Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

TÜLİN SAKALLIOĞLU DEMİRSOY

http://blog.milliyet.com.tr/demirsoy

22 Nisan '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
387
 

İzmir'e Sitem

İzmir'e Sitem
 

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba,

Güzel bir pazar sabahı ve izmirden selamlar. Dün, yani cunartesi günü kızım, eşim ve ben sabah kahvaltımızı yaptık ve saat 12 gibi hazırlanıp kitap fuarına gitmek için yola çıktık. Kendi aracımızla gittik. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki tam bir azaptı fuara ulaşmak. İzmir i bilir misiniz bilmem. İzmir de Gaziemir den Karşıyaka ya gitmem en fazla 30 dk dır. Yani bir uçtan bir uca olan mesafeyi belirtmek için bu örneği verdim. Yakındır mesafeler yani. Biz Şirinyer den Basmane kapısına en fazla 10 dk da varırız. Varamadık. Yollar berbat, trafik berbat, otopark yok. Tam bir rezalet yani.

Aziz Kocaoğlu leb_i derya olan izmir yollarını bir de tramvay koyma sevdasıyla aynı köy yollarına çevirdi. Evet belki tramvay şehir içi ulaşımını rahatlatacak olabilir. Ama siz kalkıp ta zaten normal trafik akışına yetmeyen yolları bir de tek şeride indirip tramvay için ayırırsanız işte böyle bir keşmekeş çıkar ortaya. Nasıl bir belediyecilik yapıyorsunuz Sayın Kocaoğlu, hiç mi trafiğe çıkmıyorsunuz siz, hiç mi görmüyorsunuz insanların isyanını. Oturduğunuz yerden mi planlıyorsunuz herşeyi. Danışmanlarınız, bilirkişileriniz hiç mi uyarmıyor veya rapor vermiyor size. İnanın çoook kulaklarınız çınlıyor yollarda, bilmem farkında mısınız. İnsanlar tam bir sinir harbi içinde.

Bilindiği üzere İzmir de Kitap Fuarı etkinliği var. O koskoca Fuar alanında sanki hiç yer yokmuş gibi insanları sıkıştırmışlar bir pavyona, dışarıda insanlar bu pavyona girebilmek için resmen mücadele veriyor. İçeri girebilmek için 6 tane kapı yapmışlar ve her bir kapıda binlerce ;;Abartmıyorum;; insan sıra bekliyor. Nasıl bir rezilliktir bu yaa. İzmir insanının kültürel faaliyetlere olan ilgisini bilip dururken bu kadar ilkel bir sıralama neden?. Kimse bunu öngöremedi mi ey yetkililer!!!

Neyse ısrarla ve azimle girdiğimiz sıra bizi içeri götürdü. Oldukça kalabalık ve keyifli bir ortamdı içerisi. Keyif derken kitaplardan bahsediyorum. Yoksa içeride yetkililer tarafından organize edilmiş bir konfor yoktu yani. Mesela insanlar yorulmuşlar ve merdiven altlarına, standların karşısına yerlere yayılıp oturmuşlar, yüzlerinde bezgin bir ifade. İçeride Altan Öğmen den tutun da Ercan Kesal a kadar birçok yazar vardı. Büyük tarihçi İlber Ortaylı nın söyleşisi vardı. Biliyorduk ki Yılmaz Özdil in imza günü de vardı. Kızım tam bir Yılmaz Özdil hayranıdır. Ha keza ben de öyle. Ben eşimle fuarı gezerken kızım kitabını kaptığı gibi Yılmaz Özdil in geleceği imza salonuna gitti.Sıraya girdi. Biz saat 17 gibi fuardan ayrılırken kızım 15.30 da girdiği sırada hala bekliyordu. Saat 18.00 di kızımı aradım ve hala sıradaydı. Saati bilemiyorum ama daha sonra tekrar konuştuk ve sırada kavga çıktığını ve imza alamadan dağıtıldıklarını söyledi.

Olay şöyle olmuş; sırada 1000 in üzerinde insan varmış. İnsanlar Çanakkale, Gaziantep, Eskişehir gibi yerlerden gelmişler ve bu imza etkinliği için sıraya girmişler. İnsanlar beklerken 3-4 kişi'' kravatlı takım elbiseli'' gelip yazarın sadece 400 kişiye imza vereceğini geri kalanların beklememesini söylemiş. Tabi haklı olarak herkes isyan etmiş. Birisi yüksek sesle ''ben bu kadar bekledim, şu saatte uçağım var, yetişmem lazım'' gibi laflar etmiş. O kravatlı görevli kişiler adamı alıp Yılmaz Özdil in yanına götürüp kitabını imzalattırıp, fotoğrafını da çektirip yollamışlar.

Şimdiiiiii gelelim size Yılmaz Özdil. Siz ki her dem haktan hukuktan bahseden mütevazı insan. Bu mudur hak hukuk. Sizi sırada bekleyen onca insanı yok sayıp içlerinden birini alarak nasıl ayrıcalık yaparsınız. Hiç mi düşünemediniz bunun nasıl bir izlenim uyandırıp, insanlar arasında nasıl bir sinir harbi yaşatacağını ha. Bu hakkı size kim veriyor. Ne sanıyorsunuz kendinizi. Hani nerede o tevazunuz ve vefa duygunuz.00 kişi imzaya alacağım diğerleri gitsin diye haber salmak ne demek. Bu mudur tevazu, eğer buysa demek ki ben tevazu kelimesini yanlış biliyorum. İzmirliyim İzmirliyim diye ahkam kesip böbürleniyorsunuz ya hani. Ben sizi İzmir li saymıyorum artık. Ayıp ettiniz, hem de çok ayıp ettiniz. Eğer sizin böyle bir etkinliğiniz varsa, gününüzü ona göre organize edecektiniz, bu kadar insanı da hayal kırıklığına uğratıp üzmeyecektiniz. O insanlar ki saatlerce sizi beklemiş insanlardı. Yakışmadı. Demek ki insanları fazla büyütmemek gerekiyormuş gözümüzde.

Ben 50 yaşındayım ve kendimi bildim bileli evimizde CHP konuşulur. Oyumuz hiç başka bir yere gitmedi. Fakat şu son yıllardaki İzmir de yaşanan CHP adına olan hayal kırıklıklarım beni CHP den ve politikalarından soğuttu. CHP kan kaybediyorsa Bu tür idareciler ve bu tür kişilerden dolayı kaybediyor bence. Yazık.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 116
Kayıt tarihi
: 08.11.12
 
 

İzmir'in sıcacık insanlarla dolu olduğu güzel bir mahallesinde dünyaya gelmişim ve ne şanslıyım k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster