Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '19

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
17
 

Hür Olma Yolunda

Bir hikmettir kırk bir dizelik İstiklal Marşı, hele son beş dizesi hikmet içinde hikmet. İlk dokuz kıtası dörtlüktür; ama son kıtası beşlik. Hira’da inen ilk beş ayet gibi sanki.

“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.”

İstiklâli Hakk’a tapmaya, Hakk’a tapmayı da hür olmaya bağlayan dizeler. Hür olamayanların, hak tanımayan, hakkı baskılayan hatalarıyla da istiklâllerini kaybedeceğini anlatır Mehmet Akif, İstiklâl Marşı’nın on kıtasında, özelikle de son kıtası olan onuncu kıtasında.

Hür olmak, hürriyetine sımsıkı sarılmakta başlangıcı, neyin başlangıcı? Hakk’a tapmanın başlangıcı; neticesi de istiklâl. Ama bu öyle bir istiklâl ki, eline geçirdiği nice kuvvetle; kendini hak görenlere karşı kazanılır. Esarete boyun eğen; ama halkına da silah doğrultanların kazandığı bir istiklâl değildir. Olsa olsa bir zillettir, halkına silah doğrultanların aymazlığı.

Ve yargı süreci tamamlanmadan, hatta başlamadan öteki gördüklerini peşinen suçlu ilan edenlerin yaptığı da bundan azade değildir. Hiç kuşkusuz halka doğrultulan silahtan çok daha beterdir, peşinen suçlu ilan etmek ve devamında yükselen bir kınama kampanyasına dönüştürmek; doğruyu yanlışı birbirine karıştırarak, insanlarını savunmasız bir vaziyete mahkûm etmek.

Hür olmak öyle bir şeydir ki, eğer toplumu esaret altındaysa, hür olan önce kendini suçlar; ama küresel güçlere çoktan teslim olmuşlar da, teslim oluşunun üstünü örtecek nice oyun dolap içinde, kandırır, aldatır sabahtan akşama, akşamdan sabaha halkını.

Hür olmak bu denli önemli öyle mi?

Elbette önemli, hatta her şeyin başıdır hür olmak; hür olmayan ne Hakk’a tapar, ne de istiklâli yolunda serden geçer, sadece iktidarını düşünür, batılın çarkında kıvranırken: günümüzün tek gerçeği Kapitalizm’in bataklığında.

Namık Kemal, “Hürriyet Kasidesi’nde”,  anlatmıştır hür olmanın ne denli önemli olduğunu. İstiklâl Marşı gibi Hürriyet Kasidesi’de, hikmet içinde hikmettir, altmış iki dizesiyle. Hele son beş dizesi, müjde, dua ve uyarıyı perçinlemiştir iç içe.

Aklı başında olanlara, olan bitenleri düşünenlere, sorgulayanlara; beşeri hayatta hiçbir esaretin biteviye sürmeyeceğini bilenlere. Esarete evet diyen değil, hür oluşlarının bayrağını, ay yıldızlı bayrağı harekete geçirenlere, gece yolcusu olduğu bilinci içinde yürüyenlere…

“Cihânı sensin âzâd eyleyen bin ye’s ü mihnetten
Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hudâ ikbâlini hıfzeylesin her türlü âfetten
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şir-i jeyan bu hâb-ı gafletten”

Müjde: Dünyayı, binlerce elemli, kederli musibetten kurtaran sensin. Devlet olma zamanı, hüküm ferman eyleme zamanı senindir, dünyaya göster.

Dua: Allah, bahtını, talihini korusun her türlü afetten.

Uyarı: Zulüm köpeklerine kaldı gezdiğin nazlı, hoş edalı ovalar, çöller… Uyan ey kızgın, hışımlı, kükreyen güç, gaflet uykusundan!

Müjdesi son derece sarih, net, yıllardır insanlığın çoğu coğrafyada yaşadığı manzara, öyle ya, zulüm köpekleri sardı dünyanın her yanını. Böylesi bir manzaradan insanlığı kurtaran, Allah’ın askeri olabilir ancak; Allah’ı unutanların da kendi kendisiyle çatışması.

Duası sona erdirsin, kendi kendisiyle çatışanın durumu da bir afettir anlayana; biz de âmin diyelim, böylesi bir duaya. Namık Kemal’in uyarısı, böylesi bir yanlışadır zaten. Bir toplum ve de devlet, kendi kendisine zulmeden bir yanlışa yönelmez, nice nazlı, hoş edalı ovalar, çöller, kendisini kurtaracak bir eli beklerken…

Ve müjdeyi, zillete dönüştürmez; insanlık, onda kurtuluş umudu ararken…  

Hür olan ancak Hakk’a tapar, Hakk’a tapışı da istiklal yolunda attığı adım, böylesi bir adımda, İstiklâl Marşı da, Hürriyet Kasidesi de, el üstünde tutulur, al bayrakta esaretten kurtarılıp baş tacı yapılır. Esaret altında, halkına zulmedenler, halkının geleceğine Amerikan bezli kefen biçenler, bir an önce karar vermeli, baş tacınız Amerikan nişanı mı, yoksa ay yıldızlı bayrak mı olmalı?



Rıza Üsküdar

1 Haziran 2019/İzmir

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3479
Toplam yorum
: 2192
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 567
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuyum. Öğretmenliğim sırasın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster