Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
116
 

Kapatıyoruz!

Kapatıyoruz!
 

Okumuyoruz. Evet ülkemiz için bir klişe haline gelen bu sözcük ne yazık ki gerçek; Türkiye' de kitap okunmuyor. İşte bunun son örneği; 2014 yılında 2 bin 899 kütüphane kapandı. Bunlar çoğunlukla resmi, özel okul kütüphaneleri. Ama bununla beraber halk kütüphaneleri sayısı da Türkiye' de gün geçtikçe eriyor. Örneğin 2004 yılında 1433 olan halk kütüphanesi sayısı, 2015 e gelindiğinde 1118 e gerilemiş durumda. Bunun yanında bazı halk kütüphanelerinde çalışan memurlar emekli olduktan sonra yerlerine atama yapılmadığı için aslında açık olmasına rağmen hizmet veremeyen kütüphaneleri de düşündüğümüzde, durumun vehametini ve aslında bu konuya görevlilerin verdiği önemi daha iyi görebiliyoruz.

Okuma ve kütüphane sayısı konusunda, hali hazırda ne kadar geri durumda olduğumuzu zannediyorum şu rakamlar gösterecektir;

  Almanya Fransa İngiltere İspanya Türkiye
100 bin kişiye düşen kütüphane sayısı** 12,8 6,6 7,8 13,03 2,9

Bunun yanında,

-Dünya kitap okuma ortalaması Türkiye nin kitap okuma ortalamasından 3 kat fazla

-Türkiye de 49.000 kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir kahvehane düşmektedir.

-Türk halkı kitap okumaya yılda yalnızca 6 saat ayırıyor. Türkiye kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkesinin gerisinde kalmış durumda.

-Japonya’da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa’da 7, Türkiye’de ise yılda 12 bin 89 kişiye bir kitap düşüyor.

-İngiltere’de ortalama bir gazete olan günlük The Sun gazetesi Türkiye’deki gazetelerin toplam tirajı kadar satıyor.

-Türk çocukları kitap okuma konusunda çoğu Afrika Ülkelerinin gerisinde kalmış durumdadır. Japonya’da toplumun % 14 ü, Amerika’da % 12 si, İngiltere’de ve Fransa’da %21i düzenli kitap okurken Türkiye ‘de yalnız 10.000 kişide 1 kişi düzenli kitap okuyor.

-ABD ‘ de yılda 72 bin adet konusu farklı kitap basılırken (72 bin farklı model gibi), Rusya’da 58 bin . Japonya’da 27 bin, Türkiye’de ise 7 bin kitap basılıyor.

Amerika, Japonya, İngiltere, Almanya gibi dünya devlerinin, dahası dünyayı yönetenler ile  Türkiye gibi yönetilen rolündekiler arasında fark işte buradan kaynaklanıyor. Onlar gelişmek, öğrenmek, daha iyisine ulaşmak için çabalıyorlar. Mevcut durumda bile bilim, gelişmişlik, medeniyet, teknoloji vb konularda aramızda fersah fersah mesafe olan bu ülkeleri yakalayabilmemiz için onlar bir çalışırken bizim on çalışmamız, onlar bir kitap okurken bizim beş kitap okumamız, daha fazla kütüphane, daha fazla laboratuvar açmamız gerekmez mi? Okuma alışkanlığımız olmadığı aşikar. Bunun için projeler, etkinlikler, insanları okumaya, kitap almaya teşvik edecek çalışmalar yapmak zorunda değil miyiz? Ama bizim yaptığımız  zaten az olan kütüphanelerin kapısına kilit vurmak, gençleri internet cafelere, kıraathanelere, televizyon başına itmek. Umarım biran önce silkinilip doğru adımlar atılır.

http://yazmacacizmece.blogspot.com.tr/

 

 

mustafa semih arıcı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 192
Kayıt tarihi
: 27.07.15
 
 

Genç bir mühendisim. Amatör olarak öyküler yazıyorum. Ama kendimi bununla sınırlı tutmuyorum. Pay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster