Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '12

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
1557
 

İşsizliğin tanımı, oranı ve TÜİK

İşsizliğin tanımı, oranı ve TÜİK
 

İşsizlik göstergesi bir tablo


Devleti ilgilendiren veriler için gerekli araştırmaları yapan TÜİK (Türkiye istatistik kurumu) her ay topladığı verilerden elde ettiği sonuçlardan bir çok konuda olduğu gibi işsizliğe dair tespitleri de kamuoyuna sunar.

Yapılan araştırma ve tespitlerin en önemlilerinden biri olan İŞSİZLİK ORANI konusunda gerçekle beyan arasında büyük farklılık olduğunu gözlüyorum. Günlük yaşamda gözlenen işsizlik oranı ile TÜİK'in açıkladığı işsizlik oranı arasındaki fark işsizliğin reel tanımı ile TÜİK tanımının farklılığından kaynaklandığını düşüyorum.

İşsizliğin reel tanımı; Sendikalar, Akademi, TÜİK, Hukümet, Anamuhalefet ve ilgli diğer kurumların tarafların temsilcilerinden oluşacak bir konsültasyon grubu tarafından yapılmadığı sürece bir ülkede ve tabiiki Türkiye'de de işsizliğin gerçek tanımının yapılması gerçek oranının belirlenmesi ve işsiliğe dair çözümlerin üretilmesi mümkün değildir.

İşsizlik oranının gerçekçi olmaması çözümüne ve  doğuracağı sorunlara dair reel çalışmaların yapılmasına engel oluşturmaktadır. Bir durumu sorunu tam tanımlayamıyorsanız ve tespit edemiyorsanız; analizini yapmak ve çözüm üretmek mümkün müdür?

İstatistik eğitimini aldığım rahmetli Prof. Kemal YOĞURTÇUGİL'in bizzat kendi fıkrasıyla; üç türlü yalan vardır; yalan, kuyruklu yalan, formülize edilen (istatistiki) yalan ve en kıvırkanı da sonunçusudur.

Kamuoyunu ilgilendiren tüm bilgilerin şeffaflaştığı bir devlet dileğiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye de şeffaflaşmak biraz zor gibi. Sanırım halkımızda istatistiki bilgileri çok seviyor. Bu durum da gönlümüzü hoş tutan her yalan pirim yapıyor. Ankaradan saygı ve selamlar.

Mehmet Emin Yolsal 
 19.12.2012 12:16
Cevap :
Farklı yorumunuza teşekkürler, selamlar...  20.12.2012 13:00
 

Merhaba, bence TÜİK inandırıcılığını her konuda yitirdi. İşte enflasyon rakamları buna en güzel örnek. Selamlar...

Mesut KARİP 
 17.12.2012 15:46
Cevap :
Ne diyeyim? selamlar...  17.12.2012 18:52
 

Bence internet ve e-mail sistemi ile bu belirsizlik çözülebilir. Tabii tüm çalışanların ve emeklilerin TC kimlik noları bir merkezde depolanırsa ve işsizler de bu merkeze TC kimliklerini gönderirlerse daha kesin sonuca varılabilir . Yine de tarımda çalışanlar, internete girmesini bilmeyenler vs sorunlar olabilir. Ama en sağlam yöntem bu olabilir düşüncesindeyim. Selamlar.

yılmaz çetingöz 
 17.12.2012 11:59
Cevap :
Devlet eskiden GBT yoluyla kişiye ait hertürlü istihbaratı topluyordu da işsiliğimi toprlayamıyor? mesele isteyip istememektir. Selamlar...  18.12.2012 14:07
 

Kadri Bey yıl biterken yeniden gündeme getirmeye ne gerek vardı şu işsizlik batağını, bilemem.Vurguladığınız gibi işsizlik oranı konusunda 'beyanlar arasında büyük farklılıklar' var.Bu konuyu yeri geldiğind ekonuştuğum kimi köylüler ile kentliler de biliyor. 'Sayılara birileri yalan söyletiyor!' diyerek iç geçiriyoruz inanın.Prof.Yoğurtçugil de yalan olgusunu ne güzel açıklamış.Her iktidar gibi AKP yetkilileri de işsizlik konusunda ya kuyruklu yalan ya da formüle edilmiş yalan çarkı içerisinde kamuoyunu etkilemeye çalışıyorlar.Oysa gerçeklerden kaçılır mı?Verimli çalışmaları için gerekli çağdaş örgütlenme,üretim ve pazarlama yollarına gidilmeyen KİT'leri özelleştirirseniz işsizlik çoğalır,bu kadar açık.Bu da Özal iktidarlarının yasal kılıfa uydurduğu yönetim suçudur.Sıralayalım:Gerçek işsizler,dilenciler,iradi işsizler,mevsimlik işçiler,erler,askerliği bitirenler, okuldan atılmışlar,part time işe arayan ev kadınları ile emekliler ve öğrenciler İşsizler Ordusu'nun birer neferi değil mi?

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 17.12.2012 0:03
Cevap :
Sizin katkınız için; gereği varmış. Katkınıza teşekkürler. Selamlar...  18.12.2012 14:09
 
 
Toplam blog
: 602
Toplam yorum
: 2046
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1134
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster