Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '17

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
50
 

Geziyorum... Efes Artemis Tapınağı

Geziyorum... Efes Artemis Tapınağı
 

internetten alıntı...


Bu kez de rotayı Selçuk Efes Antik kentindeki Artemis Tapınağı’na doğru yönelttik. Agarin Kültür ve Meditasyon turlarının rehberliği eşliğinde ve öncülüğünde. Hani rotayı demişken, yanlış anlaşılmasın elbette gemiyle değil! 2015 yılında UNESCO Dünya Kültür mirası listesine alınan ve neolitik çağlarda kurulduğu tahmin edilen Efes Antik Kenti büyük bir liman ve ticaret merkezi iken geçen 8000 yıl gibi bir zaman zarfında, Marnas çayının ve Küçük Menderes nehrinin getirdiği alüvyonlar nedeni ile şu an bir kara kenti durumundadır. Ancak tarihi kalıntıları ile de halen binlerce yıl yaşanmışlıkları yansıtmaya devam etmektedir.

Yıllar boyu İzmir’den Kuşadası’na gelip gidişlerde belki yüzlerce kez geçmiş olmama karşın Artemis Tapınağının kalıntılarını görmemiş ve de tarihçesini bilmemiştim. Kültür turlarına katılmanın, yeni yeni yerler görmenin ve bilgiler edinmenin hazzını yaşamamak mümkün değil.

Anadolu Artemis’i olarak adlandırılan Ana tanrıça Artemis, Hititlerin ana tanrıçası olarak bilinen ve Anadolu mitlerinde eril bereket sembolü ana tanrıça olarak bilinen Kibele’yle birlikte bolluk ve bereket tanrıçası olarak adlandırılmakta ve bilinmektedir.

Ana Tanrıça Artemis için her yıl düzenlenen törenlerde sayısız boğanın adak olarak sunulduğu ve bu boğaların testislerinin de bolluk ve bereket getirmesi için toprağa gömüldüğü kaynaklarda belirtilmektedir. Hatta Artemis’in tasvir edildiği heykelde de boynunda bu boğa testislerinin sıralandığı görülmektedir.

Homeros’un İlyada destanında da yazıldığı gibi doğum yeri Bülbül dağı olan Ana Tanrıça Artemis için ilk yaptırılan tapınağın 117 ila 127 sütundan oluşan, 125 metre uzunluk, 55 metre genişlikte ve 25 metre yükseklikte olduğu buluntulardan anlaşılmıştır. M.Ö. 550 de Lidya kralı Croessus tarafından fethedilen Efes kentinde yıkılan Artemis tapınağı kral Croessus tarafından, Yunanlı mimar Thedoros’a eskisinden daha görkemli ve devasa bir mabet olarak yeniden yaptırıldığı kayıtlarda geçmektedir.

Romalı tarihçi Pliniy’e göre bu muhteşem yapı 90 metre yükseklikte, 105 metre uzunluk ve 55 metre genişlikte olup 600 metre karelik bir alana yayılmıştı ki, Güneş tapınağın sütunlarına tüm haşmeti ile yansımakta idi.

Artemis tapınağında, Jüpiter’den düşen bir metroit olduğu düşünülen bir kutsal taşın varlığından söz edilmekte ise de şu an sadece birkaç taş ve bir sütunun var olduğu tapınakta bu kutsal taşın hangisi olduğu bilinememektedir.

Kendinden bahsettirmek isteyen Efes’li Herostraus M.Ö. 356 da tapınağı yaktı. Tanrıçanın kutsal tapınağı, evini neden korumadığı sorgulansa da buna bir yanıt bulunamadı. Yıllar sonra anlaşıldı ki o gün Tanrıça Artemis, İskender’in doğumunda bizzat bulunmak ve yardım etmek için Makedonya’ya gitmiştir. Tapınak bu yangından sonra Scopas’lı Paros tarafından yeniden inşa edilir ve bu yapım süresi 120 yıl sürer. Tapınağın inşası esnasında Anadolu’ya gelen Büyük İskender, tapınağa talentler dolusu altın bağışlar ama ismi bağış levhasına yazılmaz.

Pers istilası esnasında Efes Şehrini korumak için Artemis Tapınağının sütunlarına zincirlerle bağlandığı rivayet edilir.

M.S. 6.yüzyılda Paganizm yasaklanır ve Kral Jüstinye’nin emri ile tapınaktaki kolonların birçoğu, Ayasofya’nın yapımında kullanılmak üzere Konstantinopolis’e(İstanbul) taşınır.

Roma kralı Constantine zamanında harap olan Efes antik şehri yeniden imar edilse de Constantine Hristiyan olduğu için tapınak ile ilgilenmez ve harap halde kalmasına göz yumar.

!863 yılında, British Museum’dan John Turtle Wood Tapınağı araştırmaya başlar. 1869 yılında tapınağın buluntularından elde ettiği bir çok parçayı İngiltere’ye götürür. Bu parçalar arasında Ana tanrıça Artemis’in heykeli de bulunmakta olup, şu an British Museum’da sergilenmektedir.

Ana Tanrıça Artemis’i tasvir eden bir heykel de Selçuk Müzesinde bulunmaktadır.

Yapıldığı tarihten itibaren defalarca yıkılıp yakılan ve 5 kez yeniden inşa edildiği arkeologlarca belirlenen Dünya’nın 7 harikasından biri olarak kabul edilen, Artemis Tapınağı bugün kaderine terk edilmiş sadece tek bir sütun ile ve bataklıklar içerisinde kendini görmeye gelenlere; tasvirlerde kalan muhteşem görüntüsü yerine mahzun bir halde durmaktadır.

Kültür miraslarımızı böyle bakımsızlık ve bataklıklar içerisinde görmek, insanın içini derin bir hüzne boğuyor.  

Ülke olarak zor günlerden geçerken, etrafımızda amansız ve acımasız savaşlar devam ederken, siyaset, seçim, referandum derdine düşmüşken, yetkililerin ve de özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığının bu kültür mirasımıza gereken ilgi ve özeni göstermemiş olması beni derinden etkiledi.

Dilerim Anadolu’da sahip olduğumuz her bir kültür mirasımıza sahip çıkılır.

Bu arada, bu bilgileri edinmemde mihmandarlık eden Agarin Kültür ve Meditasyon Turu rehberleri Işık Madanoğlu ile Birsen Urcan’a da çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle…

 

https://www.facebook.com/groups/103376916860842/?fref=ts

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rotanız sağlam, yolunuz açık, pruvanız neta olsun sevgili Ay Şen, sevgiler

Nizamettin BİBER 
 08.05.2017 22:28
Cevap :
Değerli arkadaşım, dileklerine çok teşekkür ederim. Geziyorum... :) Gezdikçe yazmaya ve tanıtmaya çalışıyorum. Sevgiler sunuyorum...  09.05.2017 10:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 525
Toplam yorum
: 2813
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1173
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster