Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '20

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
278
 

Göbek Bağı

Kızıp incindiğimiz, daha görmek istemediğimiz kişilere “Sen bana göbek bağıyla mı bağlısın?” deriz.

İma edilen, hiç kopmayan, çözülemeyen bağ ne? İp mi, zincir mi, demir mi, çelik mi?

Düşünün ki sihirli bir kutunun içindesiniz o kutuyu açsalar öleceksiniz, açmasalar açlıktan, susuzluktan, nefes alamamaktan öleceksiniz ve dokuz ay o kutunun içinde kalmak zorundasınız. Hadi; Mandrake’yi, Cooperfield'i çağırın bir çözüm bulsun size.

Ama biri, bir çözüm buluyor işte.

Anneniz

Önce sizi sahipleniyor. Sonra o dokuz ay içinde, sizin için zararlı olacak ama kendisinin çok sevdiği bütün alışkanlıklarından vazgeçiyor. Kalkmasına, oturmasına, yürümesine dikkat ediyor. Sizi etkilememesi için mutlu olmasını engelleyen durumlarda bile Polyanacılık oynuyor, her şeyi sineye çekiyor. En önemlisi; o kutuda yaşamanız, büyüyüp gelişmeniz için size besin ve oksijen kaynağı oluyor. Sizin bütün ifrazatlarınızı hiç tiksinmeden, çekinmeden kendi vücuduna alıyor. Tekmelemelerinize, midesini bulandırmanıza, belini, karnını,  kasıklarını ağrıtmanıza, vücudunu deforme etmenize hiç ses çıkartmıyor ve bütün bunları göbek bağı aracılığı ile yapıyor. Yani göbek bağı anne ile çocuk arasındaki bir iletişim aracı. Ama o bütün o dokuz ay boyunca size, göbek bağından önce gönül bağıyla bağlandığını, bunun da ömürlük olduğunu sevgisiyle davranışlarıyla ifade ediyor.

Siz ne yapıyorsunuz?

Anne karnındaki bencilliğiniz doğduğunuzdan itibaren devam ettiriyorsunuz. Hatta biraz artırarak. Çünkü;  o ebeler, o doktorlar var ya; onlar, anne ile aranızdaki tek iletişim aracı olan göbek bağını daha siz doğar doğmaz koparıp attılar. Daha ilk soluğunuzla birlikte hayata salındınız. Anne o bağı süt vererek, altınızı temizleyerek, her türlü sevincinize, derdinize ortak olarak koparmamaya çalışsa da; ilk solukta nefeslendiğiniz bu hayat, size çok tatlı geldi, hep ona yöneldiniz…

Oysa anneniz kendini size hatırlatmak için bir iz bıraktı göbeğinize. Hani o göbek bağının size bağlı olduğu ucun olduğu yere: Göbek deliği

Aslında yanlış yere bırakılmış bir iz bu.

Keşke bu izi alnınızın, yanağınızın ortasına, avcunuzun içine, görülebilecek bir yerinize bıraksaydı. Çünkü siz o izi, esvabınızın içine gömüyor; görmüyor, işitmiyor, duymuyorsunuz. Belki de bu yüzden annenizi zamanla sıradan bir insanmış gibi görüyor, saygıyı, sevgiyi, unutuyorsunuz.

Bence duş alırken, esvabınızı giyerken, annenizi arzuladığınızda  bir dokunun göbek deliğinize, içinizi saran o duyguyla ses verin annenize, sevgi olun, dua olun…

Sevgiyle, saygıyla, rahmetle anıyorum annelerimizi.

ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN

psd

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 62
Kayıt tarihi
: 29.11.18
 
 

Yeşilırmak'ın süslediği diyarlarda "Çocuktum, ufacıktım Top oynadım acıktım" feveranlarımı güzel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster