Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '09

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
510
 

Kanserden öldü demeyin

Hastalık kötüden öte zor bir süreçte seyrederken, KANSER hastalığına yakalanmış insanların psikolojisini hiç düşünen oldu mu? Bir ünlü ölümü ardından, “kanser hastalığından öldü” deniyor gerek yazılı, gerek, görsel basında.

Yansıtmanın önemi burada dışa vurmuyor belki ama insan olanın daha doğrusu bu hastalığa yakalanmış olan kişileri umutsuzluk dehlizlerine atıveriyor...

Freud’un yansıtma tezi burada hayata geçiyor… Bizatihi hasta ister istemez bu zamanlı ya da zamansız ölümden etkileniyor…

Hiç unutmam babamın ölümünde cami avlusunda tanımadığım bir kadın tarafından sorulan soruda, bu hastalıktan ölenleri soran ve aynı hastalıkla mücadele eden bir kadının bana sorduğu soruyu:

“Neden öldü babanız?”demişti bana.

Cahilliğimden, acımdan, kansere öfkemden; “kanserden” demiştim.

O bayanın kırılgan, umutsuz kelimeleri ardından da sorduğu soruya verdiğim cevapta pişman olmuştum…

Şunu söylemişti bana ve aslında, kendine:

“Bu hastalıktan kurtulan var mı?” demişti sesiz bir o kadar da acı çığlığında…

Acım bir yana, içime dokunmuştu bu hasta kadının hali… Bilmeden, çam devirmiştim, üzülmüştüm…

Umut trenine binmek isteyen bir yolcuyu, hastalığın yıpratan sürecinde; psikolojisini alt üst etmenin bir âlemi yoktu. Bunu çok geç anlayacaktım…

Anladım da…

İnsanın en yakınlarını kanserden kaybetmesinin zor sürecini bilirim…

Kanser lafını duyup, kulaklarını çekip, taşa tahtaya vuranları da görüp, izledim…

Veba gibi kaçışları da…

Bazıları da dişine vurdu, tahta bulamadığı yerde…

“Aman benim başıma gelmesin de, kimin başına gelirse gelsin” der gibi…

O tahtalara vuranların, dişlerine vuranların, sana ölecekmişsin gibi bakanların da bu hastalık başlarına geldi…

Gelmesini istemezdim ama geldi…

Bazıları ölüp gitti, bazıları yaşıyor…

Bir çocuk kemoterapi alırken, ışından korkarken, ona yardımcı olan psikiyatr ne yapsın televizyonlar bangır bangır “bu adam veya kadın her kimse kanserden öldü…”derken…

Nerden biliyorum bu duyguyu derseniz bana:

Biliyorum derim ama öyle yalnız yakın takipte değil, insanın en yakını olandan ötürüdür bu bilgim.

Kanser denilen hastalık bana da uğradı, gitti ama…

Ya da aldığım psikolojik yardımlardan maada yok saydım bedenime neden, niçin girmiş bu hastalığı…

Herkes ben gibi dirayetli değildi, şansızlıkta; şanslı değildi belki ama, ben kendi bedenimden, ruhumda olan fırtınalardan iyi biliyorum lâkin televizyonlarda, gazetelerde bu hastalıktan ölenleri duyunca; ödüm patlamıyor ama, umut köprülerimi yıkabiliyor, yok saydığım hastalığı hatırlıyorum…

Bundan altı yıl evvelinde; Üniversite hastanesinde tedavi olurken, on yaşlarında bir çocuk vardı ben gibi tedaviye gelen…

Korkuyordu ışın tedavisinden…

“Korkma, ışın odasını saklambaç odası kabul et… Saklan orada o zaman sürecinde…”demiştim ona.

Konuşmadı çocuk, acı bir gülümseme ile cevap vermişti bana…

Beni en iyi sen anlarsın gibilerinden…

O yıllar gibi gelen tedavi süresince, ben onu, öteki hastaları anladım, anladılar beni…

Anlamayanlar ise, birbirleriyle fısır fısır konuşup, “Ah yazık, pekte gençmiş… Ya, ne fena gibi söylemlerdi sağlıklı olanların…

Her kanserden öldü haberinde, içim fenadan öte, kavruluyor… Tesadüfen duyduklarımı duymazdan gelmeye çalışıyorum, ama duyuyorum…

Duymak istemiyorum, neden ölmüşleri…

Gözümün önünde kanserden ölen babamı, kuzenimi gördüm…

Bunlar bana yetti, arttı bile…

Üstüne üstlük bedenimde gezinmiş kanseri...
Anada babada başka acılarda....
Birebir çekilen kanser ise bambaşka...
Yaşamla yüzleşmek gibi...
Hayatın her an elinden gideceğini bilmek gibi...
Kanserden korunmanın yollarını anlatın…

Erken teşhisin önemini de…

Ama, ölenleri söylemeyin…

Yıllar içinde bu hastalıkla boğuşan hastaların ölüm gerçeğinde, hastalıkla nasıl mücadele ettiğini bilin, psikolojilerini düşünün…

Buradan RTÜK’E, Başbakanlığa ve ilgili birimlere sesleniyorum:

Lütfen kendinizi hasta yerine koyunuz, insanların ölüm nedeni kanser de olsa “KANSERDEN ÖLDÜ” demeyiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 558
Kayıt tarihi
: 05.10.08
 
 

İşletrme  ve sosyoloji okudu, halen Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Yüksek Lisans  öğrencisidi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster