Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '11

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
654
 

Kazım Koyuncu'yu anarken...

Kazım Koyuncu'yu anarken...
 

Bazı hikayelerin sonu baştan bellidir.  

Sizse bunu bilmenize rağmen o sonu kabullenmemek adına türlü yöntemlerle kendinizi kandırmayı seçersiniz. 

Ölüm böyledir örneğin. 

Ölümcül hastalık da… 

 

2005 yılının 25 Haziran günü çalan ev telefonumda annemin sözleri benim için bir türlü kabullenilemeyen hikayenin bilinen sonunu haber veriyordu işte..  

 

‘Duydun mu?’ 

‘Neyi?’ 

‘Kazım Koyuncu ölmüş…’ 

‘…’ 

 

Ne yalan söyleyeyim, kaybettiğim aile bireylerimizi saymazsak ilk kez bir ölüm beni bu denli sarsıyordu. Belki Karadeniz’in bir diğer ucunda Zonguldak’ta doğup, büyümüş olmam, belki ilk gençliğe dair tüm anılarımda bir yerlerden Kazım Koyuncu’nun sesini duyar olmam, ki neredeyse tüm gün onun şarkılarını dinliyor, onun şarkılarıyla sevinip, onun şarkılarıyla üzülüyordum, o an hissettiğim ‘eksilmişlik’ duygusunu katmerliyordu.  

 

Koyuncu’nun kansere yakalandığı, ilk başlarda bir şehir efsanesi gibi geliyordu aslında; bu söylentilerin biraz zaman sonra yalanlanacağını, yeni Kazım Koyuncu albümlerinin raflarda, kendisinin de sahnelerde yerini alacağını düşünüyorduk hepimiz.  

 

Sonra saçları dökülmüş, yüzü rengini kaybetmiş bir halde onu görünce anlamıştık şehir efsanesi dediğimiz söylentinin gerçek olduğunu ve çok da zaman kalmadığını. Anlamıştık çünkü bizler de Karadenizliydik ve Karadenizliyseniz kanserin safhalarını herkesten daha iyi bilirsiniz!  

 

Ama bir umut vardı; şarkılarındaki, hayata karşı tavrındaki o asi, isyankâr tavrını biliyorduk Kazım Koyuncu’nun. Artık ne kadar inandıysak, ölümün onu alt edebileceğini zerre kadar düşünmüyorduk…  

 

Sonra bir gün telefon çaldı…  

Annem, ‘duydun mu?’ dedi, ‘neyi?’ dedim, ‘Kazım Koyuncu ölmüş…’ dedi…  

Sonra bir gün Kazım Koyuncu öldü…  

…  

 

Ölümünün ardından Birgün’de yayımlanan yazımda Kazım Koyuncu için ‘anılarımızın fon müziğiydi’ demiştim biraz da kendi hayatımdaki yerini kastederek…  

 

Bugün Koyuncu’nun dinmez yasını tutarken,  

Çoktan sessizliğe gömülmüş anılarım da bir bir gözümün önünden geçiyor…  

 

Ne acı bir gün…  

 

www.taylanozbay.com 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaldı çocuk gülüşleri......

Nilay -ca 
 05.07.2011 16:30
 

İşte gidiyorum bir şey demeden... Derken, sesi hala kulaklarımda yerini korumakta. Kısa süreli yaşamında bu kadar büyüyen müzisyen azdır. İşte o az olanalrdan müstesna kişilikti o. Allah rahmet eylesin...

yekruseha 
 30.06.2011 15:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 1727
Kayıt tarihi
: 06.05.07
 
 

Zonguldak’ta doğdu. On altı yaşından beri çeşitli yerel, bölgesel ve ulusal gazete-dergilerde, ay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster