Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2344
 

Göktürk madeni paraları: Ayyıldızlı sikkeler-1

Göktürk madeni paraları: Ayyıldızlı sikkeler-1
 

Bumin Kağan


Göktürk madeni paraları: Sikkeler–1

(“Türk” ile “devrim”in özdeşleşmesi)


Evet, sevgili okuyucular; tarihsel sürecin imbiğinden süzülerek ve damıtılarak “Türk” olmuş olan “Türük” adıyla “devrim” kavramının bizim tarihimizde derinliği olan bir benzerliği, bir beraberliği vardır. Başka bir deyişle, “Türk” adıyla “devrim” kavramı Türk tarihinde sanki yapışık ikizler kadar birbirine bağlıdır. Türk adı, tarihimizde hep devrim dönemlerinde ortaya çıkmış, adının etrafında kitleleri, ışığa koşuşan pervaneler misali birleştirmiş ve devrimi kolaylaştırmıştır.

Dr. Yavuz Daloğlu’nu, (Atatürk.forum)’da ilk okuduğumda, Avrupa merkezci tarih görüşünün etkisinde olarak değerlendirmiş, bu iki kavramın tarih sahnesinde her seferinde birlikte görülmelerinin derin anlamını kavrayamamıştım. Aradan geçen 10 günlük süre içinde aklımdan bu konu hiç çıkmadı. Bununla ilgili yaptığım araştırmalar ve “Göktürk sikkeleri” konusunda derinliğine düşününce Sayın Daloğlu’na haksızlık yaptığımı kavradım. Hem makalede sikkelerin bulunuşunu Anadolu’da Lidyalıların parayı buluşları kadar çarpıcı ve belirleyici önemde bir buluş olarak değerlendiriyor, hem de Daloğlu’nun Göktürkleri devlet olarak belirtmesinin vahim bir hata olduğunu söylüyordum. Her ne kadar henüz askeri demokratik koşullar varlığını sürdürmekteyse de, esasen asıl hâkim durum Türk devleti’nin tarih sahnesinde artık yer aldığıydı. Para çok önemli bir uygarlık değeriydi her şeyden önce. Parayla değişim, yani meta ekonomisi ve ticareti devlet varlığının en somut kanıtıydı. Para varsa devletten söz edilebilirdi. Zira feodal devletlerde o dönemde hükümdarlık belirtilerinden biri adına hutbe okutmaksa diğeri para bastırmaktı.

Bu kısa açıklamadan sonra şimdi konumuza dönelim. Türk adıyla devrim olayı bizim tarihimizde ortaya çıkışları bakımından bir zamandaşlık, bir beraberlik oluşturduklarını söylemiştik. Bu tezle yukarıdaki açıklamanın bir beraberliği var da ondan söz açmıştık.

Türk tarihinde radikal (köklü-nitel) değişiklikler, nitel bir sıçrama anlamında iki devrim dönemi vardır:

İlki, kabileden devlete, ilkel toplumdan uygarlığa, askeri demokrasinin kaosundan töreli, hukuklu barış ve güvenliğe geçiştir ki; İÖ 10. yüzyıldan İS 9.-10. yüzyıla kadar süren dönemi kapsar.

Diğeri ise, 19. yüzyılın ortalarından itibaren başlayıp Kemalist Devrim’le büyük ve radikal bir atılım geçiren milli demokratik devrimler dönemidir.

Eğer dikkatlice araştırma yapılırsa, Türk adı sadece bu iki devrim döneminde tarihin sahnesine çıkar. Onun haricinde tarihsel süreç içinde bulamazsınız.

Birincisi Göktürklerle birlikte belirir. Göktürkler Türk soyunu ilkellikten ve kabile yaşamından, askeri demokrasinin o bitip tükenmez kargaşalığından devlete, uygarlığa, hukuk düzenine sıçratmıştır; bunun adı devrim değildir de nedir?

Türk adının tarihsel süreç içinde ikinci defa tarih sahnesine çıkışı, Namık Kemal’lerle, Ziya Paşa’larla başlayan Meşrutiyetlerle ilerleyerek ve güç toplayarak özü Cumhuriyet Devrimi olan Atatürk Devrimi’yle müthiş bir atılım gösteren Türk milli demokratik devrim döneminde cereyan etmiştir. Şimdi milli devletimizin adı nedir?

Evet, ABD ve AB emperyalistlerinin etki alanı içinde dokularına parçalanan ülkemizde, neredeyse “Hepimiz Ermeniyiz!”cilerin hüküm sürdüğü ortamda insanlarımızın Türklüğünden utanır duruma geldiği koşullarda biz gene de diyoruz ki; Türk’ün uygarlık mayasını oluşturan üç etken vardır:

    “İmparatorluk kuruculuğu. Ticaret yolları üzerindeki egemenlik. Türk dilinin gücü.” (*)

İşte milletimizi büyük yapan ve kimilerinin de anlamaktan yoksun olduğu tarihsel sırrın denklemi budur.

HEPİMİZ TÜRK MİLLETİYİZ!

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!

(*) Orta Asya Uygarlığı/ Dr. Doğu Perinçek

www.fatihozcan.org

www.burdurgazetesi.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 511
Toplam yorum
: 126
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 487
Kayıt tarihi
: 04.04.08
 
 

"Cv" Dedikleri Özgeçmişim 1953 yılının karanlık günlerinde Haziran ayının 24. günü, ağaçların mey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster