Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '21

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
29
 

Herkesi Kendim Gibi Sanıyorum

Herkesi kendim gibi sanıyorum. Ve hep yanılıyorum. Herkes bir parça samimiyetsiz ve samimi niyetsizdir.
 
Artık kimsenin samimiyetine inanmıyorum. Düşte gör ya da kuyruğuna basta gör samimi dediklerimizin samimiyetini.
 
Sezgi gücü işte, samimi bildiğimi test ettim sadece öyle görünüyormuş. Artık samimiyet ölmüş, dostluk ise süresiz izinde.
 
Dost dediklerinizi gerçekten tanımak istiyorsanız bakışlarını takip edin. Yüzünüze güler, yapmacık sevgi gösterisi yapar. Siz arkanızı döndüğünüz an sinsi sinsi güler, ağzı burnu bir tarafa kayar, gözü sürekli üzerinizdedir, göz göze geldiğinizde canım cicimler, izleyin ve görün. Çok düştüm bu menfaat tuzağına.
 
Bazı insanlar bütün kainatın kendileri için var olduğunu zannedecek kadar benciller.
Düşünceli olması için öncelikle düşünür olması gerekir. Zaten olsalardı önceden önlemini alır ona göre davranırlardı.
 
Düşünceli olmak empati gerektirir. Bencillik, naziklik ve inceliği bitirir. Yola kaldıysa halden anlayan insanlarla devam etmek gerekir.
 
İnsan ilişkilerinde bir adım atılacaksa karşılıklı birer adım atılmalı, eğer fazladan bir adım atılırsa beklenti oluşuyor.
 
Ummadığın anda dolu da vuruyor, fırtına da esiyor, deprem de oluyor ama yine de umut besliyor insan.
 
Pes etmeyenler hedefine ulaşır. İnsan hatalarını kabul edebildiği kadar büyük, hatalarından ders çıkarabildiği kadar akıllı, bu hataları düzeltebildiği ölçüde güçlüdür.
 
Hayat bir şekilde sana dokunuyor. Yuvarladığı gibi yuvarlanıp gidiyorsun, şansın varsa bir dala tutunuyorsun o dalda sağlamsa asılıp kalıyorsun.
 
İnsanları mutlu etmeye çalışırken kendini unutan biri olarak geçte olsa kendime bakar oldum. Bakmasını bilmek değersiz olanlara değer vermemeyi öğrenmek gerekiyor, ben değerliyim, önemliyim demek gerekiyor.
 
Her şey göründüğü gibi olsaydı eline aldığın deniz suyu mavi olurdu. İnsan yaptığı yanlışlara değil de, yanlış insanlara yaptığı doğrulara üzülüyor. Sonrasında ise sadece sesiniz kısılıyor, değmiyor, enerjinizi boşuna harcamayın.
 
İnsanlar ic¸inde yas¸adıgˆı hayatı, c¸evresini ve kendisini gelis¸tirmek ic¸in bu¨yu¨k bir c¸aba ic¸inde olmak zorunda. İnsan bir mu¨cadeledir. Kendi gerc¸ek gu¨cu¨mu¨zu¨n farkına varmak ve dogˆruları savunup yanlıs¸lara kars¸ı dimdik durabilmek ic¸in acilen kendimizi tanımaya bas¸lamalıyız.
 
Artık sadece saygı açısından her insana eşit olarak mesafeliyim. İsteyen hakkımda istediğini düşünebilir. Niyet, düşünce ve eyleme dökülüşü güzelse umursamam bile kim ne düşünüyor diye.
 
Sonra tüm taşlar yerine oturup, kafanda her şey sessizleşmiş, sorularının cevaplarını da almışsın, oluruna varmışsındır. Zaten ne yaparsan yap her şey oluruna varırmış.
 
İnsanların yargılarını kırmak için onların onayını almaya ihtiyacın olduğunu düşünme. Kimse için yaşama şu şöyle diyecek, bu böyle diyecek umrunda olmasın, işini düzgün ve dürüst yap, seni Allah bilsin, kul nankördür, isyankardır, kullara takılma, takılırsan kula kul olursun. Ne yapıyorsan kendin ve sevdiklerin için yap.
 
Dostlar düşmanlardan daha tehlikeli oluyor. Düşünceler anlamsız ve mantıksız safsatalarla dolu olursa hastalıklıdır. Ve toplumsal yaşayış akıldan, mantıktan uzak, faydasız, zararlı bir takım görenek ve geleneklerle dolu olursa yaşam iyice felce uğrar ilerleyemez ve gelişemez.
 
Anı yaşamalı ve bize iyi gelen şeyleri etrafımızda toplamalıyız.
 
HÜLYA ÇAKICI
Nesrin Öz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 788
Toplam yorum
: 255
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 556
Kayıt tarihi
: 19.12.15
 
 

Hacettepe Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Akdeniz Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster