Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
517
 

İnsanın kurtuluşu

İnsanın kurtuluşu
 

Yüksek anlayışın ürünü insan zekâsı,
Gelişmesini sürdüren ilimler, edebiyat ve güzel sanatlarla diğer felsefi mahsülleri de toplayıp kararak kendini karakterize eden o harçtan bir çok yeni düşünce duvarları örüp aklın gücünü daha da artırarak parlak fikirlerle gelişen duygu güzelliklerini uygulayacak gerçeklerle süslü akıl odaları oluşturmalı ve fikir alemine iyiliği kötülüğün elinden alma ve insanın hayvansı durumunundan tamaman sıyrılma ülküsünü sergileyip hayal gücünü de genişleterek engin hislerle bilgide medeniliğe derin hayranlıklar uyandırıp sürekli barış, özgürlük ve demokrasi  fikrinde ortak bir hafıza oluşturmalıdır.

Gerçek hayatın anlam ve amacıyla gerçek olay ve olguları tespit edip düşüncenin biçimlendirdiği çizelgeleri insana sunarak erdemin sınırlarını genişletip insan doğasında heyecanlı beklentilerle âhlağın da arınıp saflaşmasına katkıda bulunmalıdır;  ilgi ve sevgi uyandıracak bu merak ve hayranlık, ihmal edilmiş gerçeklerin akla saygısını yeniden kazandıracağı gibi sağduyunun da olgunlaşıp yayılmasıyla duyarlı ve insancıl zekâların çoğalmasını sağlayıp onların ömürlerine daimi sevinçleri yürütmelidir.

Yüksek anlayışın ürünü insan zekâsı,
Bir ulusa, bilimsel eğitimle zekânın zengin yaratıcılığını önemsetip benimseterek hakkı, hukuku ve adaleti gözetip tüm kurum ve kuruluşların yönetimine âhlaklı ve zeki insanları atayarak sevgiyle beraber iyiliğin ve güzelliğin birliği fikrini nesilden nesile aktarmayı hedeflemeli ve devletin vatandaşı için var olduğu anlayışına bağlılığını sürdürmelidir.

Daha sonra da eksik ve kusurlu fikir sahiplerine ruhun temiz ve güzel duygularıyla yıkanmasını öğretip henüz bilmedikleri gerçekleri hissettirme hazzını tattırarak onları verimli fikir zincirleriyle birbirine bağlayıp seçkin yeteneklerinin açığa çıkmasını sağlayarak şiddeti ve aç gözlülüğü de sonlandırıp onları yeni akıl haraketlerinin hizmetine getirmelidir.

Son olarak da yerle göğü de hesaba katarak ikisi arasındaki ölümsüz güzellikleri, doğal varlıkları ve biyolojik çeşitliliği sevginin, gurur ve merhametin yüce duygusuyla korumaya alıp insanı heyecanlandıran kültürel değerlerin tesir sınırlarını genişleterek özbenliğinde saklı duran o asil coşkunluğunu açığa çıkarmalıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Yanlış saymadıysam, sadece beş cümle var bu beş cümleye göre oldukça yazınızda. Kaleminize, anlatımınıza sağlık...

Sevda Kuşu 
 09.05.2016 12:03
Cevap :
Din,felsefe,bilim ve metafizik konularını çok seviyorum.Bu konularla ilgili fikirleri yazarken cümleler uzun oluyor nedense.Kısa cümlelerle bağlantı kopukluğu veya anlam eksikliği oluşuyor sanırım.Kim bilir,belki de ben yanılıyorum.Bir keresinde sayfa bitti,ama noktayı koyamamıştım.Yorumunuz sonrasında ben de inceledim.Haklısınız.Beş noktalı bir yazı...İlgi ve yorumunuza teşekkür ederim Sevda Kuşu.Sağolun.Selam ve saygılarımla.  12.05.2016 14:00
 

Abbas Hocam, Şiir gibi bir yazıyla insanın nasıl ve ne kadar çok güzelleşebileceğini, değer kazanabileceğini, tertemiz yüreğinizden gelen duygularla süsleyerek ne güzel anlatmışsınız. Günümüzde, özellikle benim bölgemde sizin ifade ettiğiniz değerler anlamında eğitim yetersizliğinden de kaynaklanan bir tür kıtlık olduğu için herkesi rahatsız eden olaylar yaşanmaktadır. Bu olaylar bir yandan şehirleşmiş kaymak tabakanın başka kentlere, bölgelere göçünü tetiklerken onlardan boşalan yerlere de eksikleri çok, sorunları çözüm gerektiren insanların yerleşmesine olanak sağlamaktadır. Bu hal de yerleşik insanlara sıkıntı vermektedir. İnsan inancı, kökeni, rengi, ulusu ne olursa olsun insanlık ekseninde buluşabilir ve bu kısacık yaşam süreleri boyunca barış, kardeşlik ve huzur içinde yaşayabilir. Elinize, yüreğinize sağlık.

Şahbettin Uluat 
 12.10.2015 22:09
Cevap :
Hep düşünür dururum ben de:İnsanlar neden birbirine kötülük yapar dururlar.Kötü davranışlarla duygular da insanı yorgun düşürür.Tutkuları,aşırı istekleri ve gözün doymazlığı aklı ve ruhu da sıkıntıya sokar.Ve insanlar karşılıklı olarak birbirlerine zarar verirler.Sevgi,saygı da hırpalanır bu arada.İnsanın kabalığı ve barbarlığı devreye girer.Hırsı kudurtur onu ve sağa sola saldıracak hale getirir.Güçlü olanda zayıfın canına okur.Günümüzde bile böyle.Oysa medeniyet bakımından çokça yol almıştık.İnsan canının ve malının korunması gerekirdi.Kimsenin kimseyi huzursuz etmemesi gerekirdi.Çünkü insan davranışlarının kuralı,haklarındaki ölçü,karşılıklı ilişki ve dayanışmaları düzenleyici yasalar konulmuştu.Hakkı,hukuğu belirleyen,demokrasi ve özgürlüğü öngören barış getirici ve onu genişletici yasalarımız vardı.Hep gözardı edildi.Afsunlanmış bir toplum şimdi travmalarını yaşamada.Karşılıklı güven kayboldu.Nimetler eşit dağıtılmadı.İnşallah bu girdaptan sevgiyle çıkarız...Sağolun sayın Uluat.  14.10.2015 13:56
 

Merhaba Abbas Bey, güzel bir yazı okudum elinize, düşüncelerinize sağlık. İnsanlar zekasını iyiyle, doğruyla, ilimle, edebiyatla kısaca tüm güzelliklerle birleştirse ve bütünleştirse sevgi ve saygının hakim olduğu bir dünyada yaşamak ne güzel olurdu. Fikir ve iç dünyanız çok zengin ve çok iyimser bir ruha sahipsiniz, yazılarınızı daha sık okumak isterim yazınız lütfen:) Sağlıcakla kalınız, sevgi, selam ve saygılarımla...

Nermin Ayduran 
 07.10.2015 16:55
Cevap :
Doğanın insanı mutlu edeceek yasalarına kulak asmayarak tüm canlılığın geleceğini sıkıntılara sokup tehlikeye attık.Bundan kendi payımıza düşeni de almamıza rağmen hâla akıllanmadık.Temelsiz ve içi boş düşüncelerin peşinden gittik.Birlik ve beraberliğimizi,dirliğimizi zedeledik.Çıkarlar peşinde koşup ayrıcalıklı görünme hevesiyle hem onurumuzu hem erdemimizi ayaklar altına aldık.Ayrıştık.Bir yanda yaşayan güçlüler diğer yanda yaşayanları seyreden zayıflar.Çoğumuz aklımızı kiraya verip başkalarının korunaklı gölgesine sığındık.Yal ve mera peşinde koştuk.İnsanlığımızı insanda topladık.Bizleri ayıran anlaşmazlıkları çözemedik.Bilimden,edebiyat ve sanattan,felsefeden uzaklaştık ve katı öğretilerin hizmekârı,yalanın savunucusu,yok olan barış ve özgürlüğün,adaletin nedeni olduk.Oysa dışarda gürül gürül akan bir dünya vardı,kozmik titreşimleriyle ışık selleri vardı.Keşke kendimizi onarıp iyiliğin ve güzelliğin kölesi olsaydık...İlgi ve anlamlı yorumunuza teşekkür ederim Nermin hanım.Sağolun.  09.10.2015 23:22
 

İşte o vakit yeryüzünü cennete çevirebiliriz. Yüksek zekâ ve olgun bir ruh ürünü satırlar okudum. Yüreğinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 28.02.2015 9:51
Cevap :
Acılarımıza yeni acılar katacağımıza onları dindirmek için insancıl sözlere,sıcak ve içten davranışlara,sevgi ve saygı dolu bilinçli ilişkilere,düşünen ve sorgulayan kişiliklere,olgun ve yüksek karakterli yeteneklere,eşit paylaşımlara,evrensel hukuğa,adalet,demokrasi ve özgürlüğe,barışa adanmak gerek.Aydın,modern ve çağdaş toplumun sevincini yaşamak ve yaşatmak gerek...İlgi ve katkılı yorumunuz için sağolun İsmail bey.Selamlar.  07.03.2015 3:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 1199
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 465
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

1979 Yabancı diller yüksek okulu almanca bölümü mezunuyum. 2 Yıl tercümanlık yaptım. 28 yıl da öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster