Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
989
 

Herkes sıkıntılı, herkes kuşkulu, herkes ürkek ve herkes acabalarla dolu

Herkes sıkıntılı, herkes kuşkulu, herkes ürkek ve herkes acabalarla dolu
 

Türkiye Cumhuriyetinin 11. Cumhurbaşkanı seçildi, öncelikle herkese hayırlı-uğurlu olsun diyorum. Ancak şunu da biliyorum, bir avuç iş adamı, bir avuç yobaz, bir avuç aydınlanmamış demokrat ve bir avuç bölücü dışında herkes sıkıntılı, herkes kuşkulu, herkes ürkek, herkes acabalarla dolu uyandı bu sabah uykusundan.

AKP’ye oy vermeyenlerin nedenleri belli olduğu için, onların detayına fazla girmeye gerek olmadığını düşünüyorum. Kısaca güvenmiyorlar, belki de Sayın Gül’ü en azından milli ve de ulusal çizgiye daha yakın durduğundan ötürü „kötünün iyisi“ olarak biraz da olsa pozitif kazanımımları olduğundan küçücük de olsa bir rahatlık hissetmişlerdir.

Bir avuç yobazın neden sevindiğini de anlatmama gerek yok diye düşünüyorum; kısaca onlara göre şeriat yaklaşıyor ve bu gelen cumhurbaşkanı ile Yaradan ülkeye nur yağdıracak… Ortadoğu’da yer alan ve şeriat ile yönetilen ülkelere nur yağıp yağmadığına bakmaksızın.

Bir avuç bölücüye gelince de akılları sıra ülke karışırsa, kendileri de aradan sıyrılıp, bir avuç olduklarına bakmaksızın, bu ülke insanının boşluğundan, ürkekliğinden yararlanıp rüyalarını gerçekleştirebileceklerini düşünüyorlar.

Bir avuç iş adamını ise anlatmaya zaten hiç gerek yok; onlar istikrar peşinde koşa koşa, buralara geldiler. Onların istikrarı, Özalizm denen ve Türkiye’yi gelişyormuş gibi görünse de geriye götüren, sistemi alt-üst eden yapının devamında yatıyor. Ancak hâlâ şunu göremiyorlar; Özalizm felsefesi bu ülkede devam ettiği sürece bizim kazanmamız imkânsız. Çünkü Özalizm ile gelen sistem sadece bizim kaybetmemiz temelleri üzerine kurulan bir yapı.

AKP’ye oy verenler içerisinde yer alan insanların da önemli bir kısmı sıkıntılı, kuşkulu, ürkek ve acabalarla dolu. Onların sıkıntılı, kuşkulu, ürkek ve acabalarla dolu olmalarının bir kaç nedeni var. Bunlardan bir kesim kendi elleriyle yarattıkları canavarların kendilerine yaptıkları saldırılardan Yeni Şafak yazarı Sayın Böhürler gibi nasibini alan insanlar (kendisi Sayın Gül’ün Cumhurbaşkanlığına karşı çıktığı için, gelen e-posta mesajlarında sürtük kelimesi ile yüzleşmişti). Çünkü „canavarı bir defa büyüttüğünüz zaman, öyle bir an gelir ki onu siz de kontrol edemezsiniz“ sözü doğru mu acaba diye kara kara düşünür oldular.

Diğer bir kesim ise ki bu orduyu en güvenilir kurum olarak gören %90 içerisinde yer alır, komutanların yemin törenine gitmemelerinin nedenini sorarak uyandı bu sabah, acaba bir bildikleri mi vardı. Emin olunuz ki AKP’nin kamoyonet arkalarında taşıdığı yardımlarla oy aldığı bu insanlar dahi cumhuriyet, laiklik, aydınlanma, demokrasi kavramlarının ne olduğunu tam olarak anlayamadan AKP ve ordu arasına sıkıştığından, sıkıntılı, kuşkulu, ürkek ve acabalarla dolu.

Yani, işin özü sevgili dostlar bir avuç kötü niyetli hariç herkes sıkıntılı, kuşkulu, ürkek ve acabalarla dolu olarak uyandı tüm Türkiye bu sabah.

Umarım bu acabalar en kısa sürede yerlerini Cumhuriyetin aydınlığına terk eder…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elbette kusku var insanlarin kafasinda...ve bosuna da degil...kimse durup dururken kusku ile yasamak istemez. Ama yine de bu kuskularin ne kadar dogru ya da yanlis oldugunu da zaman gosterecek. Sevgi ve saygilarimla.

Biraz 
 30.08.2007 19:40
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili dostum...  31.08.2007 12:20
 

Bu günlere gelmedik mi değerli arkadaşım. Saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 30.08.2007 17:37
Cevap :
Ummak, aslinda hayal kurmanın, kişinin kendi rüyasını görmenin dışa vurumudur... Kişi veya topluluklar gördükleri hayaller kadar mesafe alırlar... Kendi rüyasını görme izni olmayan topluluklarda bizim gibi büyük abilerin (ABD) rüyasına oradan buradan yapışıp yollarına devam etmeyi düşünürler... Ancak bu onların kendi rüyası olmadığından da ulaşacakları umutlar da kendi umutları olmaz... Ben artık bundan sonra, Anadolu'nun kendi rüyasını görüp, ondan sonra da Mustafa Kemal Atatürk'ün ilk olarak dillendirdiği ancak sonradan büzük bir abinin rüyasına ortak olma sevdamızdan yarıda bıraktığımız umutların yeninden yeşereğine canı yürekten inanıyorum... Buna sadece inanmakla kalmayıp, bir taraftan geçmişe dönmemek için çaba harcarken, Anadolu'nun umudunun güzelliğini de etrafa elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum... Umutsuz yaşayamaz insan ancak umudu da pratiğe taşımak için çaba da harcamak gerekir bu konuda size katılıyorum... aydınlık yarınların sizin ile olması dileğiyle...  30.08.2007 18:04
 

Evet haklısınız Emin Bey. İlginç olan çarşıda pazarda bile ne kendisi ne de tanıdıkları AKP ye oy vermemiş olan kişilerin bu % 43 olayını -ya da elli olsun- çözememiş olmaları. İnandığı için verenlere sözümüz yok elbette. Yazınız gayet açık. selamlar. ezgi umut

Ezgi Umut 
 30.08.2007 15:24
Cevap :
çok sağ olun... beni yalnızlık duygusundan kurtardınız :)  30.08.2007 16:22
 

*** Bir de bir avuç, azıcık, küçümencik % 47 var. Onu unutmuşsun. Hatırlatayım dedim. Yobazlık yalnız din alanında değildir. Bir takım büyük gerçeklere rağmen aynı fikirlerden kendini kurtaramaaak da yobazlıktır. ***

SÜLEYMAN SIRRI 
 29.08.2007 12:03
Cevap :
Arkadaşlar yazdıklarımı bir daha okuyun... Ben bir avuç azınlık derken AKP'ye oy veren herkesi kast etmemişim... Yıkın ön yargılarınızı....  29.08.2007 13:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 856
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster