Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '15

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
10932
 

İtirazın iptali davasında açık Fatura, kapalı Fatura ayrımı

Bilindiği üzere hukukta iddianın ispatı çeşitli yollarla mümkündür, Kanunun kabul ettiği ölçüde ispat araçlarınızı sunarak iddianızı ispat edebilirsiniz. Özellikle Ticaret hayatında kanunun belirttiği gibi "basiretli bir tacir gibi davranarak" yapılan işlemin sonuçlarını ve tanzim edilen belgelerin hukuki mahiyetini bilmek büyük önem arz eder. Ticaretle uğraşan hemen hemen herkes günlük hayatta pek çok fatura tanzim etmekte, tanzim edilen faturalar da hukuki mahiyeti gereği çeşitli sonuçlara sebebiyet vermektedir. Örneğin, kesilen bir fatura bedelini alamadığınız bir mal veya hizmetin bedelini tahsilde tarafınıza yardımcı olabilecekken, diğer bir durumda ise kestiğiniz fatura mal veya hizmetin bedelini almamış dahi olsanız sizi bu haktan mahrum etmeye yetecektir. Bunun en önemli ayrımı kendisini açık-kapalı fatura durumunda kendisini göstermektedir.

AÇIK FATURA- KAPALI FATURA AYRIMI-İTİRAZIN İPTALİ DAVASI

Faturayı tanzim eden, mal veya hizmeti veren şahıs veya şirketin imza ve/veya kaşesinin faturanın üst kısmında yeraldığı fatura açık fatura, imza ve/veya kaşenin alt kısımda yeraldığı fatura ise kapalı fatura olarak nitelendirilmektedir.

Örneğin bedeli karşılığında bir mal veya hizmet aldınız ve karşılığında tarafınıza bir fatura tanzim edildi. Söz konusu fatura da kapalı fatura niteliğinde. Buna rağmen firma veya şahıs mal veya hizmetinin karşılığı olan bedeli sizden tahsil etmediği iddiası ile tarafınızı icraya verdi. Bu durumda sizlere yardımcı olacağı inancı ile ekte Yargıtay kararlarını da ekleyerek aşağıdaki bilgileri sizlerle paylaşıyorum.

Borçlar Kanununun 182/2. maddesinde, aksine sözleşme ve adet bulunmadığı takdirde, satıcı ile alıcının borçlarını aynı zamanda ifa ile yükümlü olduğu belirtilmiştir. Ayrıca faturanın açık olarak düzenlenmiş olması mal bedelinin ödenmediğine, kapalı olarak düzenlenmesi ise mal bedelinin ödendiğine karine teşkil edeceği kabul edilmektedir.

Kapalı fatura, fatura verenin sattığı malı teslim ettiğini ve bedelini de kabz ettiğini gösteren bir belgeyi ifade ederken, fatura alanın da karşı edimi olan, satın aldığı malı teslim aldığını ve bedelini de ödediğini gösteren makbuz niteliğindedir. Görüldüğü gibi bu varsayımda fatura karşılıklı edimlerin aynı zamanda yerine getirildiğini ve dolayısıyla akdi ilişkiden doğan borçların sona erdiğini gösteren bir makbuz niteliğindedir.

Kapalı fatura, mal bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Ancak, bu karinenin aksi ispat edilebilir.

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1997/5184
K. 1997/5705
T. 15.9.1997
• FATURANIN AÇIK - KAPALl OLMASI - Bedelin Ödenip Ödenmediğinin Tesbiti
• İSPAT KÜLFETİ - Açık Fatura Bedelinin Ödenmediğinin Kabulünde Davalıya Düşmesi
• FATURANIN DELİL OLDUĞUNDA ASLININ GETİRTİLMESİ ZORUNLULUĞU

ÖZET : Davacı satıcı, davalı alıcının almış olduğu ekmek bedelini ödemediğini ileri sürmüş ve davalı da, faturalarla bedelin ödendiğini savunmuştur. Taraflar delillerini ibraz etmiş ve incelenen belgelerin suret olduğu anlaşılmıştır. Taraflar bu delillere dayanmış olmasına göre, delillerin asılları getirtilmeli ve faturaların kapalı olup olmadığı belirlenmelidir. Kapalı fatura ibrazı halinde, bu faturaların davalı alıcı tarafından ödendiğinin kabulü gerekir. Aksi halde, yani faturalar açık ise, bu taktirde de, satış bedelinin ödenmediğinin kabulü ile ispat külfetinin davalıya düştüğünün kabulü zorunlu olur.

DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı, ( Havsa Asliye Hukuk Mahkemesi )'nce verilen 6.3.1997 tarih ve 255-26 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalı şirkete satılıp teslim edilen ekmek bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek 174.220.000 lira alacağın %54 faiziyle davalıdan tahsilini, takibe itiraz edildiğinden %40 inkar tazminatını talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının dayandığı faturaların kapalı fatura olup, ibrazında bedellerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacının fatura ve irsaliyeler dışında delil sunmadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı satıcı, davalı alıcının almış olduğu ekmek bedelini ödemediğini ileri sürmüş ve davalı da, faturalarla bedelin ödendiğini savunmuştur. Satışın peşin olması halinde, satış bedelinin mal teslimi halinde yapılacağı ve bu durumda, bedelin ödenmediği iddiasının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği açıktır. Eğer, satış konusu mal teslim ile bedelin sonra ödeneceği kararlaştırılmış ise, bu takdirde satış bedelinin ödendiğini de alıcı ispat etmelidir.

Taraflar delillerini ibraz etmiş ve incelenen belgelerin suret olduğu anlaşılmıştır. Taraflar bu delillere dayanmış olmasına göre, delillerin asıllarının getirtilmesi ve faturaların açık veya kapalı olup olmadığı belirlenmelidir. Kapalı fatura ibrazı halinde, bu faturaların davalı alıcı tarafından ödendiğinin kabulü gerekir. Aksi halde, yani faturalar açık ise, bu takdirde de, satış bedelinin ödenmediğinin kabulü ile ispat külfetinin davalıya düştüğünün kabulü, zorunlu olur.
Açıklanan bu ilkeler çerçevesinde delillerin asıllarının istenmesi, faturaların açık veya kapalı olduğunun saptanması ve taraflar defterlere dayanıyor ise, bu defterlerin de ibrazı ve uzman bilirkişi aracılığı ile incelenmesi ve sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının ( BOZULMASINA ), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.9.1997 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2006/6891
K. 2007/693
T. 1.2.2007
• KAPALI FATURA - Mal Bedelinin Ödendiğine Karine Teşkil Edeceği - Ancak Bu Karinenin Aksinin İspat Edilebileceği
• İSPAT / KANIT YÜKÜ - Kapalı Fatura Mal Bedelinin Ödendiğine Karine Teşkil Edeceği - Ancak Bu Karinenin Aksinin İspat Edilebileceği
• İTİRAZIN İPTALİ - Satıcı ve Alıcının Borçlarını Aynı Zamanda İfa İle Yükümlü Olması ve Faturanın da Kapalı Fatura Niteliğinde Bulunması Karşısında Mal Bedelinin Peşin Ödendiği Sonucuna Varılacağı

ÖZET : Davalının gübre alıp bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz ederek durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri süren davacı, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacının alacağı ile ilgili olarak dayandığı faturalar, kapalı faturadır. Kapalı fatura, mal bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Ancak, bu karinenin aksi ispat edilebilir. Davalının ticari defterlerinde alım satım ilişkisinin veresiye olarak yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu hükümleri gereği, aksine sözleşme ve adet bulunmadığı takdirde satıcı ve alıcının borçlarını aynı zamanda ifa ile yükümlü olması ve faturanın da kapalı fatura niteliğinde bulunması karşısında, mal bedelinin peşin ödendiği sonucuna varılır. Fatura bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispatlanamadığından, davanın reddi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalının müvekkilinden gübre aldığını, bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz ederek durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, fatura bedelinin davacıya ödendiğini, düzenlenen faturanın kapalı fatura niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre takip ve davanın kapalı faturaya dayandığı, kapalı faturanın ödemeye ilişkin karine teşkil ettiği, davacının bu karinenin aksini kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının yetki ve husumete ilişkin itirazının yerinde görülmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacının alacağı ile ilgili olarak dayandığı faturalar kapalı faturadır. Kapalı fatura, mal bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Ancak, bu karinenin aksi ispat edilebilir. Davalı işletme defteri tutmaktadır. Davalının ticari defterlerinde alım satım ilişkisinin veresiye olarak yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. BK'nın 182. maddesine göre, aksine sözleşme ve adet bulunmadığı takdirde satıcı ve alıcı borçlarını, aynı zamanda ifa ile yükümlüdür. Bu hüküm ve faturanın kapalı olması hususu gözetildiğinde mal bedelinin peşin olarak ödendiği kabul edilmelidir. Davacı tarafça fatura bedelinin ödenmediği kanıtlanamadığına göre, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulünde isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün ( BOZULMASINA ), peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

-Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Esas : 2012/10990

Karar : 2012/17628

Tarih : 27.12.2012

*İTİRAZIN İPTALİ

*FATURANIN KAPALI OLMASI

*BEDELİN ÖDENDİĞİNE DAİR KARİNE

 (6762 s. TTK m. 23)

Özet : Ticari bir işletmesi gereği bir mal satmış veya imal etmiş yahut bir iş görmüş ya da bir yarar sağlamış tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bu faturanın bedeli ödenmişse, bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Ticari örf ve adete göre, faturanın kapalı olarak düzenlenmiş olması, o fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu fatura üzerine ayrıca bedeli alınmıştır sözcüklerinin yazılması gerekli değildir. Faturayı düzenleyenin bu karinenin aksini geçerli delillerle kanıtlaması gerekir.

Davacı alacaklı, icra takibi ile oto kiralama sözleşmesi gereğince ödenmeyen bedelin tahsilini talep etmiş ise de, davalının takibe konu faturaların kapalı fatura olduğunu, bunun borcun ödendiğine dair karine olması, fatura karşılığı kira bedelinin nakit olarak ödediğini savunması, davacının bu karinenin aksini kanıtlayamaması ve mahkemece ticari defterlerin incelenmesine karar verildiği halde bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın % 40'ı tutarında 1675,60.-TL icra inkarı tazminatı ödenmesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı alacaklı 23.03.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile takibine dayanak yaptığı 14.04.2009 başlangıç tarihli ve 53 gün süreli oto kiralama sözleşmesi gereğince ödenmeyen 30.09.2009 tarihli ve 562.-TL bedelli, 31.10.2009 tarihli ve 1298.-TL bedelli, 30.11.2009 tarihli ve 1180.-TL bedelli, 31.12.2009 tarihli ve 1449.-TL bedelli faturalar nedeniyle toplam 4189 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, takibe konu faturaların kapalı fatura olduğunu, bunun borcun ödendiğine dair karine olduğunu, fatura karşılığı kira bedelinin nakit olarak ödendiğini savunmuştur.

Öğretide ve Yargıtay içtihatlarında; Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında, müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere, emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen bir ticari vesika olarak tarif edilmektedir.

Ticari bir işletmesi gereği bir mal satmış veya imal etmiş yahut bir iş görmüş veyahut bir yarar sağlamış tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bu faturanın bedeli ödenmişse, bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.

Ticari örf ve adete (teamüle) göre, faturanın kapalı olarak düzenlenmiş olması, o fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu fatura üzerine ayrıca bedeli alınmıştır sözcüklerinin yazılması gerekli değildir. Faturayı düzenleyenin bu karinenin aksini geçerli delillerle kanıtlaması gerekir.

Olayımıza gelince; Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin özel şartlar bölümünün 4-a maddesinde, kira bedelinin takip eden ayın 10. iş günü makbuz veya fatura karşılığı ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar.

Davacı kapalı faturalara dayalı olarak takip başlatmıştır. Davacının takibine dayanak yaptığı faturaların kapalı fatura niteliğinde olmasına ve bunun fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil etmesine, davacının bu karinenin aksini geçerli delillerle kanıtlayamamış olmasına ve ticari defterlerini inceleme talebinde bulunmadığı gibi, mahkemece mevcut bilirkişi raporu üzerine, davacı defterlerinin incelenmesine karar verildiği halde, verilen kesin sürede bilirkişi ücreti karşılamadığından davacı defterlerinin incelenemediğinin anlaşılmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

-ÖZET : Satım konusu mal için düzenlenen faturanın altının imzalanarak alıcıya verilmesi, bir başka anlatımla faturanın kapalı olarak düzenlenmesi bedelinin tahsil olunduğuna karinedir.” (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 16.7.2007 tarihli 2007/2130 E.2007/7484 K. sayılı ilamı)

-Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 31.01.2005 tarih ve E: 2004/12416, K: 2005/1100 sayılı kararının özeti şu şekildedir. “İcra takibine dayanak faturanın incelenmesinde faturanın kapalı fatura niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Faturanın kapalı olarak düzenlenmesi, faturaya konu mal ve hizmetin bedelinin tahsil edildiğine karine teşkil eder. Faturanın kapalı olarak düzenlenmesi ve davalının savunması birlikte değerlendirildiğinde fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmek yükümlülüğünün davacıda bulunduğunun kabulü zorunludur. İspat yükü davacıda olduğu için de, kendisine ispat yükü düşmeyen davalının teklif ettiği yeminde hukuki sonuç doğurmaz.”

-Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15.09.1997 tarih ve Esas No: 1997/5184Karar No: 1997/5705 sayılı kararının özeti şu şekildedir. “ Davacı satıcı, davalı alıcının almış olduğu ekmek bedelini ödemediğini ileri sürmüş ve davalı da, faturalarla bedelin ödendiğini savunmuştur. Taraflar delillerini ibraz etmiş ve incelenen belgelerin suret olduğu anlaşılmıştır. Taraflar bu delillere dayanmış olmasına göre,delillerin asılları getirtilmeli ve faturaların kapalı olup olmadığı belirlenmelidir. Kapalı fatura ibrazı halinde, bu faturaların davalı alıcı tarafından ödendiğinin kabulü gerekir. Aksi halde, yani faturalar açık ise,bu taktirde de, satış bedelinin ödenmediğinin kabulü ile ispat külfetinin davalıya düştüğünün kabulü zorunlu olur.”

-Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2005 tarih ve E: 2004/12464, K: 2005/7503 sayılı kararının özeti şu şekildedir. “ Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı, mal sattığını, ancak bedelinin ödenmediğini savunmuştur. Davalı ise, bedeli ödediğini, bunun kanıtının da kapalı fatura olduğunu savunmuştur. Kapalı fatura var ise ödemeye karine teşkil eder. Açıklanan hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.”

-Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2003 Tarih ve E: 2002/10276, K: 2003/2400 sayılı kararının özeti şu şekildedir. Davacı vekili, müvekkili şirketin işleteni bulunduğu aracın, 05.01.2000 - 20.01.2000 tarihleri arasında davalı şirkete konfirme usulüyle kiralandığını, aracın davalının kiraya verdiği Metin C. isimli şahsın kullanımında iken maddi hasarlı trafik kazası yaparak hasarlandığını belirterek, araç hasar bedeli, araç kiralama bedeli, kazanç kaybı tutarı ile değer kaybı olmak üzere, 2.057.674.000.-TL toplam alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflar arasındaki 102.000.000.-TL'lik araç kira sözleşmesine ilişkin kiralayan davacı tarafından kiracı davalı adına düzenlenen 07.02.2000 tarihli fatura kapalı olarak düzenlenmiş olup, ödendiğine karine teşkil etmektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıya düşmekte olup ödenmediğini davacı kanıtlamalıdır. Mahkemece yukarıda açıklanan husus gözetilerek davacı tarafa söz konusu faturanın ödenmediği iddiasını ispat olanağı tanınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, taraf ticari defterlerinin sahipleri leh veya aleyhlerine delil olma nitelikleri dahi değerlendirilip tartışılmadan, noksan inceleme sonucu araç kiralama bedelinin de hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.

-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.02.2004 tarih E: 2004/11 – 69, K: 2004/91 sayılı kararı yukarıya özetini aldığımız, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2003 Tarih ve E: 2002/10276, K: 2003/2400 sayılı kararı ile ilgili bulunmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozulan karara karşı olarak yerel Mahkeme kararında direnmiştir. Konu Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gitmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.02.2004 tarih E: 2004/11 – 69, K: 2004/91 sayılı kararının özeti şu şekilde dir.   Taraflar arasındaki araç kira sözleşmesine ilişkin kiralayan tarafından kiracı adına düzenlenen fatura kapalı olarak düzenlendiğinden, bu durum fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu itibarla ispat külfeti kiralayana düşmekte olup faturanın ödenmediğini kiralayan kanıtlamalıdır. Ayrıca taraf ticari defterlerinin sahipleri leh veya aleyhlerine delil olma nitelikleri de değerlendirilip tartışılmalıdır.

 

SARGIN AVUKATLIK BÜROSU

Avukat Şafak SARGIN

İskele Mahallesi Atatürk Caddesi Bora Apt.Kat:2 Daire:23 Datça/MUĞLA

0 252 712 8039

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 34409
Kayıt tarihi
: 17.08.12
 
 

Av.Şafak SARGIN,  Ankara'da doğdu.1999 yılında başlamış olduğu hukuk eğitimini 2004 yılında Başke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster