Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
657
 

Gönderilmemiş mektup...

Gönderilmemiş mektup...
 

Bir gün bir para geçer elinize... Üzerinde kargacık burgacık yazılmış yazılar vardır.

Sizler ne yaparsınız bilemem ama, ben okumaya çalışırım.

İşte aşağıdaki satırlar bir paranın üzerine yazılmış. Ben sadece düzenledim... Belki de elimde olmadan şiirimsi bir tarz yarattım. Ama, özüne dokunmadım.

"Bir bahar akşamı rastladım size..." Diye başlayıp...

Romantik cümleler serpiştirmek isterdim satır aralarına... "Sen olsaydın, yapmazdın... Biliyorum..." gibi.

"Benzemez kimse sana..." yazarak da... Sonlandırsaydım bu mektubu. Hani, ne bileyim ben... Daha mı romantik olurdu ne?..

Ama yalan olurdu... Hem de kocaman bir yalan.

Çünkü ben sana, bir bahar akşamı rastlamadım.

Bir kış günü girdin hayatıma. Hem de berbat bir günde. Her yerin çamur olduğu... Yağmurun bir yağıp, bir durduğu... Gökyüzünün bulutlu... Ve sanki ileride yaşanacakları bilirmiş gibi, gün ortasında kararmış bir kış günü.

Üşüyorduk... Hem de çok üşüyorduk. Belki de bu yüzden... Yüreklerimizi ısıtamadık.

Kış ve soğuk yerleşti gözlerimize... Sımsıcak bakamadık.

Eldivenler engelledi ellerimizin dokunuşunu. Bizim değil... Eldivenlerimizin parmaklarını sarıp sarmaladık.

Adı sevda ol(a)madı... Yarım bıraktık.

Şimdi... "Eğer bahar olsaydı... Güneş olurdu. Güneş olunca da ben, gözlük takardım... Ve kırgın bakışlarımı senden saklayabilirdim" gibi... "Geçmişe dair acaba"lar ürettiğime bakma. Kendimi avutuyorum.

Biliyorum ki, yine de... Kırılırdı sesimiz, küserdi kelimelerimiz.

Hayal bu ya ! Zaman zaman öylesine... "Olabilir miydi"leri düşlüyorum.

Belki diyorum... Çiçek açmış bir ağaca takılırdı gözlerimiz. Mutlu olurduk. Bir an bile olsa, ortak bir sevinci paylaşırdık. Kim bilir?

Ya da ne bileyim ben... Belki de kuşlara ekmek atar... Birlikte gülüşürdük.

Olmadı işte... Olamadı !

Bakma sen "bizim yerimize, mevsimleri suçladığıma"... Her şeyin farkındayım aslında. Neden bittiğinin... Ve niçin gittiğimin.

Ama yine de insan, kendini bazen... Tuhaf bir düşünce zincirinin içinde buluyor.

"Yaşayamadıklarının nedenlerini", nelerde arayabiliyor?

"Acaba, bir bahar akşamı rastlasaydım, daha mı farklı olurdu" diye bile... Düşünebiliyor.

Hezeyan diyorlar bu hale...

Yani, saçmal...

Saçmal...

Saçmalıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

uygun zaman,zemin çok önemli... bazen de ansızın gelir, bazen ise istemediğin anda gelir..gelir ve kalır..yada kalması için çırpınırsın gider..offfffff kısacası yaşanacak olan yaşanıyor kısmet olunmayan ise , ne yaparsan yap olmuyor, olamıyor...(çok mu kaderci olduu neeee?) sevgiler...

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 28.01.2008 14:29
Cevap :
Merhaba, Çok da zorlamamalı şartları derim:)) Hani derler ya "aşk istenmez, beklenir. İstenirse olmayasılar gelir". (Böyle değildi tam:)) Madamex'ceye çevirdim:))) Yorumunuza teşekkürler. Mutlukalın:))  28.01.2008 14:53
 

Bir hayli duygusal geldi bana. Kimbilir neler yaşandı. Saygılar sunarım.

DurmuşGüler 
 16.12.2007 18:52
Cevap :
Merhaba, Bir paranın üzerine... Belki de bir gün okunması umuduyla yazılmış. Bilinmez ki. Teşekkürler. Mutlukalın:))  17.12.2007 8:51
 

Bu Coğrafyada neler olmazki:)

yucel evren 
 04.12.2007 20:34
Cevap :
Merhaba, Di mi? Mutlukalın:)  05.12.2007 10:57
 

Gönderilmeyen mektuplar sandıkta, gönderilmeyi bekleyen duygular sabırsız ve inatçı.. sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 03.12.2007 13:43
Cevap :
Merhaba, Dile getirilemeyen... Yaşanamayan duyguların toplumu olduk ne yazık ki. Mutlukalın:))  04.12.2007 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1165
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1909
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Bana biri kendini anlat dese, susar kalırım. Her konuda çılgın bir istekle konuşan ben, işte o anda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster