Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2944
 

Kapadokya tarihinden: Fertek Yeraltı Şehri

Kapadokya tarihinden: Fertek Yeraltı Şehri
 

Fertek Yeraltışehrinin girişi


Bilindiği gibi Kapadokya ve Niğde’de çok sayıda yeraltı şehri vardır. Yeraltı şehirlerinin bu bölgede sayıca fazla olmasının nedenlerini Roma İmparatorluğu - Hıristiyanlık ilişkisini, Bizans İmparatorluğu ilişkisini incelemeden çözmenin olanağı yoktur. Roma İmparatorluğu yönetiminin M.S. 1. yüzyılında Hıristiyanlığın Antakya’dan sonra en fazla geliştiği yer Niğde’dir. Özellikle Tyana (Kemerhisar), Roma İmparatorluğunun resmi düşüncelerini çevresine yayan sivil, asker ve adalet kurumları ile donanmış ve bir çok güzel yapılarla bezenmiş, han, hamam ve aş evleriyle Romanın cömertlik ihtişamının bir ili olmuştu. Halk, hancılıkla, çiftçilikle, bağcılıkla, hayvancılıkla , içme(kaplıca) işletmeciliği ve ticaretle uğraşırdı.

Hıristiyanlığın evrenselleşmesinde en önemli rol oynayan Tarsuslu Havari Saint Paulus (Aziz Paul - Tarsuslu Saul), M.S.53 yılının ilk baharında gezilerinden üçüncüsüne başlayan Tarsus’lu Havari Aziz Paulus, Tyana, Andaval(Aktaş), Sasima (Akso -Naksos - Hassaköy), Limni (Gölcük), Malandaza (Çiftlik), Karbala (Gelveri), Arhelais (Aksaray) üzerinden Ankara’ya gitmişti. Paulus’un bu gezisi hıristiyanlık aleminde, hıristiyanlığın başlangıcı kabul edilir. Paulus, bu ve diğer gezilerinde Anadolu’da konaklamış, ilk hıristiyan toplulukları ve ilk kilise örgütünü kurmuştur. Paulus, Roma’nın Pagan - Putperest inancı karşısında Hz.İsa’nın mesajına ezilen yoksul ve mazlum kitlelerin dikkatini çekiyor, onları ruhi erdemlere yöneltiyor, bu meşakkatli hayatın çileleriyle yıpranan hayatın hedefini de ahretteki mutlu dünyaya çeviriyordu. Devletin siyasal yapısına zarar vermeyen, insanların ruhi yönlerine hitap eden bu yeni mesaj, engin bir hoşgörü ortamında (Pax Romana) hiçbir engele karşılaşmadan yayılıyordu.

Ancak Roma İmparatorluğu bu gelişmeye tamamen ilgisiz kalamazdı. Kaçınılmaz karşılaşma elbet bir gün gerçekleşecekti. İmparator Trajan (M.S.98-117), Hıristiyanlara yoğun bir baskı uygulatmıştır. İmparator Hadrian (M.S.117-138) ve Antion (M.S.138-161) dönemlerinde, Hıristiyanlar yer yer takibatlara uğramışlarsa da Trajan dönemi gibi sistemli bir zulme maruz kalmamışlardır. Ancak Marcus Aurelios dönemi (M.S.161-180), Hıristiyanlık için var olma yok olma devresidir. Bu dönemde, putperest halkta Hıristiyanlara karşı bu mücadelede yer almıştır. İmparator Septimus Severus 202 yılında yayınladığı fermanla halkı Hıristiyanlığa girmeyi yasakladı. Bu ferman, Hıristiyanlığı yeraltına indirdi. Bu yüzden de Decius dönemine kadar devletle hıristiyanlık ciddi anlamda karşı karşıya gelmediler.

Decius dönemi, Hıristiyanlığın kökünü kazıma düşüncesiyle en şiddetli zulüm yapılan dönemdir. Decius’a gore Roma’nın eski ihtişamlı günlerine dönebilmesi için Hıristiyanlığın yok edilmesi gerekiyordu. Aldığı sert tedbirler neticesinde psikoposlarında bulunduğu Hıristiyanlar, gruplar halinde tekrar putperestliğe döndüler. Roma tanrılarına inanmayanları hapsedip, aç ve susuz bırakıyorlar, işkence ediyorlardı. Bu korkunç zulüm 251 yılında sona erdi, ancak Hıristiyanlık son zulüm dalgasını 2.Diocletianus döneminde (M.S.284-311) yaşadı. Ordu içindeki hıristiyan askerler temizlendi, kiliseler yıkıldı, kutsal kitaplar imha edildi.(M.S.303-311 dönemi). Hıristiyan halk kitle halinde ölümden ve takipten kurtulmak için Poson (Dikilitaş), Bor (İftiyan), Nahita (Niğde), Fertek, Yardan, Kayaardı, Gümüşler, Amas ve Uluağaç, Naziyanz (Bekarlar), Gelveri, Selime ve Mamasun yeraltı şehirleri ve mağaralara sığınmışlardı. İşte Hıristiyanlık, silinme noktasına gelmişken kader onların önüne İmparator Konstantin’i çıkardı. İmparator Konstantin, M.S.312 yılında yayınladığı Milan Fermanı ile Hıristiyanlara din ve ibadet özgürlüğü tanımıştı. Konstantin’in annesi Helena M.S.326 yılına İstanbul’dan Kudüs’e giderken Andaval - Gümüşler arasındaki kiliseyi ve Eskigümüşte köy tepesi ilerisinde bir saray yaptırmıştı. M.S.4 yüzyılda Niğde, Hıristiyan antik dünyanın en şöhretli bir il olan Antakya’nın yerini tutacak ölçüde gelişme göstererek Hıristiyan misyonunun en itibarlı ili olmuştu. Bu yıllarda bölgenin din işlerinin merkezi yeri Kemerhisar (Tyana) olmuştu. Dinde bu gelişme Niğde’den iki büyük hıristiyan ilahiyatçının yetişmesine neden oldu. İlki baba Gregor, daha sonra oğul Gregor bölgenin dini lideri oldular. M.S.385 yılında Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye bölününce Niğde, Bizans İmpapatorluğu diye anılacak Doğu Bölgesi içinde kaldı.

Yukarida kısaca özetlemeye çalıştığımız bu tarihi süreç, özelde Fertek Yeraltı Manastırını genelde Anadolu’da ilk hıristiyan dönemi Roma zulmüne karşı yapılan diğer yeraltı şehirlerinin neden yapıldığı sorusuna cevap verir. Roma İmparatorluğunun, bölgede yaşayan hıristiyan halka karşı yaptığı saldırılardan kurulmak isteyen insanlar bu tip yer altı şehirleri yaparak hayatta kalabilmeyi başarmışlardır.

Fertek’te (Niğde) bulunan bu yeraltı manastırının, M.S.3.yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı tahmin edilmektedir. Mağaranın medheli (girilecek mahali) takriben 80-90 santimetre yükseklik ve 60-70 santimetre genişliğinde olup, içeriye ilerledikçe medhele gore yollar bir derece genişlemektedir. Mağaranın giriş ve çıkış yerlerinde büyük un değirmenleri taşları şeklinde tıraş taşı yada kilit taşı denilen büyük ve yuvarlak taşlar vardır. Bu taşların giriş kapılarının kapatılmasında kullanıldığı şüphesizdir.

Mağaraların tünel kapısından ileride geniş bir mahal, daha ileriye gidildikçe geniş geniş odalar vardır. Daha sonra dik aşağıya doğru alt katlara inilmektedir. Buralarda da odalar, etrafında tandırlar, fırınlar, şırahaneler, depolarda küp koyma yerleri, küçük kiliseler (parekklisiyonlar) ve hocere tabir edilen zahire ambarları vardır.

Fertek yeraltı manastırı iki kapısı ayrıca havalandırma ve aydınlatma tünelleri bulunan ilginç tarihi yerlerden birisidir.

Niğde'de bulunan Bizans Dönemine ait diğer yeraltı şehirleri ise şunlardır:

Misli (Konaklı) Yeraltı Şehri
Bağlama Yeraltı Şehri
Kayırlı Yeraltı Şehri
Yedi Oda Yeraltı Şehri

Fehmi DİNÇER
Ankara 2005


http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=92403

Fotoğraf:
Dursun Şimşek

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5462
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

1959 yılında Fertek - Niğde'de doğdum. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster