Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '15

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
37
 

Hayalkırıklığı devam ediyor: Vitor Pereira

Osmanlı maçı Fenerbahçe açısından yine bir fiyasko oldu. İsmail Kartal döneminde de defansif bir anlayış vardı ve hücum sıkıntısı oluyordu. Pereira ile de benzer bir tablo görüyoruz fakat bana göre bir “ tık “ daha kötüsü ortaya çıktı. Şöyle ki geçen sene kısır bir oyun olsa da en azından top sürekli bizde oluyordu. Şimdi ise yine kısır bir oyun var ve top sürekli rakipte oluyor. Fenerbahçe tipik bir Anadolu takımı gibi defansif oynuyor, “ Çanakkale geçilmez “ ilkesini uyguluyor. Bu bir tercihtir diyerek anlamaya çalışıyorum. Yani defansif oynarsınız, geride çok adamla kapanır, rakibe alan bırakmazsınız ama bir de hücum planınız olur. Hızlı kontratak oynayarak rakibi tehdit edersiniz. Ama Fenerbahçe defansa gömülüyor ve hiçbir hücum aksiyonunda bulunmuyor/bulunamıyor. Daha da enteresanı bu oyun yapısı iç saha – dış saha fark etmeksizin takımın karakteri haline geldi. Fenerbahçe’ nin maçlarını izlemek hiç keyif vermiyor.

Pereira rakiplerin çok fazla pozisyona girmeden gol bulmalarından yakınıyor. Fakat siz öne geçtikten sonra “ Çanakkale geçilmez “ yaparsanız ve rakibin sürekli üzerinize gelmesine imkan verip, karşı kalede hiçbir tehdit yaratamazsanız elbette golü bir şekilde yersiniz. Maalesef kendisi bunu şansızlık olarak yorumluyor. Oysa bu durum birçok maçta tekrarlıyorsa yapısal bir sorun olduğu ortadır. Hocanın bunu görememesi bir başka fiyaskodur.

Pereira oyuncu tercihlerinde büyük hatalar yapıyor. Fakat Fenerbahçe’ nin sorunu bu tercihlerinde ötesinde daha vahim bir durum ortaya koyuyor. Ortada teknik – taktik anlamda bir takım, takım içinde bir bütünlük göremiyoruz. Hücum sadece bireysel çabalara bırakılmış durumda, yardımlaşma ve takım halinde hareket etme yeteneği bulunmuyor. Bu tabloda  takımın fizik kondisyon olarak yeterli olup olmadığı konusunda yorum yapmak ta çok anlamlı olmuyor. Çünkü takım içindeki organizasyonun çok kötü olması neden – sonuç ilişkisi konusunda net bir fikir ortaya koymamızı engelliyor. Organizasyon olmadığı için mi fizik kondisyon kötü görünüyor, yoksa fizik kondisyon yetersiz olduğundan mı organizasyon kurulamıyor?

Pereira’ nın Mehmet Topal – Josef ikilisini beraber oynatma tercihi aynen devam ediyor. Bu böyle devam ettikçe de biz sahada kısır, üretmeyen bir oyun görüyoruz. Ayrıca oyuncu değişiklikleri de çoğunlukla bir fiyasko oluyor. Fernandao’ yu oyuna alıyor fakat sahadaki oyun planına göre Fernandao topu ancak orta sahada alabiliyor. Oysa Fernandao oynuyorsa topla buluşması gereken yer ceza alanı ve civarı olmalıdır. Ceza alanından uzakta top aldığında dripling yapamıyor, adam geçemiyor ve çoğunlukla top kaybı yapıyor. Aynı zamanda görüyoruz ki sırtı dönük top alıp takım arkadaşlarına topu aktarma konusunda da teknik yetersizlikten dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyor. Sahada “ Çanakkale geçilmezi oynarken Fernandao’ yu oyuna almanın mantığını anlayabilmiş değilim. Böyle yaparak uyguladığı plan nedeniyle tek seçenek olarak  kalan hızlı atağa çıkma olasılığını da “sıfır” yapıyor.

Van Persie oldukça güçsüz ve formsuz görünüyor. Fakat burada da yine neden – sonuç ilişkisi açısından bir belirsizlik görüyorum. Takım bu kadar savunma oynarken, topla çok az buluşuyor iken, doğru dürüst hücum yapılamaz iken, ileride çoğalamaz iken nasıl doğru bir yorum yapabileceğiz? Van Persie kötü olduğundan mı takım hücum yapamıyor, yoksa takımın bir hücum planı olmadığından mı Van Persie kötü görünüyor?

Fenerbahçe’ nin sahada gördüğüm hücum anlayışını anlatmaya çalışayım: İleride topla buluşmak için neredeyse dua etme noktasına gelen tek bir santrfor, kanatlarda topu alıp rakibin 5-6 adamını geçerek gol atması beklenen forvetler, orta sahanın ortasında topla işi olmayan önliberolar, yine tek başına 5-6 kişiyi geçip gol atması beklenen sözde ofansif bir orta saha, yarı sahayı geçmesi engellenen bekler, uzun top atarak oyun kuran stoperler. Dolayısıyla birbirinden kopuk, plansız, düzensiz bir oyun anlayışı görüyoruz(Nani, Markoviç gibi kanat oyuncuları tek başlarına pozisyon yaratmaya çalışırken, Josef ve Mehmet Topal sadece rakip kovalarken, Diego yine yalnızları oynarken, bekler oyuna girmiyor iken nasıl organize bir hücum ortaya koyabilirsiniz?).

Son dönemlerde heyecan veren bir futbolu sadece Ersun Yanal ile gördük. Onun da nasıl – niçin gönderildiğini düşündükçe üzülmemek elde değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 45
Kayıt tarihi
: 26.05.10
 
 

Lisans eğitimimi Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünde, yüksek lisans eğitim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster