Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '17

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
123
 

İçimizdeki Kozmik Odalar

İçimizdeki Kozmik Odalar
 

Beynin sırrı tam olarak çözülmüş değil henüz.


Yunus’un “Bir ben var bende benden içeri.” sözünden hareketle; “İçimde bin bir ben var dedim” bir yazımda. Aynı yazıda içimdeki benlere birer oda tahsis ederek içimdeki odaların sayısının saray odalarının sayısından çok olduğunu ima ettim.[i] Başka bir yazımda da sözünü ettiğim odalardan Kaygı Odasının kapısını araladım.[ii] Aralamaz olsaydım.  Kaygılarım arttı. Cenap Şahabettin’in bir sözü aklıma geldi. Tam hatırlamadığım için mealen yazıyorum: “Kapıları aralık bırakmayınız ardına kadar açarlar.”

İçimdeki her odanın kapısını aralayacak olsam  “Binbir Gece Hikâyeleri”nden çok sürerdi yazılarım. Çok ilginç de olurdu; ama eksik kalsın. Değil Oda Muhabbetlerine başlamak “oda” sözünü bile ağzıma almamalıyım. Düşünsenize içimizdeki odalar bizim kozmik odalarımız.

Kozmik Oda” deyince bir şeyler çağrıştırdınız değil mi? Skandal mı desek, rezalet mi desek, ihanet mi desek bilemiyorum. Devletimiz böyle feci bir oyuna geldi.

Kozmik Oda olayını herkesin bildiğini var sayarak açıklama yapmadan başladık. Bilmeyenler için hatırlatalım:

“Kozmik oda aramaları ile sonuçlanan süreç, 19 Aralık 2009’da, dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hakkında çıkan suikast haberleri ile başlamıştı. Bu olayı ele alan savcılar Genelkurmay Başkanlığında bulunan kozmik odada arama yapmıştı.

Koray Kamacı, “Kozmik odadaki aramalarda devletin mahremine giren dönemin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olan ve FETÖ suçlamasıyla halen aranan Hakim Kadir Kayan’ın, geçmişten günümüze büyük bir titizlikle gelen, Ak Saçlılar diye de bilinen teşkilatın derin kişilerinin isim ve adreslerini  telefonuna kaydederek bu isimleri küresel güçlere sızdırdığını söyledi. Kamacı, böylelikle kozmik odada 2200 yıllık derin sırrın deşifre edildiğini ifade ederek, deşifre olan heyete bağlı isimlerin de suikaste kurban gittiklerini söyledi.[iii]

 Yukarıda sözü edilen kurbanların sayısının bir hayli olduğunu da ekleyelim:

“Başbuğ, (…) asıl içini acıtanın ise devlet adına yasadışı örgütlerde çalışan 813 elemanın o bilgiler alındıktan sonra tasfiye edilmesi olduğunu söylüyor.”[iv]

Kozmik Oda Faciası üzerinde ileride çokça durulacaktır. Ne olacağı bizim meçhulümüz bu anda.

Gazetelerden öğrendiğimize göre;  Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu'ndaki (STK) mühürlü kozmik odaların kapısı yüz ve parmak izi tanıyan, 17 haneli şifrelerle açılıyor.

Bizim içimizdeki odaların şifresi?

“İçimde bin bir oda var” deyişimi abartılı bulan olur mu bilmem. Hiç de abartılı görülmesin. Bakın ne diyor, kim olduğunu bilmediğim Jiddu Krishnamurti:

“İnsanın içinde bütün dünya vardır ve eğer nasıl bakman ve öğrenmen gerektiğini bilirsen, kapı orada ve anahtar elindedir. Yeryüzünde senden başka hiç kimse ne sana o anahtarı verebilir ne de o kapıyı açabilir.”

Bakın, bakın ne büyük lâf etmiş. Güzel söylemiş de sözünü ettiği anahtar meselesini anlayamadım. Anahtarım yok. Hem olsa bile şifreleri unutuyorum. Sahi söylüyorum. Yaşlandıkça unutkanlığım da artıyor. 8 haneli şifreleri unuturken Kozmik Oda Şifresi gibi 17 Haneli olan içimdeki odaların şifrelerini nasıl hatırlarım?

“Muhabbet edecek başka konu mu yoktu da böylesine hızar çekiyoruz.” diyenleriniz olur mu?

Siz hızar çekmek nedir bilemezsiniz. Çünkü teknoloji gelişti; artık tomruklar fabrikalarda, atölyelerde tahta haline getiriliyor. Eskiden tezgâh kurulur ve bir kişi üstten bir kişi de alttan hızarı çekmek suretiyle tomruklar tahta haline getirilirdi. Demek ki sadece benim yazmamla olmuyor sen de tut hızarın bir ucundan da bu yazıyı anlaşılır hale getirelim…

Ya, nereden başladık nereye geldik? Şimdi bu yazıyı nasıl değerlendireceğiz?

Türkiye Cumhuriyeti er geç Kozmik Oda Rezaletinin hesabını sorduğu vakitler bu benim benzetmem de aydınlanabilir sanırım. Yani şimdilik öyle kolay değil bu. Neden mi?

Düşünün bir içimizdeki benleri odalara yerleştiren ve bu odaları kozmik odaya benzeten biri daha var mı? Bu benzetmemin ne derece isabetli olduğu hakkında elbet bir gün çalışanlar olacaktır. Elbet bu yazdıklarımı deşifre edebilen aydınlar çıkacaktır.

Keşke o günleri ben de görebilseydim.

Sabahattin Gencal, Hamidiye-Çekmeköy_ İstanbul

 

 

 

 

 

 



[i] Gencal, Sabahattin; Oda Muhabbetlerine başlasak mı?,  Milliyet Blog, 31.10.2017

[ii] Gencal, Sabahattin; Kaygı Odası, Milliyet Blog, 03.11. 2017

[iii] Kozmik odada devletin 2200 yıllık sırrı deşifre edildi, İstiklâl.com.tr. 22.03.2017

[iv] İlker Başbuğ'un Kozmik Oda sırrı!, Medyafaresi, 02.05.2017

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnşallah görürsünüz hocam.Sağlıkla kalın saygılarımla.

E Ruhi YALÇIN 
 21.11.2017 16:48
Cevap :
Merhaba, İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Hayırlı günler dileğiyle selâmlar.  21.11.2017 19:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 640
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster