Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2324
 

Kan akmasın artık

Kan akmasın artık
 

Yaşama hakkını verin...


TÜRK VE KÜRT HALKLARI KARDEŞTİR

TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

Yıllardır bu sesi duyurmak için idam edilen, hücrelerde çürüyen, vurulan, sakat kalan, ölen, deliren insanlar...

Aynı dava için elele tutuşup direnen, barikatları yıkanlar, devrimciler...

İşkencede konuşmayanlar, arkadaşını ele vermesin diye ölünce, uğruna ölenin, uğruna delirenler...

Verilen elektriğe dayanamayıp, içine yedirdikleri copları kaldıramayan, tırnakları sökülünce artık yüreği yetmeyip konuşanlar...

Gece vakti eşinin koynundan, çocuğunun kollarından sökülenler, yakınlarının bu hikayeleri ile büyüyenler, tanık olanlar, aynı davaya yüreğini koyanlar, hainlikle suçlanıp kovulanlar, sürgün edilenler...

HALKLARIN KARDEŞLİĞİ

TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

EY ÖZGÜRLÜK! Sesleri ile dünyayı yerinden oynatanlar...

BİR ÜLKE: TÜRKİYE CUMHURİYETİ
Yıllardır uygulanan politikalar, yapılan darbeler, haksızlıklar...
Ve şimdi...

DEĞİŞEN: Bir türlü ulaşılamayan çözüm arayışlarının şekli

DEĞİŞMEYEN: Halkların sorunu, ötekileştirme çabaları ve nefret
DEĞİŞMEYEN: Zihniyet
DEĞİŞMEYEN: Irkçılık
DEĞİŞMEYEN: İşkenceler
DEĞİŞMEYEN: Ölüm

Bu ülkede yıllarca, yapılanlar inkar edildi. İşkenceler, ölümler, ötekileştirme çabaları... Birçok şey, göz göre göre yapıldı, yine de inkar edildi. Suç başkalarının üzerine atıldı.
İnsanlar diri diri yakıldı, gencecik çocuklar idam edildi, çoluk çocuk katledildi, kafatasçılık yapıldı...
Köyler boşaltıldı, insanlar evsiz kaldı, ceplerini dolduranlar çoluk çocuğun ölümlerini seyrettiler. Katiller milletvekili oldu, asıl suçlular serbest kaldı, suçsuzlar hapishanelerde çürütüldü.
İnsanların dillerini konuşmaları yasaklandı, etnik kökeninden dolayı işsiz bırakıldı, aşağılandı, dövüldü, nedensiz yere tutuklandı (neden doğum yeri), köylerinin isimleri değiştirildi, zorla Türkleştirilmeye çalışıldı.
Ve sonunda hepsi inkar edildi.

Bu ülkede bunların hepsi yaşandı. Bunların yaşanma nedeni ise sadece ÖTEKİ olmaları idi.
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=198919

Anlatacak o kadar çok şey var ki. Bilinmeyen, duyulmayan, İnsanlık dışı muamelenin boyutuna inanmayacak kadar büyük olaylar yaşandı, ki şimdi bunları inkar etmek ya da bir nedene dayandırmak, içinde haklılık payı aramak... Kelimeleri yetersiz bırakıyor.

Bu ülkede ben Türküm diyen bir Kürt ya da Arap, Ermeni bu olayları yaşamamış olabilir. Çünkü o öteki olmayı kabul etmiştir. Sadece köken mi? Alevilerin yaşadıkları Türk olsun Kürt olsun hepsini ÖTEKİ yapmaya yetmiştir.

Şimdi ki sorun, Kürt Sorunu değildir aslında. İnsanlık sorunudur. ÖTEKi sorunudur.
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=198262
Yıllarca Arapların da dilleri yasaklanmış, köylerinin isimleri değiştirilmiştir. Onlar fazla sorun yaşamamışlar çünkü asimile olmayı kabul edip, öteki olmuşlardır.

Faşistçe söylemlerin kimseye bir faydası yoktur.
YA SEV YA TERKET.
YA ÖTEKİ OLMAYI KABUL ET, YA TERKET.

Kürtlerin ise tek yaptığı asimile olmayı kabul etmemekti. ÖTEKİ olmayı kabul etmediler. Sorunu savaşarak çözmeyi tercih edenler, başkaldırarak çözüme ulaşmak isteyenler, sadece anlatmaya çalışanlar ve herşeyi olduğu gibi kabul edenler oldu. Bir PKK doğdu, sonradan derin devletin parmağı ortaya çıktı.

Savaş, hiçbir zaman doğru bir çözüm yöntemi olamaz. Sorunların çözümü için değişik yollar bulunabilir.
Herkes hata yapabilir, sonunda hatasını görüp, düzeltme adına doğruyu bulabilir.
Doğru ise eşitliktir. Yıllardır süren bir savaşın, ölen gençlerin, gözü yaşlı anaların vebali ağırdır, evet. Ama bundan sonra kan akmaması için atılacak adımların önemi de büyüktür.

Bu kan durmalı. Ötekileştirme çabaları bitmeli. Herşeyden önce ilk aşamanın affetmek olduğu anlaşılmalıdır.
Evet Affetmek... İki tarafın da birbirini affetmesi, yapılanları kabul edip, haksızlıklara son vermesi, çözümü yaklaştıracaktır.
Şimdi konuşulması gereken ''kim haklı, bizden şu kadar, onlardan bu kadar kişi öldü'' değil, bu kan nasıl durur, insanlar nasıl kardeşçe yaşar, olmalıdır. Yapılanlar, gerçekler gözardı edilmeden, soruna sağ duyulu yaklaşılmalıdır.

Sorun, toprakları bölerek halledilmez.
Sorun, hepsini sürelim, değiş tokuş yapalım gibi kanlı kesin çözümlerle! asla çözülmez. Zaten bu zihniyet değil midir, herşeyin sebebi?
Sorun, insanların hassas noktalarına basarak halledilmez. Ör: Abdullah Öcalan Ör: Tehcir söylemleri.
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=198961

Sorun Abdullah Öcalan sorunu değildir. Abdullah Öcalanın istekleri bizim Öteki sorunumuzu çözmeyecektir.
Kürtler bu ülkenin vatandaşıdır ve sorunları bu ülkenin devleti tarafından çözülmelidir.
Doğru olan bölünme değil, insanların herkes kadar eşit haklara sahip olmasıdır. Kendilerini yaşayabilmeleri, horgörülmemeleri ve katledilmemeleri sorunudur. Sorun iyileştirme sorunudur. Biz şunu istiyoruzla, bunu yapabilirizle, pazarlıkla çözüme ulaşılmaz. Yaşama hakkını vermekle düzelir herşey.

Henüz ne olduğu belli olmayan açılım, telefon görüşmeleri ile çözülecek kadar basit değildir. Bu sosyal bir yaradır, iyileştirilimesi için de doğru amaca hizmet etmesi önemlidir.
Eşit Hak ve Özgürlüklerin verilmediği, ikinci, üçüncü sınıf muameleye devam ederek, Türkiye de yaşayan tüm insanları eşit ve birinci sınıf görmeden oluşacak bir açılım, sadece oyuna gelmek anlamına gelecektir.

Bir Barış denen süreç başlatıldı. İnsanlar artık, savaşarak sorunu halledemeyeceklerini anladı. Adımlar atıldı, çözümler aranıyor. Tam anlamıyla istekler gerçekleşemeyecektir. Bu bir anda düzelecek bir durum değildir.
Türkiye de bunların konuşuluyor olması bile bir adımdır.

Türk ve Kürt Kökenli Vatandaşların bu atılımların önemini kavraması, birşeylerin değişip düzelmesine katkı sağlaması şarttır. Kimsenin, durumu daha da kötüye götürecek bir söz söylemeye hakkı yoktur.
Kürt Kökenli Vatandaşların PKK ya dur demesi, çözüm arayışında, barışın önemini iyice kavramaları gerekmektedir.
Herkes konuya hassasiyetle yaklaşmalı ve kafatasçı söylemlerden vazgeçmelidir.

Bir yol haritası çizmek için illa da taraf olmak gerekmiyor. Belki de hep, yanlış yol haritası ile ilerlemişizdir, kimbilir...
Bu iş, asıl muhatap Kürt Halkı ile halledilir.
Tek istedikleri Öteki olmamaktır.

Hasan KAYA, Murakami bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yıllardır yaşanan bir sorun nihayet dillendirildi. Bu dilleniş umarım beden de bulur. Ya değilse ülkemizi çok kötü günler bekliyor. Dönüşü olmayan bir yoldur 'demokratik açılım'. Ya sorun çözülecek ya da milyonlar yine ölecek. Kardeş kanı akacak... Gerçekler göz önündeyken, körlük niye? :) Sevgiler...

Davut BİLGİÇ 
 02.03.2010 12:09
Cevap :
Uzun zamandır burda olmadığım için yanıtlayamadım, özür dilerim Davut Bey. Sevgiler benden..  09.11.2010 23:18
 

Yazılarınızı bir aradır okuma firsatım olmadı, bu arada okumadıklarımı okudum, hemde zevkle okudum. Ve bir de yorum eklemek istedim bu güzel yazınıza. Şimdi doğru tesbitlerdir yerinde ve olması gerekenleri yazmışsınız aynen imzamı atıyorum altına, yalanız dikatlerden kaçan bir olguyu hep düşünmüşümdür Kürt Halkı, evet PeKeKe ye mesafe koymalı ve silahlara sarılmamalıdır çok doğru ama hanı bunu söylerken 80,90 yıllık bir geleneğimiz var Devlet olarak, nedir o önce vurmak öldürmek yok saymak ve tanımamak, sonra dönüp geçmiş geçmiştir pratığımız kötü olmuştur olmasaydı daha iyi ve sonra timsah gözyaşları ama malesef bu ne dersimi ne agri yi ne maraşı nede bunlar gibi 28 isyanını acılarını unutturmuyor, sadece bu ulkede, inkar ve imhada ısrar etmiş ve halende etmeye devam eden bir anlayışın dahada güçlenerek büyüdüğünü görüyoruz çönkü bu konuda iyice pişmiş bir anlayış mevcuttur. Dikkat çekmek istediğim bir konu operasyonlar hiç kesilmedi bir an bile oysa PeKeKe 3 yıl süresiz sılah brkt

Faruk Fahrettin Özcanan 
 30.12.2009 10:16
Cevap :
Merhaba...Kesinlikle bu inkar politikasından vazgeçmek gerektiğine katılıyorum.Biz inkar ettikçe,hiçbirşey düzelmeyecek,düzelmediği gibi olaylar tekrarlanacak. Bu yazının üstünden çok sular aktı aslında..Barış diyenler iki taraftan da biraz hayal kırıklığına uğradı. Ne devlet ne de halk üstüne düşen görevleri yerine getirmedi.Sağduyu hüküm sürmedi ve kızgınlık,intikam duyguları barışa darbesini vurdu.Muhalefetinde bunda katkısı çok fazla oldu.Halk dolduruşa geldi ve bir düşmanlık başladı.Bu şekilde olmaz ki..Geçmişi önce kabul edip,sonra telafi yoluna gidilmesi,arkasına da affetmek ve barışa ortak olmak gerekliydi.Ama dediğim gibi iki tarafta bunu yapamadı.Herkesin biraz özeleştiri yapmasının zamanı geldi aslında..Haklı yok,sadece mağdurlar var...Sevgi ve saygılarımla,gecikme için çok özür dilerim:))  31.12.2009 23:29
 

muhalefette olsun, ister başında İnönü, Ecevit ya da Baykal olsun, kürt sorununda her zaman görünürde demokrat, özünde ise ırkçı tavırlar aldı. (Öymenin gafı bunun en güzel delilidir)Her ne kadar AKP, açılım konusunu rayına tam oturtmadan ortaya attı ise, ve yine dağdan inenlere ''şu üstünüzdekileri değiştirin'' diyen olmadı ise... ve yine DTP içindeki şahinlerin söylemleri açılımı sabote etmek için çırpınan CHP'nin eline büyük bir koz verdiyse de, CHP'nin çözümsüzlüğün devamını MHP'den daha çok istediği gün gibi ortaya çıktı. Bunda açılımı başardığı taktirde AKP'nin güçleneceği hesabı da var tabii. Peki; CHP ve MHP'nin çözümü ne? YOK! Çünkü varlıkları hem Kürt, hem de PKK sorununun devamında. Bir de şeriat korkusu pompalayıp, sözde ''solcu'ları da yanlarına alıyorlar ki, deme gitsin! Analar ağlamış, yoksulların çocuğu topraklara gitmiş, kimin umrunda! Ne yazık ki, bu sorunu bu ülkenin başına açanlar sorgulanmadıkça barışa giden yollarda daha çok mayınlar patlayacak. Saygılar.selamlar

hazandagüzeldir 
 19.12.2009 19:39
Cevap :
Şimdi solcuyum deyip,dersimi şimdi olsa yine katlederiz diyorlar ya, ülke elden gidiyorsa, aynısını yaparız diyorlar ya, sonra da kendilerine solcuyum diyorlar ya, kürt çocuklarına verecek bir damla suyum yok diyebiliyorlar ya...yok...ben anladım, çocuklara bile ırk yakıştırandan, ne köy olur ,ne kasaba. Bir çocuğun yüzüne baktığında kürt diye yüz buruşturan insanımsı yaratıklardan sıkıldım.Bu düzen değişmeyecek.Biz boşuna hayal kuruyoruz.Bu sorunu bu ülkenin başına açanları yargılasak ne olacak, bu halk ne olacak? Bu zihniyetin tamamı değişmeli.O kadar çoklar ki...Çok teşekkür ederim katkınıza,ben de size dert yandım:)Aynı dertten muzdaribiz gerçi:) Sevgilerimle.  21.12.2009 23:15
 

Bu insan sevgisi ile dolu ve tarafsızlık örneği yazını da, gelen yorumları da bu kadar zaman sonra alt alta koyup okuyunca şunu gördüm:bu ''ötekileştirme '' öyle ince hesaplarla yapmış ki, içi boşalmamış, ters-yüz olmamış bir kavram kalmamış! Barış ve aydın kelimeleri bile Kürt kelimesinin yanına yazıldığında bazı insanlarda allerji, hatta arıza yaratıyor. Aslında bunu da anlıyorum. Çünkü cumhuriyet sonrası ''tektipleştirme'' politikası; yaşadığı ülkenin gerçeklerinden bihaber, sorgulamayan, medrese talebesi gibi kendisine empoze edilen yalanları hayatın şaşmaz doğrusu gibi gören bir nesil yetiştirdi. Misal: bu saatte bile Kürtçenin aslında Türkçe olduğunu, Kürtlerin Türk olduğu zırvalarını ortaya atan sözde okur-yazar zırcahiller!. Şimdi bu kafanın; en çapraşık sorunumuza çözüm üretmeye çalışan fikirleri doğru anlaması mümkün mü? İşte ince ayar bu! Bu kafa hala Kürt=PKK =terörist şartlanmasından kurtulamadı. Bu politkanın gerçek mimarı ise CHP'dir. İster iktidar, ister (sürecek)

hazandagüzeldir 
 19.12.2009 19:16
Cevap :
Ne güzel bir katkı ile gelmişsiniz, teşekkür ederim. Aslında bu yazıyı yazdığım zaman ile şimdi arasında bir fark var.O da benim düşüncelerim.O zamanlar umutluydum, anlatabileceğimi düşünüyordum. Cehaletin boyutundan bihaber olduğum için o cahillerden bir farkım kalmadı. Onur Öymen gafı ve sonrasında, Kürtçe Türkçedir diyenlerin yorumları inanılmaz boyutlara ulaştı. İnsanlık dışı...insan olan söylemez, insan olan bu nefreti ben nerede biriktirdim diye düşünür. Vazgeçtim. Ne söylersek söyleyelim,asla kafaları değiştiremeyeceğiz.Hayal kırıklığım inanılmaz, hem insanlara, hem bir öğretmen olarak başarısızlığımı,yenilgiyi kabul etmeme...Bu nefret yok olmaz ki.Kızacaksınız bana biliyorum.Chp ise ayrı bir hikaye benim için,ayrı bir hayal kırıklığı.Bu kadar yıl verdiğim oyları bile helal edemiyorum.Vicdan azabı çekiyorum,elim nasıl gitmiş diye,nasıl insanlara bu kadar güvenebilmişim diye.O kadar ki,hani ökkeş,maraşı solcular katletti dedi ya, artık ona inanasım geliyor.devam edeceğim  21.12.2009 23:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 724
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1926
Kayıt tarihi
: 15.09.08
 
 

Burdayım ya, gerisi teferruat ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster