Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
404
 

İstiklâl Marşı

İstiklâl Marşı
 

     Özgür bir ulus olabilmek için bir vatana, bir bayrağa, ulusal bir marşa, ulusal bir dile ve özgür halk iradesine ihtiyaç vardır. Cumhurbaşkanı İstiklal Marşının bestesi değişmeli dedi… Cumhurbaşkanının bu söylemi üzerine çok sayıda yorumlar yapıldı. Olumlu, olumsuz birçok tepki ulusal, yerel ve sosyal medyada yer aldı…

Hangimiz, mevcut İstiklal Marşımızı doğru dürüst söyleyebiliyoruz. Toplu olarak söylediğimizde de her kafadan bir ses çıkıyor gibi bir görüntü oluşuyor…

Öğretmen okulunda İstiklâl Marşımızı mandolinle çalamayanların ve solfej olarak bestesine uygun şekilde söyleyemeyenlerin mezun edilmediği dönemlerde ben dâhil arkadaşlarımın neler çektiğini çok iyi biliyorum.

Tüm bunlara rağmen öğretmenlik yıllarımda da öğrencilerime İstiklâl Marşını öğretmekte büyük sıkıntılar çektiğimi söylemeliyim. Bunun temel nedeni İstiklâl Marşımızın bestesindeki zorluklardan kaynaklanıyordu… 10. Yıl Marşını ve İzmir Marşını İstiklâl Marşından daha kolay söylüyoruz bunun nedeni 10. Yıl Marşını ve İzmir Marşını söylerken bestesi gereği bir oktavlık ses genişliğine ihtiyaç duyarken, İstiklal Marşımızı söylerken bir buçuk oktavlık ses genişliğine ihtiyaç duyuyoruz ki bu da zorlanmamıza neden oluyor…

Bestenin daha kolay söyleyebileceğimiz ses genişliğinde olması, İstiklal Marşımızı daha güzelleştireceğini düşünüyorum. Bu yönüyle bestecilerimize büyük iş düşüyor. Bu yönde bir beste yarışması düzenlenebilir. Bu yarışmanın jürisi de halk oylamasıyla halkımız olmalıdır.

Tepkilerin temelinde güvensizlik ve korkunun yattığını düşünüyorum. İstiklal Marşımızın bestesinin bir siyasi anlayışın düşünceleri doğrultusunda değiştirileceği korkusu ve tedirginliği vardır. Burada değişecek olan Marşın bestesidir ve bunu bir tabu gibi de görmemeliyiz… Halkın oylarıyla kabul edilebilecek bir beste, İstiklal Marşının daha çok sevilmesinin ve daha coşkuyla söylenmesinin de yolunu açacaktır…

Gündem yaratarak, kamuoyunu bir konuyla meşgul ederek, ülkenin sorunlarını unutturmak faraziyesini bir yana bırakarak; bu konunun tartışılmasından yanayım…

.

Hüseyin Başdoğan, Canmehmet bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Erdoğan Şahin, İnancımız ve kültürümüz, okumayı ve okuyanı çok önemsemesine, baştacı etmesine rağmen maalesef okumuyor; okuyanı, araştıranı, bizden farklı olanları peşinen yaftalıyoruz. Diğer milletler (akademisyenleri) bizim güçlü ve zayıf yanlarımızı araştırırken, bizler kendimizi tanımak adına hiçbir şey yapmıyoruz. Milletlerin gelişmesine (medeniyetlerine) bakıldığında, çağlarına göre, bilgi ürettiklerini ve ürettikleri bilgileri pratikte uyguladıklarını görürüz. Bu Uzakdoğu (Çin-Hindistan'da böyle olmuştur; Afrika (Mısır) Latin Amerika (Maya), Ortadoğu/islam, Avrupa/ABD'de de. Bizler, okumadığımız için ihtiyacımız olan Sivil-Askeri teknoloji'yi (henüz yeteri kadar) üretemiyor, üretmek isteyenlerine de çeşitli bahanelerle destek vermiyoruz. Özeti: Ülke için kim hayırlı bir iş yapıyorsa, onlar, (siyasal farklılıkları) inandıkları ile değil, hizmetleri ile değerlendirilmelidir. Siz, peşinen "hayır" dememiş, "tartışılsın" demişiniz. İhtiyacımız olan budur. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 17.03.2018 14:19
Cevap :
Teşekkür ederim.  17.03.2018 18:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1410
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1043
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster