Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aile ve Çocuk Kaygı Terapisti Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

17 Mayıs '20

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
31
 

Hayaller Hayatlar

Hayal kurmak.. Okul zamanımdan hatırlıyorum ne yazıkki hayal kurmayı bu zamanki kadar değerli ve eşsiz olarak anlatmamışlardı. Hayal kurmak eşittir boş işlerle zaman geçirmekle ilintiliydi. Son 20 yılda çıkan ‘En büyük hayalin ne?’ sorusuna da çok fazla hayal kurmaya cesaret eden kimse çıkmadı o kuşaktan.  Hayalperest kelimesi de uçan sevimli bir hayalet kadar masum ve çocuksuydu. Hayal kuranlar zaten olayın bu kısmıyla hiç ilgilenmemişlerdir diye tahmin ediyorum.

Bir duvar yazısında görmüştüm:’Hayaller Paris, Gerçekler Bitlis ‘diyordu. Neden dedim böyle bir benzetme ? Şartlar ne kadar eşit ya da tam olarak beklediğin ne? Her iki şehirde de güzel hayaller kuran insanların olması yeter derecede güzel değil mi? Mecazi olarak benzetme olsa da  İki şehirdeki değil dünyanın hangi köşesinde olursan ol ,nerede yaşarsan yaşa  ‘kendi hayallerini nasıl gördüğünle’ ilgili değil mi tüm bunlar?

Eğitimlerim ve seanslar sırasında ebeveynlere bu soruyu ağırlıklı olarak yöneltiyorum.’En büyük hayaliniz nedir?’ diye. Çocukça gülümseyip hatta tavana bakıp ‘Valla pek düşünmedim galiba hayatın koşturmacası içinde hayal kurmaya zaman mı kaldı?’ cevabından çok da farklısına pek rastlayamadım. Kültürel gerçeğimiz; bir dönem hayalperest olup boş işlerle uğraşacağına gir sigortalı masa başı bir işe çalış mantığı olduğu için Einstein’ın deyişiyle: ‘ Hayatta aynı şeyleri yaparak farklı şeyler beklemek deliliktir’ sözüyle çok da ters düşmeyeceğim.

Ebeveynler ,çocukların yegane rol modelleridir. Çocuk da ailenin aynası olduğu için bunu iki kez düşünmek gerekir. Çocuklar, doğdukları andan itibaren aileleri ve yakın çevrelerindeki tüm etkileşimlerle şekil alıyorlar ve böylece genetikten  gelen mizaca çevreyle şekillenen karakter de ekleniyor. Bunlarla beraber, elinde kitap görmediği ailesinin ‘kitap okumak çok faydalıdır’ sözlerini ne kadar alışkanlık haline getirebileceklerini de buyurun düşünelim.

Çocuklar söylediklerimizi değil yaptıklarımızı yaparlar dolayısıyla hayal konusuna gelirsek; somut olmayan şeylerle arası pek iyi olmayan toplumumuzun zihinde bir şeyler yaratmak fikrine de alışması zor oluyor. Şu hayatta kullandığımız her kolaylık, bir başkasının hayaliydi bir yerden bir yere taşıyan araçlardan, giydiğimiz giysilere kadar. Hayal olmayanı somuta getirmek de fabrikasyon dediğimiz aynılıktan başka bir şey değil. Ebeveyn olmayı da hayal etmemiştim diyorsanız dünyayla sürprizle gelmiş çocuğunuza bir iyilik yapıp hayal kurmanın ne demek olduğunu modellemesini sağlamaya ne dersiniz?

Biz yaparsak ,mutlu olursak,anlatırsak,beraber denersek severler. Büyüyünce ne olmak istiyorsun? Sorusunun cevabına verdiği cevaptan hoşnut olmayan ebeveynlerin ‘saçmalama o meslek mi’ gibi açıklamaları olmadığı sürece her şeyi düşünmelerine izin vermek,eğer bir şeyi gerçekten isterlerse ve yapabilecekleri konusunda kendilerini güvenirlerse zaten yapacaklarını anlatın onlara. Ve en önemlisi de her ne yaparlarsa yapsınlar arkalarında hep ebeveyn olarak orada olduğunuzu. Bunlar yeter.. Siz kaygı duymazsanız onlar da duymazlar.

Mutlu ve sağlıklı günler J

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 145
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

2003 yılında İstanbul Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra insan ilişkilerini odak noktası alarak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster