Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
554
 

İhanetin anatomisi

İhanetin anatomisi
 

http://www.artquotes.net/masters/picasso/picasso_lavie1903.jpg


Yanlış zamanlarda alınan, yanlış kararlar... Evli adamlar ve yalnız kadınlar... Kimse ilişkisini gizleme gereksinimi duymuyor artık. Öyleki bazı durumlarda evdeki kadın bile olan bitenden haberdar ve sindirmiş oluyor. Peki bireyleri tek tek ele alırsak ortaya ne çıkıyor?

EVLİ ADAMLAR: Çoğunun evlenmeden önce yaşadığı kırık bir aşk hikayesi vardır. Ayrılık nedenleri ise çok çeşitlidir; sevgilinin aileye uygun görülmemesi, ihanet, yalan, para vs... ( <ı>Yaraları sarmadan, evlenen adam )

Bazılarının ise ailesiyle ilişkileri hep kötü gitmiştir. Huzursuzluk, tartışmalar, havada uçuşan tabaklar ve balyoz gibi inen sözcükler... ( <ı>Problemlerden kaçmak için evlenen adam )

Bir kısmı ise belkide hiç aşık olamadan, aşk nedir bilmeden, evlenme yaşı geldiği için ailesinin uygun gördüğü bir bayanla evlendirilmiştir. Zaten fazla bir seçim şansı olmamıştır. ( G<ı>özü sonradan açılan, yaşaması gerekenler ertelenip, <ı>evlenen adam )

Birde yedisinden yetmişine kadar yorulmak nedir bilmeyen çapkınlar vardır. Bunlar hayatta kendi isteklerinden başka birşeye değer vermemişlerdir. Hep tüketmek, hep tüketmek... Saçları ağarmaz bunların çünkü vurdumduymazlıkları, gamsızlıkları en üst düzeydedir. Bencil tiplerdir. ( <ı>Evlenmiş olmak için evlenen adam )

YALNIZ KADINLAR: Çoğunluğunun büyük umutlarla başlayan yitik ilişkileri vardır. Hiçbir zaman aşık oldukları adamdan, bekledikleri sevgiyi, saygıyı ve değeri görememişlerdir. ( <ı>Sevgiye, ilgiye hasret, yalnız kadın )

Bazıları ise yoğun bir aile baskısı altında büyümüştür. Şunu yapma, bunu etme... Rahat gezememiştir arkadaşlarıyla, hep bir yalan uydurmak zorunda kalmıştır. <ı>( Görmeyen gözlerle, özgürlüğünün peşinde koşan, yalnız kadın )

Bir kısmı ise sevdiği adamın evli olduğundan habersizdir. Gün gelipte ortaya çıktığındaysa, boşanma davasının açılacağı günü beklemeye başlar. <ı>( Umutsuz, yalnız kadın )

Birde hırslarına yenik düşüp, hayatlarıyla kumar oynayanlar vardır. Hep daha fazlasını elde etmek isterler. Erkekleri yeyip bitirmek konusunda ustadırlar. <ı>( Tehlikeli, yalnız kadın )

EVDEKİ KADINLAR: Çoğunlukla mutlu mesut süren bir yaşantıları vardır. Kocaları pek ilgili, pek sevecen ve pek çalışkandır ! Uzun süren mesailerin ve iş gezilerinin ardındaki gerçekten habersizlerdir. <ı>( Fazla iyi niyetli, evdeki kadın )

Bazıları ise ihanete uğramış ama affetmiştir. Belkide çocukları için bir şans vermiştir. Ama hiç birşey eskisi gibi olmayacaktır, ihanetle beraber şüphe aklına girmiştir bir kere. Tekrar aldatır mı acaba ? <ı>( Huzursuz, evdeki kadın )

Bir kısmınınsa ekonomik özgürlüğü yoktur. Baba evinin kapısı kapalıdır. Başka seçeneği yoktur. Tek yol kabullenmektir. Mutsuzluğuyla yaşamayı başarmaktadır. <ı>( Çaresiz, evdeki kadın )

Birde memnuniyetsizler vardır. Adam ağzıyla kuş tutsa yaranamaz bunlara. Herşeyi ben bilirim havasında tiplerdir. Hayata hep olumsuz bakarlar. <ı>( Beyin kemirici, evdeki kadın )

Sonuç; Sürüp giden savruk ve kavruk hayatlar... Birbirini doğuran kırık yaşamlar... İnsanlar varoldukça bu hep böyle gidecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir konu icerik itibariyla ve mükemmel irdelenmis tarafinizdan.Aldatan aldanir.Aldatma eylemi sadece tensel oluncami gercek oluyor?.Bence en kötüsü düsünsel aldatmadir.Cünkü düsünsel olarak aldatan hem kendini hemde karsisindakini aldatiyor demektir.Ama bizde aldatma icraata dönüsünce anlam kazaniyor ve suc teskil ediyor.

Utku Aksu 
 11.12.2008 3:38
Cevap :
Tabii ki düşünsel olarak aldatma da gerçektir ama gizlidir ya da eninde sonunda fiiliyata dökülür diye düşünüyorum. Teşekkür ederim.  11.12.2008 11:20
 

kurban edilmelerinden dolayı geride kalanlarına sabır tavsiye ederken; -Günahkarların günah işlemekten vazgeçmelerine, -Sevgiden yoksun kişilerin yüreklerine sevgi kavramının girmesine, -İşsizlere iş, aşsızlara aş, eşsizlere eş bulmalarına, -Ekolojik dengenin bozulmayıp, yeniden hayat bulması için insanlara akıl vermesine, -Yalan, düzen, entrikaların yok olmasına, -Maddiyata değil maneviyata önem verilmesine, -Adam gibi adamın yolunu kadın gibi kadına, kadın gibi kadının yolunun da adam gibi adama çatmasına, -İnsan olmanın erdemlerinden uzaklaşıp hayvandan da öte çirkinleşenlerin yanardağ lâvlarının altında kalmalarına, -Atatürkçü geçinip, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu unutanların siyasi alemden silinmelerine, -Öncelikle camilerimizdeki din adamı geçinenlerdeki maddî hırsı yok etmesine, -Sevimsiz insanların sevimsizliklerinin sebebini kavrayıp, insanlara insanca yaklaşarak sevimlilik kazanmalarına, -Kendimizi kültürlü zannedip, aslında kültürd

Yüksel ÖNAÇAN 
 11.12.2008 1:04
 

Ayıp olur mu? Siz hangi kategoride görüyorsunuz kendinizi. Sevgilerimle

Ayrıntıda gezinmek 
 08.12.2008 3:47
Cevap :
İhanete uğramadım bildiğim kadarıyla, kimseyi uğratmadımda... En azından ben öyle zannediyorum ama belki de fazla iyiniyetli evdeki kadın durumuna düştüysem de haberim yok. Teşekkürler.  08.12.2008 11:15
 

Yanlış evliliklerle, toplum bile doğru gelişememektedir..İnsanlar doğru olmasını öğrenebilmiş olsalar saydığınız sorunların hiçbiri yaşanmaz diye düşünüyorum..sevgiler

Mehmet Önkibar 
 07.12.2008 22:13
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler...  08.12.2008 11:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 355
Kayıt tarihi
: 14.11.08
 
 

İstanbulda doğdum, büyüdüm ve yaşamaya devam ediyorum. Muhasebeciyim hergün rakamlarla hesaplarla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster