Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
882
 

Güzel günler gelecek

19 Mayıs 2010,

Güzel bir güne, gene güzel bir haberle başladık. Umut doldu içimize. CHP MYK sı adaylığına ayıplı bir karşı çıkış yapınca ''gene mi hizipçilik'' diyerek tedirgin olduysak da, parti örgütünün büyük çoğunluğu KILIÇDAROĞLU'nu destekleme kararı alınca, bir heyecan, bir sevinç, bir anlatılamayacak duygu kapladı içimizi.

CHP, büyükbabamın, büyükdayımın kısacası Kurtuluş Savaşı Kahramanlarının kurduğu parti.

Cumhuriyeti ve Demokrasiyi bu ülkede yaşatmış ve yeşertmiş, muhalefette kalabilmenin olgunluğunu demokrasinin gereği olarak kabullenmiş ve bugünlere dek gelebilmiş tek parti.

Ancak nedense son yıllarda Sayın Baykal döneminde Ankara dışına çıkmakta zorlanıp, halkla olan bağlarını zayıflatması, Baykal'ın nevi-şahsına münhasır (babamın lafıdır) özellikleri sayesinde, neredeyse antipatik hale gelmesi bile oy vermemizi engellememişti.

İçimizi burkan öyle çıkışlar, öyle gaflar oldu ki, atalarımı sorgulamaya başladım!

''Kaçak çalışan Ermenileri sürelim'' önerisinde bulunan Emekli Büyükelçi CHP de ne arıyordu?

''Dersimde..'' diye başlayan bir başka Emekli Büyükelçi ne demek istediğini kendisinin de anlamadığını ifade edince daha da burulmuştum.

Anayasa değişikliklerinde, Kürt açılımı konusunda yalpalamadan, daha önceki yıllarda söylenenlere sahip çıkacaklarını beklerken, hep çözümsüzlüğe yelken açan Baykal, kendi özel yat gezisinde tekneyi kayalara vurunca, zorunlu değişim gündeme geldi.

Şurası çok önemli ve hala anlamış değilim.

Parti Başkanlığından istifa ediyor Genel Başkan.

Ve bazıları yakın tarihteki Kurultaya Başkan adayı olması için çağrıda bulunuyor.

İstifa eden Genel Başkan mı, yoksa onu tekrar çağıranlar mı zihinsel özürlü?

Bu arada istifa eden Genel Başkan ve kasette adı geçen Milletvekilinin bir araya gelip; milletin önünde ''-Biz böyle birşey yapmadık.'' demelerini de beklemek en azından bir seçmen olarak hakkımdır, diye düşünüyorum.

Bugüne gelince Kemal Kılıçdaroğlu nam-ı diğer Gandi Kemal gönülden istediğim, görmek istediğim, sevdiğim bir Genel Başkan olacak, umarım.

Ağzından duymak istediğim herşeyi duydum.

Öncelikle İKTİDAR olmak istemesi çok önemli.

''Biz zaten emekliyiz, rahatımız da, gelirimiz de iyi, bize ne iktidardan'' diyenlerin kondisyonları yetmeyecek, yeni CHP'ye.

İktidar olursak ilk derdimiz ''HALKIN GEÇİM DERDİDİR'' diyen birisi, iktidarlarında çocuklarını zengin edenlerin yanında daha şanslı olacaktır halkın gözünde.

Paralı eğitim, paralı sağlık politikalarının ne denli asosyal olduklarını söylemeye gerek yok.

Özel sektörün önündeki bürokratik engellere ''HAYIR'' diyen, ancak az gelişmiş yörelerde DEVLET'in elini esirgemeyen anlayış, kulaklara çok hoş ve doğru geliyor.

Yargı bağımsızlığının, ancak ve ancak Yargı organlarının, yürütme ve yasama erklerinin etkilerinden alabidiğine bağımsız olma koşulundan geçtiğini belirtmesi, çağdaş hukuk anlayışının somut göstergesi.

Kısacası ülkemin tüm yurttaşlarının, istisnasız tümünün, sosyal yaşamlarını garanti altına almayı planlayan bir lider görüyorum, KILIÇDAROĞLU'nun felsefesinde.

Parti içi DEMOKRASİ ve partinin gençleştirilmesi, hele hele bu gençlerin, kadınların partinin SOSYAL DEMOKRAT politikalarını öğrenip, bitmek bilmez bir enerjiyle çevrelerine iletmeleri, bırakın herşeyi, parti üyelerinin bile birbirleriyle iletişiminin sağlanması yönündeki görüşleri, az şeyler değil.

Oy vermemezlik etmediğim, ancak yönetimi yüzünden nerdeyse küs olduğum partimi bana geri verdiğin-vereceğin- için teşekkür ediyorum GANDİ KEMAL!

Bir teşekkür de -esirgemeden- CHP parti örgütüne ve gençlerine.

Halkın sesine kulak verdiğiniz, İKTİDAR olmayı hedef seçtiğiniz için.

Haydi, Kurultayla birlikte silkelenin, Parti Huzurevi olmaktan çıksın, HALKINA HİZMET İÇİN YOLA ÇIKAN KADROLAR seçilsin.

Bu arada, Partinin tüm bürolarında birer ''BEKİR COŞKUN'' köşesi açılsın.

Eleştirilerine kızmayın, yol gösterici olarak görün.

Gönlümden geçen, Mustafa Sarıgül de partisine dönsün. Başbakan Yardımcısı neden olmasın?

Ya Hikmet Çetin!

Daha kimler var, kimler.

Haydi KILIÇDAROĞLU,

Kucakla TÜRKİYE'yi,

Kazanan ülkem olsun, ülkem güzel günler görsün artık,

Beyaz güvercinler çok beklediler.

UÇSUNLAR ARTIK AYDINLIKLARA, ÇAĞDAŞLIĞA.......

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 482
Kayıt tarihi
: 03.07.06
 
 

Yaklaşık 25 yıldır acenteci, otelci, tur operatörü olarak turizm sektöründe görev yapmaktayım. Doğal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster