Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
20692
 

İletişimi kolaylaştıran ya da zorlaştıran etkenler

İletişimi kolaylaştıran ya da zorlaştıran etkenler
 

Dostlarım bugün bir farklılık yaptım ve akademik çalışmalarımdan birini yayınlamak istedim. 

Karşınızdakiyle sağlıklı bir iletişim kurmak istiyorsanız iletişimi kolaylaştıran ve zorlaştıran etkenleri okumanızı tavsiye ederim… 

İLETİŞİMİ KOLAYLAŞTIRAN ETKENLER 

1. Etkin Dinleme
Etkin dinleyici olmak; karşıdakinin duygularını anlayabilmek, tanımlayabilmek, onlara zamanında yanıt verebilmek ve onları kendi sözcükleriyle tekrarlayarak konuşanın onayını almaktır. Etkin dinleme, bir diğeriyle olan ilişkiye karşı sorumluluktaki en önemli boyutlardan biridir. İçinde ötekine karşı saygıyı, onu kabul etmeyi, ona değer vermeyi, empatiyi, algılamayı, algıladıklarını yansıtarak sınamayı, ayrıntıların farkına varmayı, dolayısıyla eşitlikçi, demokratik bir tutumu barındırır.
Etkin dinleme, kişilere düşüncelerinin saygıyla karşılandığı ve kabul edildiği duygusunu vermektedir. Sizi ve karşıdakini daha fazla karşılıklı anlayış ve saygılı bir ilişki içine sokmaktadır. Etkin dinleme karşıdaki kişinin; size olan olumlu duygularını artırmakta, yine sizi kendisine yakın hissetmesini sağlamaktadır.
Etkin dinleme öncelikle karşımızdaki kişinin kendi çabalarıyla sorunundan kurtulmasını ve bunu yaparken de sorumluluğun onda kalmasını hedeflemektedir. Siz, etkin dinlemeyle karşıdakinin kendi çözümünü bulmasına yardım ettiğinizde bir sonraki sorunda kişi size gerek duymadan kendi çözümünü bulabilecektir. 

Etkin Dinlemede Yapılması Gerekenler
Etkin dinleme için aşağıdaki uygulamalar önerilmektedir:
-Dinlediğiniz kişiye ya da duruma bakmalısınız.
-Dinlediğinizin ana fikrini kendi düşüncelerinizle ve cümlelerinizle sorgulamalısınız.
-Dinlediğiniz kişi ya da durumlarda önemli olduğu işaret edilen, tekrar edilen, dikkat çekilen konulara daha çok odaklanmalı ve bu işaretleri kendi düşüncelerinizle tekrar sorgulayarak hatırlamanızı sağlamalısınız. Söz edilen ipuçlarına örnek verecek olursak “başlıca, burada dikkat edilmesi gereken, asıl önemli olan, özetle, bununla birlikte“ gibi sözlerle başlayan cümleler sizin ana fikir oluşturmanızda ipuçlarınız olabilir.
-Etkin dinlemede en önemli unsur katılımdır. Dinlerken fiziksel onay ya da sözlü olarak katılım sağlamalı, aynı fikirde olduğunuzda ya da onayladığınızda başınızla ve yüz ifadenizle onay vermeli, anlamadığınızda sorgulamayı yüksek sesle yaparak araştırıcı olmalı, soru sormalı, cevabı dinlemelisiniz.
-Not tutmalısınız. Dinleme yoluyla edindiğiniz bilgiler çabuk silinebileceğinden anladıklarınızı kendi cümlelerinizle not almanız, dinlediğinizden anladığınızı tekrar ederek, daha uzun süre aklınızda kalmasını sağlayacaktır.
-İyi bir dinleyici olmak için not tutmak, not tutmak için de iyi bir dinleyici olmak gereklidir.
Yine konuşmacının sözünün kesilmemesi, konuşmacının duygudaşlık ile dinlenmesi, konuşmacının söylediği şeye, ilgi duyulduğu hissettirilmesi, konuşmacının bahsettiği konunun dışına çıkılmaması dikkat edilmesi gereken hususlardandır. 

2. Sessiz Dinleme
Sessiz dinleme karşıdaki kişiye gerçekten kabul edildiği duygusunu yaşatan ve sizinle daha fazla paylaşması için onu yüreklendiren çok güçlü bir sözsüz iletidir. Eğer gerektiğinde sessiz dinleme yapmazsanız, karşıdaki kişi kendisini rahatsız eden şeyleri anlatma fırsatı bulamayacaktır. Karşıdaki kişisinin dudaklarına bakmalı, onu sessizce gerektiğinde başını sallayarak dinlemelisiniz. Bu karşıdaki kişiye değer verildiği mesajını iletecektir. Karşıdaki kişinin size olumlu duygular beslemesini sağlayacaktır.
Bu yöntem karşıdaki kişiyi konuşmaya başladıktan sonra devam etmesi için yüreklendirmekte, ancak ikili iletişim gereksinimlerini karşılamamaktadır. Bu yüzden diğer yöntemlerle desteklenmelidir. Aksi takdirde sessiz dinleme amaçlarına ulaşmayacaktır. 

3.Kabul Etme
Kabul etme; düşünce, fikir ya da yorumlarda tümüyle zıt kutuplarda yer alınsa bile, karşıdaki kişinin duygularını anlama ve saygı gösterme çabası olarak nitelendirilmektedir. Burada önemli olan karşıdaki kişiyi; söyledikleri, düşündükleri ve hissettikleriyle birlikte bir birey olarak kabul etmek, onun bireyselliğine, farklılığına ve tekliğine saygı göstermektir. Kabul edilme duygusu karşıdaki kişinin size olumlu duygular beslemesini sağlayacaktır. Bununla karşıdaki kişinin içsel güdülenmesi daha kolay olacaktır. 

4.Kapı Aralayıcılar ve Konuşmaya Çağrı
Karşımızdaki insanlar bazen daha çok konuşmak, derine inmek ve başlamak için ek yüreklendirme beklerler. Bu iletilere kapı arayıcılar demekteyiz. Karşımızdakinin bir sorunu olduğunu gösteren bir ipucu alındığında çok yararlıdır. Bu yüzden sorunlarını zor paylaşan kişilere yardımı dokunabilir. Ancak bu çok sık kullanıldığında karşıdaki kişiyi bıktırabilmektedir. Bir başka dikkat edilmesi gereken hususta sorular açık uçlu olmalı herhangi bir değerlendirme içermemelidir. Aksi takdirde amaca ulaşılamayacaktır. 

5. Hatayı Kabul Edebilmek
Herkes davranış ya da iletişim hataları yapabilir. Önemli hataların kabul edilmesidir. Hatalarda ısrarcı olunmazsa kişilerle sağlıklı iletişimin önü açılmış olacaktır. Hatasını kabul edebilen ve düzeltebilen biri, karşısındaki insanın gözünde değer kazanmaktadır. 

6. Ben Dili
‘Sen’ dili suçlayıcı, ‘ben’ dili açıklayıcı bir dildir. Bu konuda okul iletişiminden örnek verecek olursak öğretmen derste konuşan bir öğrencisine ‘Yeter artık. Sus.’ derse “Sen” dilini kullanmış olacaktır. Bu karşıdaki kişinin sınıf içinde rencide olmasına neden olacaktır. Bunun yerine öğretmen ‘çok rahatsız oldum.’ diyerek duygularını açıklayarak konuşursa ‘ben’ dilini kullanmış olacak ve kimseyi kırmadan iletisini göndermiş olacaktır.
Ben iletileri davranışın sorumluluğunu karşıdaki kişide bırakmaktadır. Ben iletileri iletişimin başarılı olmasına hizmet etmektedir. Yine karşıdaki kişiyi düşünceli davranma konusunda özgür bırakmaktadır. Sen dili ise hırçın olma, kin tutma, kızgınlık gibi birçok olumsuz düşünceyi peşinde getirmektedir. 

İLETİŞİMİ ZORLAŞTIRAN ETKENLER
Aşağıdaki iletiler iki yönlü iletişimi engellemekte ya da tümüyle yok etmektedir.
Emir Vermek, Yönlendirmek
Uyarmak, Gözdağı vermek
Ahlak Dersi Vermek
Öğüt vermek, Çözüm ve Öneri getirmek
Öğretmek, Nutuk Çekmek, Mantıklı Düşünceler Önermek
Yargılamak, Eleştirmek, Suçlamak, Aynı Düşüncede Olmamak
Ad Takmak, Alay Etmek
Yorumlamak, Analiz Etmek, Tanı Koymak
Övmek, Aynı Düşüncede Olmak, Olumlu Değerlendirmeler Yapmak
Güven Vermek, Desteklemek, Avutmak, Duygularını Paylaşmak
Soru Sormak, Sınamak, Sorguya Çekmek, Çapraz Sorgulama
Sözünden Dönmek, Oyalamak, Alay Etmek, Şakacı Davranmak, Konuyu Saptırmak 

Sonuç: Sağlıklı bir iletişim için doğru kanalın kullanılması gereklidir. İletişimi kolaylaştırmak ya da zorlaştırmak bizim elimizde... 

Kaynaklar:
Alkan, C.-Hacıoğlu, F., Öğretmenlik Uygulamaları, İstanbul, 1997,
Bridge, B., Okulda İletişim, İstanbul, 2003,
Gordon, T., Etkili Öğretmenlik Eğitimi(Çev. E. Aksay), İstanbul, 2007,
http://oges.meb.gov.tr/docs/rehber/etkin_dinleme.pdf (06.07.2008)
Tomul, E., “Sınıfta Öğretmen-Öğrenci İletişimi”, Etkili Sınıf Yönetimi(Der. H.Kıran), Ankara, 2005. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 6688
Kayıt tarihi
: 07.06.11
 
 

1980 Artvin'de doğmuştur. Bursa'daki ilk, orta ve lise eğitiminden sonra 2001'de Dokuz Eylül Ünv...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster