Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
357
 

Islak "demokratlar"!

Islak "demokratlar"!
 

Islak demokratlar!


Asıl konuya girmeden önce önyargıları kırmayı deneyerek sayı, oran ve gerekçeleri farklı olmakla birlikte, sivillerin içinde olduğu kadar askerlerin arasında da yönetime ve siyasete müdahale yanlıları bulunmasının doğal olduğunu belirtelim. Bu, müdahaleden yana ya da karşı olma anlamında bir duruş değil bir saptamadır ve amacı da, TSK’ ya her fırsatta saldıranları kınayanları “Postal yalayıcı/darbeci” olarak yaftalayanların, her kınamanın “darbe yanlısı olmak” anlamına gelmeyeceği gerçeğini algılayabilmelerine yardımcı olabilmeyi ummaktır.

Bu saptamadan sonra gelelim İMEP (İrticayla Mücadele Eylem Planı) belgesi ve üzerindeki imza olayının, Kürt açılımındaki ilk adımıyla tüm toplumun büyük tepkisini alan AKP için en uygun zamanda gündemin başköşesine oturtulmuş olmasına ve bu olayı demokrasi adına TSK’ ya saldırmak için kullanan malûm demokratlara.

Yürürlükteki yasaya (CMK) göre soruşturma aşamasında henüz gizli kalması gereken bir belge ve bilginin manşetlere taşınması hukuksal açıdan suç, adil bir yargılama sonunda suçlu olduğu saptanmamış insanları ve bir kurumu suçlu ilan etmenin insan hakları ihlali ve etik değerler açısından da yanlış olduğu tartışılmaz bir gerçek iken, manşetlerinde ve köşelerinde/ekranlarında bu suçu işleyen, bu ihlali yapanlar bu gerçeği bilmezler mi? Demokrasi üzerine, insan hak ve özgürlükleri üzerine, hukuk üzerine bolca ahkâm kesenlerin bu gerçeği bilmemeleri mümkün mü? Bu durumda hukuku ve yasayı bilerek çiğnedikleri ve suç işledikleri, yargısız infaz ettikleri insanların en temel haklarını bilerek ihlal ettikleri de bir gerçek olarak karşımıza çıkmıyor mu?

İMEP belgesinin kim/kimler tarafından hazırlandığı, imzanın gerçek ya da sahte olup olmadığı üzerine hariçten gazel okumanın, yorum yapmanın, kendini hem savcı, hem de yargıç yerine koyarak ve savunma haklarını bile tanımaksızın birilerini suçlu ya da suçsuz ilan etmenin yanlışlığını, 4–4, 5 ay önce bu yanlışlığa dikkat çekmiş olan bazı yazarların da bu kere paylaşmış olması, olayın kamuoyunu biçimlendirme açısından ne denli başarıyla kullanıldığına ve bilgilerin medyaya niçin sızdırıldığına, o manşetlerin niçin atıldığına açıklık getirmesi açısından ilginç bir gösterge oldu.

Gelelim demokrasi adına “cuntacılara/darbecilere” karşı çıkanların demokratlıklarına. Bu kişiler eğer gerçekten demokrasiden yana ve demokrasiyi içselleştirmiş iseler, hukuksuz demokrasi, hukuktan yoksun demokrasi, hukuku dışlayan demokrasi, hukuku çiğneyen demokrasinin mümkün olamayacağını, adı demokrasi olsa bile hukukun çiğnendiği bir devlet düzeninin “demokratik hukuk devleti” kavramıyla bağdaşmayacağını bilmeleri gerekmez mi? Eğer bilmiyorlarsa, bu nasıl demokratlıktır? Ve eğer biliyorlarsa, askerî darbelere karşı demokrasiye sahip çıkarken onun olmazsa olmazı hukuka da sahip çıkmaları gerekmez mi?

“Darbecilere karşı çıkıyoruz!” yaygaraları arasında hukuku çiğneyenleri, insan haklarını ihlal edenleri, insanlara kendilerini savunma olanağı bile tanımadan yargısız infaz yapanları ve en önemlisi sanki düşman bir devletin ordusuymuş gibi TSK’yi yerden yere vurup yıpratanları izledikçe... Nadir Nadi’den esinlenerek “Eğer siz demokrat iseniz, ben demokrat değilim” diyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öyle tabi, zaten iradeyi ilahi kaynak o nedenle vermiş. İşinbizi kendiniz hal edin diye, Yine de tabi süreç sonucu sosyolojik netice olunca öngörüyü böyle değerlendirmek gerekmekte. (Önceki yorumda başlık imla hatası olmuş 'gömlekle' olacaktı (m) harfi düşmüş. okuyuculardan özür dilerim, selam ve saygılar.

Nariçi 
 01.11.2009 18:48
Cevap :
Açıklama ve katkılarınız için teşekkürler sayın Nariçi. Sevgi ve saygıyla.  02.11.2009 10:55
 

Wann ist die Meinungsfreiheit in Deutschland eingeschraenkt? (Almanya'da hangi durumlarda düsünce özgürlügü kisitlanir?) Bei der öffentlichen Verbreitung falscher Behauptungen über einzelne Personen (Kamuoyu önünde bir sahis hakkinda yanlis bilgiler yayma ve kücük düsürmeye calisma durumunda)

Utku Aksu 
 01.11.2009 5:41
Cevap :
Sayın Aksu; Bilgilendirme ve katkılarınız için çok teşekkürler...Sevgi ve saygıyla...  01.11.2009 13:28
 

Basında sahne alanların amacı, üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Memleket huzuru değil, kaos yaratmak, bunların çoğu takma Türk ismiyle dolaşan aslında bozguncu samimi yurttaş olmayan başka etnik kökendendirler. oturumlarını izlerken ve dinlerken sağduyu ve uyanık olmak gerekmektedir. Ülke karanlık bulutların etkisi altından geçmektedir. Allah sonunu hayr etsin. Selam.

Nariçi 
 31.10.2009 19:26
Cevap :
Sayın Nariçi; gerçi o anlamda söylemediğinizin farkındayım ama şu da bir gerçek ki, genelde her işimizi Allaha bıraktığımız için ülkenin karanlık bulutların etkisi altında olduğu kanısındayım. saygılarımla...  01.11.2009 13:11
 

Düşünceleriniz doğrudur, etrafta düşüncelerini esen rüzgara göre belirleyen rüzgar gülü çok, bu işin doğasında vardır. Adam akıl yürütmeden, bilgi koymadan sonuç üretiyor ve bunun doğru olduğunu sanıyor, angajman yediği için, top gibi dönüp duruyor, istediğin kadar tekmele. Bu olayda, halen, belgenin gerçek olduğu belli değildir, o aşamaya gelmemiştir, belge gerçektir ya da değildir, önemli olan bu değil, önemli olan, bir başbakanın bir fotokopi üzerinde dava açabilmesidir, ve insanların bunu gerçekmiş gibi davranmaya itilmiş olmasıdır, ancak yanlış hala bitmiyor, fotokopi olan bir evraga fotokopidir dediği için insanlar özür dilemeye başlıyor ve sivri zekalılar, gelecekten geçmişe don biçiyorlar, kamuyu yeniden başka türlü manipüle etmeye çalışıyorlar, bunları artık karakter bozukluğu ile açıklamak gerekiyor, daha ötesi yok galiba.

Erdal Aydın 
 30.10.2009 17:40
Cevap :
karakter bozukluğu var, akıl tutulması var, avantalektüel köşe şıhlarının müritliği var, bakmak ama görememek var, önyargılar var...akıl yürütme yok, sorgulama yok, bağımsız düşünme çabası yok, düşünce olmayınca tutarlılığı da yok, tutarsızlık olunca kendine özsaygı yok...Sevgi ve Saygıyla.  02.11.2009 10:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 195
Toplam yorum
: 137
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 674
Kayıt tarihi
: 04.10.07
 
 

Dünyanın internet sayesinde küçüldüğü günümüzde büyüyen sorunlara ilişkin duygu ve düşüncelerimi pay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster