minik bebeklerimiz olarak kalacaklar. Gelecekte onlar güzel çocukluk anılarını hatırlarken, bizim için de hamilelik, doğum, bebek büyütmek, bebeğin önce çocuğa sonra yetişkin bir bireye dönüşmesi, anı olarak kalacak. İşte bu yüzden o anların değerini bilmek gerek. Sevgi ve dostluk dileklerimle. İyi ki varsınız, iyi ki blogdasınız.  31.08.2007 10:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 158
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1208
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster