Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
14093
 

Hayatın Amacı

Hayatın Amacı
 

Birkaç sene önce Dan Millman’ın “Hayatınızın Amacı” adlı kitabını okumuştum.

Kitap doğum tarihini kullanarak, üç ya da dört sayıdan oluşan doğum sayısını belirleyip, bu doğum sayısını, o kişinin hayatının amacı hakkında anlamlı bilgilere dönüştürüyordu.

İnsanın hayatının amacının bir rakamla açıklanması tuhaf gelmişti açıkçası. Ayrıca bana çıkan rakamın alt bilgileri de benim hayat amacı pek özetlemiyordu. Pek de itibar etmediğim maddeye odaklı bir amaç çıkıyordu doğum rakamımdan. Sonuç itibariyle pek gerçekçi bulmadım kitabı.

Kaliteli, mutlu ve doyumlu bir hayat sürmek için kuşkusuz bir hayat amacımız olmalı. Hayatımız ile ilgili bir hedef olmaksızın, mutlu yaşayabilmek zor.

Kişiden kişiye değişen hayat amacı, insanın oluşturduğu veya bir şekilde edindiği kimlikle doğru orantılı. Kişiyi oluşturan, çevre, duygu, istek, korku, endişe gibi algılar, kişinin hayat amacını da beraberinde getiriyor.

Ancak bu amacın gerçekleşmesini mutlu olmanın tek şartı olarak kabul etmek ne derece doğru? Evet, bir hayat amacı olmalı insanın, ama bu amacı gerçekleştirememek de onu yıkmamalı.

Kişinin hayat amacı zengin olmaksa ve bu amacını gerçekleştirememişse bu onun için yıkım olmamalı. Bu yüzden hayat amacı, kişinin olmazsa olmazı değil, tercihi olursa amacını gerçekleştirememesi halinde yıkım ve mutsuzluk getirmez.

Değişen hayat şartları, duygularımız, çevremiz, algılarımız ile hayat amaçlarımız değişikliğe uğrayabilir.

Ömrünün sonuna kadar aynı hayat amacı içinde olmuş birine rastlamak zor.

Hayat amacımıza giden yolda hedefe giden sürecin önemi de unutulmamalı. Bu süreçte yaşadıklarımız bazen hedefin kendisinden daha önemli ve değerli olabilir ve hatta farklı hedefler konusunda yol gösterici olabilir.

Sadece amacımıza kilitlenerek, yolda olan biteni kaçırmamalı, gözümüzü dört açmalıyız. Yolda karşılaşılan her olay, bize gönderilmiş bir mesaj olarak kabul edilmeli.

Hedefin ulaşılabilir olması da çok önemli. Ulaşamayacağız ütopik bir hedef belirlemek, bizlere sık sık hayal kırıklığı yaşatacaktır.

Gelelim bana, hayatımın amacı ne?

Yaşadığım süre içinde maddeye dayanan bir hayat amacım hiç olmadı. Kafama takılır zaman zaman, neden benim diğer insanlar gibi zenginlik hayalim yok diye.

Geçmişten gelen karmaların etkisi olduğunu düşünürüm bu kararımda.

Maneviyatıma eşlik eden yüzlerce amacım oldu bugüne kadar.

Son on yıldır bir tek amacım var hayatta.

Kendimi gerçekleştirmek.

Kendimi tanımaya başladıkça, kendimi gerçekleştirmenin, kişisel mutluluğum için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu anladım. Güçlü ve zayıf yanlarımı, hayatla ilgili korkularımı, endişelerimi zaman içinde gördüm ve verdiğim cevaplar bana kendimi gerçekleştirmem gerektiği mesajını verdi.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde bir insanın en alt basamaktaki ihtiyaçları karşılandıktan sonra bir üst basamaktaki ihtiyaca yöneldiği savunulur. Bu hiyerarşiye göre piramitin tabanında ilk sırayı temel içgüdüsel ihtiyaçlar olan yemek, uyumak gibi fizyolojik ihtiyaçlar yer alır.

İkinci sırada insanların güvenlik ihtiyacının karşılanması gerekir. Güvenlik ihtiyacı karşılandıktan sonra insanlar sevgi ve ait olma ihtiyacına yönelir. Sevmek ve sevilmek dışında insanlar kendisine saygı duyulmasını isterler.

Saygınlık, tanınma, başarılı olma, takdir edilme gibi ihtiyaçları karşılandıktan sonra piramitin en tepesinde kendini gerçekleştirme yani ideallerini ve yeteneklerini gerçekleştirme ihtiyacı duyduğu belirtilmiş.

Kendini gerçekleştirme yolunda izlenecek bir süreç bu piramitte ifade edilmiştir. Buna göre bir basamaktaki ihtiyaç tam olarak karşılanamazsa bir üst basamağa sağlıklı bir geçiş sağlanamaz.

Kendini gerçekleştirmekle ilgili olarak pek çok araştırma yapmış olan Maslow, kendini gerçekleştirmiş ve kendini tanıyan kişilerde 16 ortak özellik gözlemlemiştir.

Bunlar:

1- Gerçeğin bilinebilecek yönlerini, doğru olarak algılar.
2- Bilenemeyecek olanların bilinemeyeceğini, doğru olarak algılar.
3- Gerçeği olduğu gibi kabul eder.
4- Kendisini olduğu gibi kabul eder.
5- Başkalarını olduğu gibi kabul eder.
6- Yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayarak tadını çıkarma eğilimindedir.
7- Kendiliğinden hareket eder.
8- Yaratıcı bir biçimde davranabilir.
9- Kendine ve yaşama gülebilir.
10- İnsanlığa değer verir ve onun sorunlarını ciddiye alır.
11- Son derece yakın ve derin birkaç dostu vardır.
12- Yaşamı bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilir.
13- Gerektiğinde çok çalışır ve sorumluluğunun farkındadır.
14- Dürüsttür.
15- Çevresinin farkındadır, sürekli çevresini araştırır ve yeni şeyler dener.
16- Savunucu değildir.

Kendimi tanıma ve gerçekleştirme yolunda hayat amacımı sürdürüyorum.

Çünkü eğer ben kendimi tanımaz ve bilmezsem diğer bildiklerimin doğruluğunu anlayamam.

Hayat amaçlarınızın sizi mutlu etmesi dileğiyle….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

anlam olarak birbirinden farklı iki kavram benim sözlüğümde. Hayatımın amacı; ulaşmak istediğim hedeflerin arkasındaki gerçek niyetim..Kavramlara verilen kişisel anlamlar, iletişimin sağlıklı olması açısından oldukça önemli, bunu bir kez daha anlamış oldum:)) Güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş eline sağlık. Dilerim bütün amaç ve hedeflerine kısa sürede ulaşırsın.Sevgilerimle:))

Nazmiye Tan 
 19.10.2010 14:26
Cevap :
Teşekkürler, amin hep beraber amacımıza ulaşalım en kısa sürede inşallah :) Selamlar.  19.10.2010 16:22
 

Kendini tanımak bitimli bir süreçtir diye düşünüyor musunuz bilmiyorum. Ancak bana göre böyle bir şey yok. İnsan açık uçlu bir varlıktır. Hayat da açık uçludur. İnsan her yeni ve farklı şeyle farklı bir sentez yaratır. Bu ilişkilerde kendisi de yenileşir. Hatta öyle ki, yeni kendisiyle, daha önce deneyimlediği şeylerle yarattığı sentez, o şeyleri yeniden deneyimlediği vakit değişiklik gösterir. Çünkü hem kendisi artık başka kendisidir ve hem de o deneyimlediği şey başkadır belki. Yani insan bitimsiz bir potansiyeldir. Tanıma diye bir şey olamaz. Kendini gerçekleştirmek, kendini yaşamaktır, o da her nasıl isteniyorsa öyle olacak bir şeydir.

Erdal Aydın 
 19.10.2010 14:23
Cevap :
Kendini gerçekleştirmek bitimli bir süreç değil elbette. Siz an be an değişirken, bu nasıl mümkün olabilir ki ? Kendini gerçekleştirmenin sonu yok, böyle olması, bunun bir amaç olmasını engellemez fikrimce... Kendinizi ne kadar tanırsanız, o kadar amacınıza yaklaşırsınız ve belki ilerde bu bir amaç olmaktan çıkar. Teşekkür ederim değerli yorumunuz için, saygılar.  19.10.2010 16:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 559
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8306
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster