Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

13 Ekim '08

 
Kategori
Cinsel Sağlık
Okunma Sayısı
1768
 

Kadınlara Özgü Cinsel Sağlık Sorunları

Kadınlara Özgü Cinsel Sağlık Sorunları
 


Dismenore diye anılan sancılı adet görme durumu, genellikle adet görme döneminin ilk başlangıcında, 15-18 yaşları arasında sorun olarak kendini gösterir. Eski çağlarda hekimler, sancılı adetlerin cinsel tatminsizlikle bağlantılı olduğunu zannederlermiş. Yakın geçmişte de bu durumun aşırı duyarlı, korkulu ve cinsel açıdan tam gelişmemiş genç kızlarda ortaya çıktığına dair bir görüş yaygınlık kazanmışsa da, her iki varsayımın da yanlış olduğu kanıtlanmıştır.


Cinsel organlarda bir anormallik olasılığı haricinde, çok sancılı adetlerin kesin bir nedeni bulunamamıştır. Bu sebeple, dismenore problemi olan bayanların bir hekime muayene olarak, böyle bir anormalliğin var olup olmadığını saptamaları yerinde olur.


Sağlıklı ve hareketli bir yaşam sürmek, adet dönemlerinde hareketsiz kalmayıp bolca spor yapmak, adet sancılarını azaltır.


Amenore adetten kesilme ya da geçici olarak adet görmeme durumudur. Hekimler fizyolojik ile patolojik amenore arasında bir ayırım yaparlar. Bunların ilki, gebelik, menopoz veya doğum sonrası dönemlerdeki adet görmeyişi anlatır. İkincisi ise, yâni hastalık olarak beliren adetten kesilme, endişe, kötü beslenme, yorgunluk, aşırı şişmanlık ve birtakım zararlı alışkanlıklar sonucu (alkol veya uyuşturucu maddeler) zehirlenmeden kaynaklanabilir.


Bu durumda her zaman bir hekime başvurmak gerekir. Hormon alarak adet görmek sakıncalıdır. Zira bu şekilde gerçek adet görülmez!.. Sadece hormonun yol açtığı bir kanama olur. Önemli olan, bozukluğun gerçek sebebinin iyileştirilmesidir.


Hipermenore, kadının olağanüstü miktarda kan kaybetmesine sebep olan ağır adet kanamasıdır. Kanamanın süresi kısa veya uzun olabilir. Böyle adet kanamaları bir kadının yaşamındaki adet görme süresinin başlangıcında ve sonunda görülür. Ayrıca urlar, kan hastalıkları, hormon düzensizlikleri ve "idiopatik" denilen bilinmeyen birtakım nedenler de bu tip kanamalara yol açabilir.


Polimenore normal devirli bir adet kanamasıdır, lâkin devrin süresi hayli kısadır. Başka bir deyişle, 20 günde 4 gün gibi sürelerde adet görülür. Genellikle bu durumda cinsel organlarda herhangi bir arıza yoktur. Ancak hipofiz bezi ile yumurtalıklar arasındaki ilişkide karmaşık bir sonuç söz konusudur.


Metroraji düzensiz kanama dönemlerini anlatmak için kullanılan bir terimdir. Dölyatağından gelen bu kanamalar, ara sıra veya sürekli görülebilir. Daha ziyâde anormal gebelik durumlarında, kürtaj sonucunda, dış gebelikte görülür ya da üreme organlarındaki herhangi bir yüzeysel kanamadan kaynaklanabilir. Tabii ki hiç bekletilmeden hekime gösterilmesi gereken, ciddi bir durumdur.


Epimenoraji düzenli olarak, lâkin çok sık ve aşırı miktarlarda görülen kanama şekline denir. Bu, 21 günde bir, 8 günlük kan kaybı şeklinde olabilir. Çoğunlukla bu durum yumurtalıkların ve dölyatağının işlevlerinde bir bozukluk olduğunu işaret eder. İç cinsel organlar zaman zaman sıvılarla dolarlar. Bu durum ayrıca endişeden de kaynaklanabilir. Bazen de sebep, karın boşluğu iltihabıdır.


Adet öncesi gerginliği... Bayanların yüzde 20 ilâ 30'u, adet öncesi gerginliğinden şikâyet ederler. Bu tip kadınların genellikle büyük göğüslü, dişi görünümlü kadınlar olduğu ileri sürülür. Fakat bu, her zaman geçerli değildir. Adet öncesi gerginliği, kendini şu biçimlerde gösterir: Çok çabuk öfkelenme, ruhsal çöküntü ve aldırışsızlık.


Dölyatağı düşüklüğü, çoğunlukla idrar torbasının üzerinde ve dölyoluna 90 derecelik bir açı oluşturacak bir şekilde yer alır. Bedenin önüne doğru eğik bir konumdadır. Bununla beraber bazen bedenin arka tarafına doğru eğik bir şekilde de olabilir. Böyle duran bir dölyatağı için "tersine dönük" denir. Bayanların yüzde 15'inde vaziyet böyledir. Genellikle dölyatağının bu konumu hiçbir sorun yaratmaz. Lâkin nadir de olsa bazı durumlarda "disparoni" terimiyle bilinen, acılı cinsel birleşmeye yol açtığı olur.


Dölyatağının bundan başka bir biçimde daha yer değiştirdiği olur... Dölyatağı olağan konumundan aşağı doğru kayabilir. Bunun da çeşitli sebepleri vardır. Bazı kadınlarda bu organı yerinde tutan destekleyici kaslar doğuştan zayıftır. Kimi zaman da bunlar, doğumdan ötürü güçsüzleşirler. Dölyatağı düşüklüğü, kadının aşırı kilo almasından, ağır yük kaldırmasından veya sürekli olarak kabızlık çektiği için fazla ıkınmasından dolayı başlayabilir. Dölyatağı içerisinde gelişen ufak bir ur da kendini dölyatağı düşüklüğüyle belli edebilir. Dölyolunda bir doluluk, şişkinlik veya bir şeylerin dışarı doğru çıkmakta olduğu duygusu, dölyatağı sarkmasının habercisidir.


Bundan başka idrar güçlüğü, sırt ağrıları, akıntı veya "hipermenore", yâni aşırı kanamalı adet görmeler de bu sorunun belirtileri arasında yer alır. Hekim, dölyatağı düşüklüğünü kolaylıkla teşhis ve tedavi edebilir.



Not: Bu yazı tamamıyle bilgilendirme amaçlıdır... Sağlıklı bir yaşam dileğim ve saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1669
Toplam yorum
: 4225
Toplam mesaj
: 436
Ort. okunma sayısı
: 2114
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster