Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '14

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
293
 

Görgüsüzün bir festivali olmuş...

Görgüsüzün bir festivali olmuş...
 

 

İki gündür yazıp yazmamakta kararsız kaldım. Kişisel gibi gözüken bir durumdu. Ama, aslında birkaç kişinin daha benimle aynı sıkıntıyı yaşadığına da tanık olmuştum. Yazmaya onlardan da cesaret alarak karar verdim.

Piyanist-Bestecimiz Fazıl Say ve Kadir Dursun’un Antalya Piyano Festivali’nden ayrılmak zorunda bırakılması sonrasında, bu işin nasıl kotarılacağını merak ediyordum. Sonuçta, hem Antalya’nın hem de ülkemizin sanat yaşamının önemli etkinliklerinden biriydi festivalimiz. Ekim 2014’ün son haftalarına kadar hiçbir çaba yansımadı, festivalin web sayfasına ya da yayın organlarına. Önce Antalya Büyükşehir Belediyesi ‘e-bilgi’  servisine kayıt olup, festivalle ilgili bilgi istedim, bugüne değin herhangi bir yanıt gelmedi. “milliyet com.tr” ve “antalya ajans”ta şu blogu yazdım: http://blog.milliyet.com.tr/haberiniz-var-mi--15-uluslararasi-antalya-piyano-festivali-basliyor-/Blog/?BlogNo=478689

http://www.antalyaajans.net/haberiniz-var-mi-uluslararasi-antalya-piyano-festivali-basliyor-makale,161.html

Festivalin geç kalışını ve bazı bilgilere o gün bile ulaşılamadığını içeren, biraz sertçe eleştiriydi söz konusu yazı.

İlk birkaç yıl hariç, hiçbirini kaçırmadığım festival için bilet arayışındaydım. “Bilet Al” butonları çalışmıyor, gişelerden de bilet alınamıyordu. Hafta başında bir zorunluluktan Antalya dışına çıktım. Dönüşümde incelediğimde, Biletix’te bilet kalmadığına ilişkin bir not belirmişti. Ne zaman satışa sunuldu ne zaman bitti bilmiyorum. Çaresiz kalınca festival sayfasındaki, Bilet, rezervasyon ve tüm diğer sorularınız için : “bilgi@piyanofestivali.com  adresinden bize ulaşabilirsiniz.”yönlendirmesini dikkate alıp e-posta gönderdim: Merhaba,
Elektronik ortamda bugüne ait "açılış konseri" biletleri alma olanağı kalmamış. Antalya dışında olduğumdan gişelerden de alamadım.
Olanaklı ise, bir kişilik bilet rezervasyonu yaptırmak, belirlediğiniz zamanda da satın almak istiyorum.
Başarı dileklerimle...

Hasan Hüseyin Dulun Tel: 0535……

Defalarca kontrol ettim e-postamı, yanıt yok. Açılış konseri saat 20.30 da. Ne davetiye var elimde ne de bilet. 45 dakika kala gittim AKM’ne. Davetiyeler ve bilet kontrol AKM’nin dışında yapılıyor. Etrafta ‘olağanüstü hal’ havası!..

Önce bilet kontrolü yapanlara, sonra davetiye masasındaki görevlilere bu konsere girmek istediğimi, biletimin ve davetiyemin olmadığını söyleyip anlattım kısaca durumu. Hatta bu konularla ilgili blog falan da yazdığımı ekledim. Mümkün olmadığını, bu konserin sadece davetiye ile gerçekleştiğini, davetiyem yoksa giremeyeceğimi söylediler. Bir yetkili sordum, Erol bey diye birini gösterdiler bana. Ona da ilettim bu konsere girmek istediğimi. Hatta mutlaka girmek istediğimi, dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım; Gerekçelerimi yine sıraladım. “Yapacak bir şey yok, telefonla arasaydınız ya” dedi. Tek iletişim seçeneği olarak belirledikleri e-posta adresine yazdığımı, yanıt verilmediğini söyledim, yeterli olmadı. Ve yürüyüp gitti bu zat!..  Birkaç kişi daha benim gibi konsere girebiliriz umuduyla gelmişler, çözüm arıyorlardı. Hatta, “davetlilerden gelmeyen olursa onunla girebilir miyim” diye sorana bile doğru dürüst bir yanıt vermediler.

En son bir ricada bulundum davetiye masasındaki görevlilerden. İki hafta önce konser solisti Gökhan Aybulus’un ADSO ile verdiği konserin kaydını iletecektim kendisine. Benim iletmem olanaksız, siz iletir misiniz, dedim, “bırakın iletelim, siz üstüne notunuzu yazın”dediler. Cumartesi günü sorduğumda sevgili Aybulus, kendisine iletilmediğini belirtti.

Geçmiş festivallerde de benzeri durumlar oldu. Bilet bulamayan, davetiye bulamayan sanatseverler hiçbir şekilde incitilerek, aşağılanarak AKM’nden gönderilmedi. Organizasyonu yapan sevgili Kadir Dursun’un bizzat ilgilenerek, bir şekilde çözüm bulduğuna defalarca tanık oldum. Merdivenlere bile dinleyici alındı, en çözümsüz zamanlarda. Konservatuvar öğrencileri de bu yöntemle alındı salona zaman zaman.

İstismar edenler olmadı mı, onlar da oldu!

Yıllarca davetli olarak katıldığım Antalya Piyano Festivali’nin kapısından geri dönmek… Davetlilerin birçoğunun gelmeyeceğini, o kadar koltuğun da boş kalacağını bilmek… Ama festival, ‘adamın’ festivali, bütçeyi kendisi finanse ediyor. İstediğine bilet veya davetiye var, istemediğine yok!

Görüyorlar, salonun dolması olanaksız, hala “yapabileceğim bir şey yok” diyorlar.

Paranızla bile giremiyorsunuz!

İşin en kahredici yanı ne biliyor musun sevgili okur, o 800 küsür kişilik AKM Aspendos Salonu’nda 500 civarında dinleyici olduğu bilgisine ulaşmam oldu.

Konsere katılan dostlar, başta Gürer Aykal dahil kimsenin mutlu ayrılmadığını belirtti. Hatta konserde Türk bestecinin yeterince alkışlanmadığı için ‘alkış tekrarı’ bile istendiği belirtiliyor. Neden? Çünkü o salona sanatseverlerin çoğu davet edilmedi ya da bilet alamadı. Gelenlerin önemli bir kısmı konuya yabancı ve genel durum protokolvari!

***

Festival için e-posta gönderdiğimi, yanıt alamadığımı yazmıştım.

Açılış konseri sona erdi, ertesi gün(cumartesi) sabah 09.00 sularında Zeynep Suner imzasıyla bir yanıt geldi:

“Selamlar Hüseyin Bey,

Teknik bir aksaklıktan ötürü yazdığım cevabın size ulaşmadığını gördüm. Yeniden açıklamak isterim. 

Biletix'te tükenen konserlerimize gişelerden de bilet bulmak mümkün olmaz idi. Aynı sistem üzerinden çalışıyor. Dün akşamki açılışımıza biletler maalesef tükenmişti. Dolayısıyla size bilet temin etmemiz mümkün olamıyordu. İlginize çok teşekkür ederiz. Katılmayı arzu ettiğiniz bir başka konser olur ise davetlimiz olmanızı isteriz. Geciken cevap için tekrar kusura bakmayın. İlginize çok teşekkür ederiz.“

Akşam, neredeyse kovuldum AKM’den.  Salonu bağışlasalar böyle bir davet kabul edilir mi?!..

Açılış konseri akşamında karşılaştığım insanlar, görev aldıkları alanın bir kültür alanı olduğunu, bunun bir zarafet, nezaket de içerdiğinin farkında bile değildiler!

Ve o hoyrat insanlarla yaşamımın hiçbir aşamasında bir kez daha karşılaşmak bile istemem.

***

Başlığı gördünüz, yarım bırakmıştım. Devamını okur tamamlasın artık!

 

 

 

 

Mesut Selek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olanları bugün bizzat sizin ağzınızdan dinleyince şaşkınlıktan donakaldım:(( En acısı da organizasyondan Fazıl Say'ın çıkarılması olmuş:( Ama benim gördüğüm Say itildikçe ülkesine daha da bağlanıyor! Artık güzel ülkemde hiçbir şeye şaşırmıyorum! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 18.11.2014 16:30
Cevap :
Fazıl Say ve Kadir Dursun Antalya Piyano Festivali'nin birincil unsurlarıdırlar. Festivalden çıkarılmış olmaları da bu durumu değiştirmez. Say'ın itildikçe ülkesine bağlandığı görüşünüze katılıyorum. Önceki günkü Cumhuriet'te kendisiyle yapılan söyleşide de bunu hissetmek mümkün. Antalya, er ya da geç bu festivalini gerçek sahiplerine iade edecektir. Kesinlikle inanıyorum. Selamlar, saygılar.  18.11.2014 18:01
 

orient bir ulkede, orient kafalarin orient sanat anlayisi... yazik!

Newyorker 
 12.11.2014 16:15
Cevap :
Aslında bu ülkeyi kuranlar hedef olarak çağdaşlığı, uygarlığı hedef göstermişlerdi. 12 yıldır ülkeyi yönetenler her şeyi olduğu gibi bunu da yanlış anladılar. Doğrusu, böylesi işlerine geldi. Maalesef! Teşekkürler, Antalya'dan selam ve saygılar. H.H.Dulun  13.11.2014 15:23
 

Diğer blogunuzu ikinci kez okuduktan sonra bu blogunuzu okudum İnanın hem sinirlendim hem de üzüldüm, sadece sizin için değil sanat adına da endişeli bir hüzün doldu içime. Kültür ve sanat etkinlikleri bunu içselleştirememiş, kavrayamamış, sindirememiş ellerde olunca sonuçları da böyle incitici oluyor işte. Kültür ve sanatı bir mal gibi düşünüp bu anlayışla satışını ve pazarlamasını yaparsanız sonuç bu oluyor işte. En az sizin kadar konseri veren sanatçıların da kaygı ve üzüntü duyduklarına eminim. Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 12.11.2014 14:03
Cevap :
Merhaba. Ne kadar sinir bozucu, değil mi?.. Üstelik bu kapasitedeki adamları bir kültür etkinliğinde yetkilendirmişler, felaket! Bu durumdan endişelenen, yaşadıklarımdan üzüntü duyan sanatçı dostlarımız da oldu elbet. Aslında şöyle bir olasılığı düşündüm, bu kabalıkta. Biliyorsunuz festivalden bir süre önce hem Fazıl Say hem de Kadir Dursun bu organizasyondan ayrılmak zorunda bırakıldılar. Sanatseverler tepkiliydi. ADSO konserinde bile protesto edilmişti durumu yaratanlar. Sanıyorum böyle bir tepkiden korkup davetiye dışında kimseyi almadılar salona. Hoş, başkan Türel de gelmemiş, ne konsere ne de kokteyle... Ama incittikleri gönülleri onarmak kolay olmayacak. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun  13.11.2014 15:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1057
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster