Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '15

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
320
 

Hocayla iyilik hakkında sohbet...

Hocayla iyilik hakkında sohbet...
 

“Hayırlı Cuma’lar, hayırlı Ramazan’lar hocam”

“Eksik olma evladım, senin de Ramazan ayın ve Cuma’n mübarek olsun.”

“Allah razı olsun hocam. Size yine sorularım olacak.”

“Sor bakalım evladım”

“Hocam, Ramazan ayında daha fazla mı iyilik yapmalıyız?”

“Aslında sadece Ramazan ayında değil, her zaman fırsat buldukça iyilik yapmalıyız.”

“Bu konuda Kuran-ı Kerim’de ayetler var mı hocam?”

“Olmaz mı? Yunus suresinin 26. Ayeti şöyle der:”

“İyilik edenleri iyilikle mükâfatlandırırız, kendilerine daha da fazlasını veririz.  Onların yüzleri kararmayacak, onlar zillete de düşmeyeceklerdir. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır.”

“Peygamber efendimizin bu konuda hadisleri var mı hocam?”

Peygamber efendimizin bir hadisinde;

“Allah için size sığınan kimseye sığınak olun. Allah için isteyen kimseye verin. Sizi davet edene icabet edin. Size bir iyilik yapana karşılığını verin. Eğer karşılık verecek bir şey bulamazsanız, -karşılıkta bulunduğunuza kanaat getirinceye kadar- ona dua edin.” Diye buyurmuş.

Bir gün Kutlu Nebi (s.a.s), “Her Müslüman sadaka vermelidir” buyurur. Sahabe, “Sadaka verecek bir şey bulamayan ne yapmalı?” diye sorar. Efendimiz, “Çalışır, kazanır ve sadakasını verir.” der. Bu kez çalışma imkanı bulamayanın ne yapması gerektiği sorulur. Allah Resûlü, “Muhtaç ve mazluma yardım eder.” karşılığını verir. Nihayet buna da imkanı olmayanın durumu sorulduğunda Peygamberimiz (s.a.s), şöyle cevap verir: “Böyleleri iyilik yapsın, kendisini kötülükten alıkoysun. Çünkü bu da onun için bir sadakadır.

“Hocam, sadaka diyorsunuz da, özellikle Ramazan aylarında dilenciler çoğalıyor. Bunların gerçekten sadakaya ihtiyaçları olup olmadığını nereden bilelim? Özellikle basında görüyoruz. Yakalanan dilencilerin ceplerinden dünya kadar para çıkıyor. Bunlar tamamen dini sömürüyorlar.”

“Haklısın evladım. Aslında ihtiyacı olanları tespit etmek çok önemli. Rahmet Peygamberi (s.a.s), bu sözleriyle, iyiliğin bitmez tükenmez çeşitlerine dikkatlerimizi çekmiştir. Ona göre Allah’ın rızasına ulaştıran her davranış bir iyiliktir. İyilik, her şeyden önce bu dünyaya iyiliği egemen kılmak için geldiğimizin farkında olmaktır. İyilik, dünyayı birbirimize cennet bahçesi yapmak için gayret etmektir. 

Allah Resûlü, samimiyetle gönülden kopup gelen ve gönülleri fetheden her güzel işin iyilik olduğunu haber verir bizlere. Ona göre gerçek iyilik, sevincimizi, kederimizi,  varlığımızı yokluğumuzu paylaşabilmektir. Canlı-cansız bütün mahlukata merhametle davranmaktır. İyilik mazluma adalet, mağdura çare, masuma ümit, kimsesize kimse olmaktır. İyilik, darda kalana yardım elini uzatmak, yetimin başını şefkatle okşamaktır. İyilik, bazen yolunu şaşırana yol göstermek, yoldaki zararlı şeyleri gidermektir. Bazen iyilik, kardeşimizin yüzüne tebessümle bakmak, dargınları barıştırmaktır. Kimi zaman ise iyilik, kardeşlerimiz için Rabbimize arz ettiğimiz en içten yakarışlarda buluşmaktır.”

“Özellikle Ramazan ayında bu konular daha ön plana çıkıyor hocam.”

“Evet evladım. Bugün, rahmet ayı Ramazan’ın ikinci günündeyiz. Ramazan, bizlere her yıl yeni bir can, yeni bir ruh olarak gelir. Bizleri eğiten bir mektep olur Ramazan. Bu mektep, rahmet, mağfiret, arınma, takva mektebidir. Ramazan mektebinde iyilik, hayır, cömertlik, diğerkâmlık vardır. Bu mektepte dünyanın neresinde olursa olsun insanlara yardım eli uzatma, birileri açken tok yatmama vardır. Bu mektepte insanlığın huzur ve mutluluğu, Müslümanların birlik ve dirliği için elimizdeki nimetleri paylaşma vardır; sınır ve mesafeleri yok eden gönül köprüleri kurma vardır. Ramazan mektebinde İslam’ın rahmet yüklü adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını, ihlasla yoğrulmuş iyiliğini bütün insanlığa takdim etme vardır. Bu mektebe layıkıyla talip olanlar arınmış bir ruh, bütün esaretlerden kurtulmuş özgür bir zihin ve erdemle müzeyyen bir gönül dünyası ile bayrama kavuşurlar.

Bu yüce değerleri bize tekrar tekrar hatırlatan Ramazan, iyilikler, güzellikler ayıdır. Bizler, her yıl Ramazanda iyiliğe dair çok şey öğrenir, çok şey yaşarız. Ramazan, iyiliğin kişinin kendisine, Rabbine, ailesine, yoksullara, kimsesizlere, mültecilere, yetimlere, yaşlılara, velhasıl bütün mahlukata yapılacağını öğretir bizlere.”

“Özellikle dünyada ve ülkemizde bu kadar aç ve yoksul varken, gerçekten dedikleriniz önemli hocam.”

“Üzülerek belirtmek gerekir ki günümüzde dünyanın önemli bir bölümü açlık, sefalet ve korku içinde temel ihtiyaçlarını karşılamanın mücadelesini veriyor. İyiliğin, fedakârlığın, paylaşmanın neredeyse unutulmaya yüz tuttuğu, savaşların, işgallerin, sömürgeciliğin, şiddet ve katliamların had safhaya çıktığı bir yerkürede yaşıyoruz. Ve bizler biliyoruz ki, iyiliğe muhtaç, iyiliği arayan, iyilik için çırpınan insanlara ulaşmak, onları iyilikle buluşturmak, inananlar olarak her birimizin görev ve sorumluluğudur.

Zamana tanıklık eden ve “Ben Müslümanım” diyen herkes, iyiliğin yeniden gönül coğrafyamızda ve bütün dünyada hakim kılınması için seferber olmalıdır. Her bir mümin, kendinden ve yakın çevresinden başlamak üzere her işinde hayra anahtar, şerre kilit olmayı ilke edinmelidir. “

“Anladım hocam, özellikle fitre, zekat ve sadakalarımızı verirken, ihtiyacı olanları tespit etmek, ve ihtiyacı olanlara yardım etmek çok önemli. Bu konuda verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Allah razı olsun”

“Senden de Allah razı olsun evladım. Sağlıcakla kal”

“Siz de Allaha emanet olun hocam. Hoşçakalın.”

 

Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...hiç kimsenin bir başkasının iyiliğine muhtaç olmadan yaşadığı bir dünya...ütopik bir şey biliyorum ama...vazgeçmiyorum :)))

nedim üstün 
 26.06.2015 8:31
Cevap :
Öyle birkaç ülke var üstadım. Özellikle Kuzey ülkeleri. Örneğin Finlandiya, Norveç gibi. Oralarda kimse kimsenin iyiliğine muhtaç değil. İyiliğe muhtaç olma durumu sadece müslüman ülkelere özgü herhalde. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  26.06.2015 15:01
 

Gerçek ihtiyaç sahiplerine yapılan iyilik sevaplar hanesinde yerini alıyor Erol bey, günümüzde bazı onurlu kişiler yoksulluklarını gizleme gereğini duyuyorlarken bazıları da tam tersine duygu sömürüleri ile iyilikseverliği çıkar temini için kullanıyorlar. Herkes inancını tam olarak yaşasa, iyilik yapmak kadar güzel bir şeyin olmadığı her kesim tarafından kabul görür, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 26.06.2015 0:16
Cevap :
İnanın, o duygu sömürücüleri sizden, benden daha varlıklı insanlar Yurdagül hanım. Özellikle çevremizde, gerçekten muhtaç olup insanları bulup yardım etmek, Allah katında çok daha makbuldür. Herkes zekatını, gerçekten muhtaç olan kişilere verebilse, herhalde ülkemiz daha bir yaşanacak yer olur. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  26.06.2015 15:03
 

Hocayla yaptığınız samimi ve öğretici sohbetler, diğer yazılarınız, anlaşılır ve sohbet eder misali akıcı anlatımınız hiç değişmemiş Erol Bey, hala aynı güzel tatta, keyifle okudum:) Keşke zırt pırt buraları terk-i diyar eyleyeceğime, sizin kadar istikrarla yazmayı sürdürebilseydim, ama ruhum göçebe işte:) Sevgi ve selamla..

Mor Okyanus 
 24.06.2015 14:15
Cevap :
:)) Aslında ben de eskisi kadar çok sık yazamıyorum Sibel hanım. Sizi de çok iyi anlıyorum. İnsanlar içinden geldiği zaman yazmalılar. Yoksa yazmış olmak için yazmanın bir anlamı yok. Benim zaman zaman size sitemim, sayfanızı kapatmanızdan dolayı. Üstelik güvenilir üye statüsündesiniz. Yazmak istemediğiniz zaman yazmazsınız. Benim 8 yıl önce yazdığım yazılarım halen duruyor. Zaman zaman, o yıllarda yazdıklarımı şimdiki yazdıklarımla kıyaslayıp, aradaki farkları da görebiliyorum. Siz de bloga renk veren arkadaşlarımızdansınız. Umarım bu dönüşünüz uzun ömürlü olur. :) Teşekkürler. Sevgiler, selamlar...  24.06.2015 16:39
 

Erol Bey Merhaba,önemli ve anlamlı bir sohbete tanık olduk.Teşekkür ederiz Erol Bey.İnanın haberleri izlemek,etrafa göz atmak,çaresizlik ve savaş ortasında kalan çocukları görmek hangi birini bulup hangi birine yetişeceğiz insanın eli kolu bağlanıyor.Elden geldiğince ulaşabilene ne mutlu.İyilik ve güzellikler her şeyden önce kendimizi mutlu ediyor.Selam ve sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 20.06.2015 16:02
Cevap :
İmkanlar oranında özellikle Ramazan ayında zekat konusuna çok önem vermeliyiz Şennur hanım. Dediğiniz gibi o kadar çok muhtaç insan var ki, herkese yetişmek mümkün değil. Artık bütçemiz oranında yardım edebildiklerimize yardım edeceğiz. Allah hepimizi kötülüklerden korusun, iyilikler yapmayı da nasip etsin. Teşekkürler. Sevgiler, selamlar....  20.06.2015 23:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3180
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster