Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '12

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
1279
 

Kadın – Anne

Kadın – Anne
 

Kadın – Anne


 

Bizleri kim koruyacak, kollayacak…

 

Anneler günü yaklaştıkça, aklımı karıştıran o kadar çok konuda yaklaşıyor.

Nasıl yaklaşıyor. Düz mantık hesabı ile olsa gerek.

Kadın eşittir anne…

Her kadın annedir.

Hiç evlenmemiş bir kadın da annedir, kardeşine annelik yapar, yeğenlerine annelik yapar hatta belirli yaştan sonra annesine ve babasına annelik yapar. Dolasıyı ile evladı olanda olmayanda annedir.

Düz mantık dedim çünkü anne - kadındır.
Anne kutsaldır – Kadın, kutsaldır.

Neden kutsaldır? Anneliğinden dolayı kutsaldır. Hangi erkek annesine laf söyletir.  O erkeğin laf söyletmediği annesi - kadındır.

O zaman ne oldu kadın önemli oldu. Kadın çok önemli oldu.

Onun annesi önemli de, bir diğerinin annesi önemli değil midir? Önemlidir.

 

Bir erkek karısına önem vermiyorsa, orada yine düz mantık eksikliği yok mudur? O adamın oğlunun annesi, karısı olmuyor mu? O bir anne bir kadın değil midir?

 

Senin annen önemli ise, senin oğlunun, yengenin, eniştenin, komşu Ahmet beyin, yoldan geçen Hayriye hanımın anneleri ve kendileri de önemlidir…

Neden çünkü kadındırlar. Kadın önemlidir.

 

Son zamanlarda içimizin acıdığı olayları gördükçe, ne söylenir ne yazılır bilemez hale geldik.

Nasıl vicdandır, nasıl insanlıktır ben bilmiyorum. Çevremdekilerde bilmiyor. Nasıl kıyıyorsunuz diye sormak lazım, nasıl kıyıyorsunuz?

Kadınlarınızı, kızlarınızı nasıl üzüyorsunuz, yıpratıyorsunuz, aşağılıyorsunuz?

 

Bakın Hadis-i Şerifte ne yazıyor?

 

“Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü Tealanın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin.”

 

Şimdi kadınlarını dövenlere, onları öldürenlere ne demeli?

Nasıl bir vicdan diye sorulamaz mı?

Siz nasıl insansınız denilemez mi?

ElhamdulillahMüslümanız diye övünülür ya! O zaman onun emirlerini de yerine getirelim. Vicdani olarak kendimize de büyük azaplar yüklemeyelim.

 

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 
Hanımı ile iyi geçinip şakalaşanı Allahü teâlâ sever, rızklarını artırır.


Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine, bir köle azat etmiş sevabı yazılır.
 

Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.

 

İslam dini önemli bir dindir. İslam dini büyük bir dindir. Kuran-ı Kerim rehberimiz, yol gösterenimizdir. Bizim diğer ülkelerden ayrıcalığımız var, bizim yol göstericimiz ne yapmamız ne yapmamazı söyleyen kutsal kitabımız var.

Oysa çilemiz bitmiyor.

  • Kadın aile içinde şiddete maruz kalıyor,
  • Kadın örf ve adetlerin kurbanı oluyor,
  • Kadın eğitim hakkını elde edemiyor,
  • Çalışmak isteyen kadınların karşılarında kocaları çıkıyor.
  • Mecbur değilse, çok gerekmiyorsa ve eğer eşide münasip görüyorsa kadın çalışabiliyor.
  • İşyerinde de kadın farklı bakışlar içinde iş hayatını sürdürebiliyor.

 

Oysa kadın her işin altından başarı ile kalkabilir.

Nedeni akıllıdır,

Evlatlarını yetiştiren,

Kardeşlerine bakan,

Toplumda aile denilen minik topluluğun her ihticını karşılayan!

Kadın…

 

İyi bir ev kadını;

Ekonomisttir. Buna mecburdur. Bu günlerde hayat şartlarının ağırlığı altında bütçe yapmak zorundadır.

Çocuklarını yetiştirirken sosyal olma durumundadır.

Anneler gider çoğunlukla okula ve öğretmenleri ile görüşürler.

Çocuklarının derslerine anneler yardım ederler, bilsinler bilmesinler.

Evin tüm işlerini kadınlar yapar, temizlikde dâhildir, yemek yapmakta, çamaşır yıkamakda, pazardan alış veriş yapmakta, sökük-yırtık dikmekte.

 

Evin düzeni de kadına aittir.

Erkeğin yakınlarını hoşnut tutmakta kadının görevidir.

Bütün bunların yanı sıra en büyük görevi, kocasını hoşnut etmektir.

Hemde her anlamda. Kendi istemesede erkeğinin isteklerine cevap vermek mecburiyetindedir.

Diyelim ki etmedi. İlk soru hemen gelecektir.

“Sen karım değil misin?”

“Bu nasıl evliliktir?”

“Böyle karı kocalık olmaz?”

Nasıl olur karı kocalık?

Üstün başın temiz, yıkanmış, ütülü.

Kahvaltın hazır,

Çocukların anlamında endişen yok karın yapar,

Ev işlerinden endişen yok yapar,

Çarşıyı – pazarı halleder,

Ailenle geçinir, eşindir görevidir.

Yemeğini hazırlar, hatta sofranı kurar bekler, sen işten geldiğinde ellerini yıka sofraya otur, o halde beklenirsin.

Üstelik çocukların dersleri ya bitmiş ya bitmek üzeredir sen gelmeden.

Herşey hazır ve nazır sen beklenirsin…

Kadın ne haldedir?

O önemli değil.

 

Sıra eğlenmeye geldi… Değil mi?

İyide bu kadının derdi sadece seni eğlendirmek, senin isteklerini yerine getirmek değildir ki… Bu kadın – bu sana gelene kadar neler yaptı biliyor musun?

Biliyor tabi, bal gibi biliyorda işine gelmiyor.

 

Şimdi çalışan kadın, çalışan anne, çalışan ev hanımını ele alalım.

Çalışan kadın da evine gelecektir ve ev hanımlığına başlayacaktır.

Üstelik dar zamanda çok iş yapacaktır.

Eşi ile birlikte bile içeri girdilerse, eşi şortunu giyinmiş hatta duşunu almış, koltuğuna oturmuş, ya televizyonun kumandası elinde, ya gazetesi kanepeye uzanmış ya da oturur hali ile yemeğin hazırlanmasını beklemektedir. Onun asl görevi budur çünkü!

 

Bu arada bir ayrıntıyı da dile getirmek gerekiyor.

 

Kadın sevdiği işi yapıyorsa bundan gocunmaz…

Çocuklarına daha iyi istikbal için de çalışabilir,

Eğitim gördüğü kendi ailesinin yok canları ile onu okuttukları kızlarının meslek sahibi olmasını istedikleri içinde,

Yaratıcı olmak içinde,

Evde boşuna zaman harcamamak içinde,

kariyet yapmak içinde…

 

Daha sayılacak sayfalar dolusu olacaklar içinde çalışabilir.

Kendi parasını, kazanması kadar güzel bir şey varmıdır.

Ne kadar züldur eşinden devamlı para istemek.

Üstelik ev masrafı için istenilen paraya verilen hesaplar!

On kuruşun, beş kuruşun hesabını vermek!

 

Bütün bunların içinde kadın olayı var.

Bütün bunların içinde kadının hakları var.

Bütün bunların içinde insan hakları var.

 

Toplumumuzda kadın hakları var ise, bizim yasalarımız kadınları koruyorsa, yasalar bizim tüm kadınların yanında, sağında solunda arkasında ise!

 

Neden bu kadınlar öldürülüyor.

Neden bu annelere kıyılıyor.

 

Bir erkek ben ayrılmak istiyorum dediğinde ayrılıyorda,

Bir kadın ben ayrılmak istiyorum dediğinde neden öldürülüyor?

 

Üstelik kadınlar haksız yere ayrılmak istemiyorlarki.

Dayaktan, zulümden, ihmalden bıkmış kadınların çıkar yolu bulmak için çareleri boşanmak olmuyor mu?

 

Hayattaki en zor olayların başında sarhoş bir koca gelmiyor mu?

Kadının haklarını koruyanlar! Bunlara cevap vermeli,

 

Kadın haklarını koruyanlar,

“Kocam beni öldürecek, bana yardım edin”

 

Dediğinde, sığındığında, korktuğunda, yalvardığında!

Ona inanmalı, ona kıyacak olan zalimin karşısına geçmeli, hesap sormalı.

Bu kadının hakkıdır. Bu insan olmanın hakkıdır.

 

Kadın annedir.

Öldürülen kadınların çocuklarına kim hesap verecek!

 

Ben kadınlarla ilgili tüm olayları sizlere yazmak istiyorum.

Biliyorsunuz muhakkak ki benim niyetim sadece hatırlatmak olacaktır…

 

Nazan Şara Şatana

 

http://www.facebook.com/#!/profile.php?id=100002892442552

https://twitter.com/#!/nazansarasatana

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1731
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4581
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster