Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '11

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
841
 

Genel seçim süreçlerinde IMKB ne yapıyor?

Genel seçim süreçlerinde IMKB ne yapıyor?
 

20 Ekim 1991:  

Seçimlerde en yüksek oyu Süleyman Demirel’in (bir mitingte fötr şapkasını kaptırıp, koşa koşa geri alması bu seçim dönemine denk gelir) DYP’si yüzde 27 ile aldı. Anavatan Partisi bir önceki seçime göre yüzde 12'lik oy kaybına uğrayarak yüzde 24 ile ikinci sırada yer aldı. Erdal İnönü'lü SHP, yüzde 20.75 ile 3.sırada yer aldı. Hükümeti Süleyman Demirel başkanlığında DYP-SHP koalisyonu kurdu. Sol partilerden biri yıllar sonra, koalisyonla da olsa başa gelmiş oldu. Refah Partisi'nin de yüzde 10'luk bir oy artışıyla 4.sırada yer alması gözlerden kaçmadı. Sağ, ekonomi üzerine yoğunlaşırken, sol da insan hakları, bilim gibi konulara el atacaktı. 

IMKB, seçimden bir yıl önce 57.5 puanla zirve yapmıştı. Seçimlere kadar olan süreçte 28 puana kadar geriledi. Bu yılda zaman zaman iyi yükselişler yaşansa da, grafik düşüş trendinde olduğu için seçim gününe kadar taban çalışması tamamlanmıştı. Beklentiler dahilinde gelen koalisyon ya da tek partili bir sonuç IMKB'nin seçim sonunda artmasına neden oluyor. Bu yılda endeks, seçimden sonraki 4 aylık süreçte kendini neredeyse ikiye katladı ve yeniden 50 puanın üstünü gördü. 

24 Aralık 1995:  

Öncesinde Turgut Özal'ın vefatıyla Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanı oluşu, Uğur Mumcu cinayeti, Sivas Katliamı, terör olaylarının artması, Ocak 1994'te yaşanan ekonomik kriz gibi önemli olayların gerçekleşmesiyle oldukça fırtınalı bir dönem yaşayan Türkiye, bu seçimler sonucunda oyların yüzde 21.4'ünü alan Refah Partisi'ni birinci sıraya oturtmuştur. Necmettin Erbakan, önce ikinci parti olan ANAP ile koalisyon kurmayı denemiş, sonra DYP ile anlaşabilmiştir. Ancak 28 Şubat 1997 MGK kararlarının ardından (postmodern darbe) istifaya zorlanan Refahyol'dan sonra hükümeti ANAP lideri Mesut Yılmaz kurmuştur. 

IMKB, seçimden önce, 21 Nisan 1995'te, 547 puanla zirve yapmış, yine seçimden önceki süreçte, düşüş trendine girerek 8 ay boyunca düşüş yaşamış, inişlerin çıkışlardan fazla olduğu dönemin ardından yüzde 25 düşerek 400 puanın altına kadar gerilemiştir. Seçimlerin ardından çıkan koalisyon ile, endeks, 1991 yılında olduğu gibi 4 ayda, yüzde 85'e varan bir artışa uğramış ve 700 puanın üstünü görmüştür. 

10 Nisan 1999:  

Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının ardından gelen seçimlerden sonra hükümeti kurma görevi, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından, oyların yüzde 22.2'sini alan DSP'nin Genel Başkanı Bülent Ecevit'e verildi. MHP yüzde 18, Fazilet Partisi yüzde 15.41, Anavatan yüzde 13.22, DYP ise yüzde 12 oy almıştır. DSP'nin kararı, MHP ve ANAP ile üçlü koalisyon kurmak oldu ve MHP 21 yıl sonra hükümete girdi. Dönemin en önemli olayı Şubat 2001'deki anayasa kitapçığının fırlatılmasıydı. Süreç, 2002'de erken genel seçim yapılmasına neden oldu. 

IMKB, seçimden önceki süreçte klasik düşüş trendine uydu, 12 aylık düşüşte, önce 4600'ün üstünde seyreden endeks, Uzakdoğu Krizi’nin de etkisiyle 2000'in altına kadar indi. Diğer iki seçimin aksine, burada seçimden önceki iki ayda muazzam bir yükseliş görüldü, ancak bunda krizin ardından yaşanan düşüşten sonra gelen tepki alışlarının da etkisi vardı. Koalisyon sonucunun ardından IMKB yine yükseliş trendinde yola devam etti ve yüzde 50'yi aşan bir artış ile 6000'in üzerine çıktı. 

3 Kasım 2002:  

AKP, oyların yüzde 34.29'unu alarak meclise 365 milletvekili soktu ve Milli Görüş çizgisinden doğan bir parti ilk defa tek başına iktidar oldu. Seçim döneminde hakkındaki kapatma davası devam eden AKP, başbakan adayı belli olmamasına rağmen iktidara geldi. Muhalefette kalan CHP'nin oyları yüzde 19.38 olarak şekillendi. Bu sonuçlarla 1946'dan beri ikinci defa TBMM'de yalnızca iki parti yer almış oldu. Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller istifa etti. Ayrıca 490 yeni milletvekilinin girişiyle parlamentodaki sandalyelerin yüzde 89'u yenilenmiş oldu. 

IMKB, seçimlere kadar olan belirsizlik sürecinde inişli çıkışlı bir görüntü çizdi, ancak yine düşüş trendindeydi. Seçimlere kadar 8800'e kadar yaşanan geri çekilme, uzun süren koalisyon dönemlerinin ardından tek partili hükümet dönemine girilmesiyle yönünü sert bir yükselişe çevirdi. 12000 civarındaki puanlardan, iki hafta sonra 18 Kasım'da 14000 aşıldı, hemen ardından 15000'lere kadar giden yükseliş görüldü. 

22 Temmuz 2007:  

Oyların yüzde 46, 58'ini alarak meclise 341 milletvekili sokan AKP tek parti iktidarına, CHP de oyların yüzde 20.88'ini alarak ana muhalefetteki yerine devam etti. MHP ise yüzde 14.27 oy alarak, meclise girebilen 3. parti oldu. 2007 seçimlerinde, diğer dönemlerdeki beklentilerin aksine koalisyon değil, tek partili döneme devam edileceği beklendiği için, seçim öncesi süreçte düşüş yerine daha ılımlı bir hava esti. Daha önce bahsettiğimiz seçim öncesi düşüşleri, 2007 seçiminden önce yaşanmadı. Seçime 6 ay kala son bir zirve yapan IMKB, yüzde 13'lük düşüşün ardından, 2 ay sonunda yüzde 25 arttı. Seçime 3 ay kala yatay bant içinde sakin bir seyirle ilerledi. Seçime 1 ay kala ise 43000'lerden 56300'lere ulaşan ve yüzde 30 artan endeks, seçimden sonra, 2002 seçimlerin ardından olduğu gibi önemli bir kar realizasyonuna maruz kaldı. 

12 Haziran 2011: 

Eylül 2010'da yapılan referandum sonrası AKP'nin Cumhuriyet tarihinde ilk defa, peş peşe 3. defa tek başına iktidar olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ekonomi çevrelerinde de bu beklenti hakim ve “Beklentiler alınır, gerçekler satılır.” çerçevesinde tek parti beklentisi IMKB'ye de yansımakta. AKP iktidarının “beklenti”siyle Nisan ayında tam da tarihi rekorunu kırmak üzereyken 70200 seviyesinden dönen ve Mayıs boyunca yoğun bir satış baskısına maruz kalan IMKB'nin önümüzdeki günlerde kar satışlarına son vermesini, seçimlere kadar 64000-70000 bandında hareket etmesini, seçim sonucu ile tek parti iktidarının, dolayısıyla istikrar beklentisinin tescillenmesiyle kısa vadede 75000, orta vadede 80000 gibi yeni zirvelere doğru yol alacağı görüşündeyim. Seçimden çıkacak sürpriz sonuç, AKP’nin iktidarı yerine AKP-CHP gibi bir koalisyonun oluşmasıdır ki bu sonucun IMKB’ye etkileri hiç de iyi olmayacaktır. Ancak koalisyon sonucu beklenmemektedir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

seçimler öncesı her defasında iktidar partisini desteklemek amacıyla görülmemiş oranda artışlar olur beklentılerı doğrultusunda bır iktidar gelırse hemen satışa geçip dıbe vurmasını sağlarlar hükümet kürülduktan bır iki ay sonra yıne aynı sevıyeye gelır bır taşla iki kuş hem arzuladıkları partıyı iktidara getırırler hemde küçük yatırımcının elınde ne varsa alırlar.küçük balık buyuk balığı yutar.

cevdet kavalci 
 25.05.2011 0:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1518
Kayıt tarihi
: 17.10.08
 
 

*Liberal muhafazakar, oldukça postmodernist ve meritokrat bir gezgin  *Kuleli - Galatasaray - Boğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster